
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bölgede kendileri ile rekabet edeceklerin kendileri gibi bedel ödemesi gerektiğini belirterek; "Kim ki bizimle rekabet etmek istiyorsa, halka hizmet için bizimle yarışacak, saygıda bizimle yarışacak. Bu halkın özgürlüğü için bedel ödemede bizimle yarışacak. İnancı varsa, gücü varsa, bizimle böyle yarışacaksa hodri meydan diyoruz. Biz halkımızın gönlünü halkımıza karşı olan borcumuzu ödeyerek kazandık" ifadelerini
kullandı.
BDP Genç İlçe Teşkilatı'nın açılış programı kapsamında Bingöl'e gelen Selahattin Demirtaş, Cumhuriyet Caddesi üzerindeki parti bürosunun açılışı yaptı. Partiye ait otobüsün üstünden toplanan kalabalığa seslenen Demirtaş; "Biz bu halkın başına ağa, paşa seçmek için parti kurmadık. Bu parti bu halkın kendi elleriyle, tırnaklarıyla direne direne, bedelini ödeye ödeye kurduğu büyük partidir. Bu parti halkın partisi, sizin partinizdir. Herkes bilecek ki halka hürmeti olmayanın, halka saygısı olmayanın bu
halkın yanında yeri olmayacaktır. Kim ki bizimle rekabet etmek istiyorsa, halka hizmette bizimle yarışacak, saygıda bizimle yarışacak. Bu halkın özgürlüğü için bedel ödemede bizimle yarışacak. İnancı varsa, gücü varsa, bizimle böyle yarışacaklarsa hodri meydan diyoruz. Biz halkımızın bu gönlünü, bu sevgisini halkımıza karşı olan borcumuzu ödeyerek kazandık. BDP belki arkasına uluslararası emperyalistlerin, büyük holdinglerin, para babalarının, medya patronlarının gücünü arkasına almadı ve almayacak da.
BDP'nin arkasında büyük bir inanç ve kararlılık sahibi halk oldu ve halk olacaktır" ifadelerini kullandı.
BAŞBAKAN ERDOĞAN'A YÜKLENDİ
Konuşmasında İsrail'in yardım gemilerine yaptığı saldırıya da değinen Demirtaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuda gösterdiği hassasiyeti aynı şekilde kendi ülkesindeki haksızlıklara göstermediğini söyledi. Demirtaş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Filistin halkı, Gazze halkı mazlum mu? Mazlumdur. Zalim İsrail'in terörü altında eziliyor mu? Eziliyordur. Kürt halkı da onların yanında mı? Yanındadır. Bu bizim dinimizin de gereğidir, inancımızın da, düşüncemizin de ve partimizin politikasının da
gereğidir. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa biz onun yanında olacağız. Kürt halkının, Kürt çocuklarının mazlumiyetini görmeden sadece kendi iktidarını sağlamlaştırmak içini meydanlara çıkıp yalanlar atılabiliyor. O halde Kürt çocuğuna niye cezaevleri, niye 15 yıl hapis? Biz kimse taş atsın demiyoruz. Ama sen bir halkın dilini yasaklamışsan, elini kolunu bağlayıp seçilmişlerine kelepçe bağlayıp içeri atmışsan, meclise göndermiş olduğu temsilcilerle oturup konuşman gerekirken 2 bin 500 yıl hapis cezası
istiyorsan çocuk ne yapacak? O çocuğa taş attıran ben miyim, sen misin sayın Başbakan? Gösterilerde, mayınlı arazilerde, karakol önlerinde 46 çocuk katledildi. Peki duyanınız var mı? Başbakan o aileyi arayıp ta başsağlığı dilemiş, hiç duyanınız var mı? Sayın Başbakan, Ceylan Önkol'un, Uğur Kaymaz'ın ailesini arayıp başsağlığı dilemiş. Peki o zaman bu nasıl Müslümanlıktır? Müslümanlıkta şu emredilir. Zalime karşı, zulme karşı direnmeyen melundur. İşte bu da dinimizin emridir. Her zulme karşı direneceksin
İslamiyetin emrini yerine getirmiş olasın."
"BİZ HER ZAMAN BARIŞ İSTEDİK"
Partilerinin ve bölge halkının her zaman barış istediğini, barıştan yana olduğunu vurgulayan Demirtaş; "Ağzımızı açarken barış dedik, dayak yerken, infaz edilirken, köyler yakılırken barış dedik, işkencelerde barış dedik. Şimdi yine barış diyoruz. Şimdi böylesi zulmün altında barış istemek zayıflık değildir, erdemliktir. İnanç gerektirir, irade gerektirir. Eğer bu halk bu yapılanlar karşısında bu devletin bu hükümetin bu halka gördüğü zulüm karşısında ısrarla barış çizgisini koruyorsa bunun adı erdemdir,
bunun adı büyüklüktür. Bu halkın büyüklüğüdür. Kimse yanlış anlamasın hele hele AKP hiç yanlış anlamasın. Bu zayıflık değildir. Bu barış çağrısı halkımızın büyüklüğüdür" değerlendirmesinde bulundu.
Alanda toplanan yaklaşık bin kişiye seslenen Demirtaş, ilçe teşkilat bürosunun açılışını yaptıktan sonra Bingöl'den ayrılarak kara yolu ile Diyarbakır'a geçti.
![]() |
![]() |