Muş'ta her yıl ilkbahar mevsiminde yatağından taşarak yakınındaki köyleri ve binlerce dönem tarım arazisini sular altında bırakan Karasu Nehri'ndeki su seviyesi görenleri şaşırtıyor.
Muş'ta irili ufaklı bir çok akarsuda su seviyesi kuraklık tehlikesinin kapıda olduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Her yıl ilkbahar mevsiminde yataklarına sığmayarak baskınlara sebep olan akarsularda su seviyesi oldukça düşük durumda. Muş sınırları içerisinde bulunan Karasu nehirlerindeki su seviyesinin yaz mevsimindeki seviyelere yakın olması, tarım ve hayvancılık yaparak geçimini sağlamaya çalışan vatandaşları korkutuyor.
Kuraklığın kapıda olduğunu belirten vatandaşlar, akarsulardaki su seviyesinin son yıllarda görülmeyen bir durumda olduğunu belirterek, "İlimizdeki tüm akarsularda su seviyesi çok düşük. Bu kuraklığın en büyük habercisidir. Her yıl bu mevsimlerde sel tehdidi yaşanırken bu yıl akarsu yataklarında su yok diyebiliriz. Böyle bir mevsim yıllardır görülmemiştir. Akarsularda su seviyesi şimdi bu seviyede ise yaz mevsiminde bu akarsular tamamen kuruyabilir" diye konuştular.
Devlet Su işleri Müdürlüğü yetkilileri de il genelindeki tüm akarsulardaki su seviyesinin düşüklüğünü doğrulayarak, geçen yıllara oranla bu mevsimdeki su seviyesinin yarı yarıya fark ettiğini açıkladılar.
efendım dere yada akarsu yatağına yerleşim yapılıyor kımse ıtıraz etmıyor. bu nehırlerın kontrol altına alcak baraj da yepılmıyor .anlamak çok zor suç kımde..
yayınlarsanız sevinirim muşta dranaj konusunda avrupada bunun eğitimini almış tek kişiyim yazacaklarım tamamen bilimsel verilere dayanmaktadır Karasu islah projesi teknik verilere akıla mantığa herşeye göre başlangıç olarak tam bir fiyasko proje mantık olarak güzel vede yapılası gerekmektedir.Ancak proje eksik hazırlanmıştır.Konu bütün yönleri ile analiz edilmemiştir.Proje bitirilse bile sonuç olarak fazla değil birkaç yıl sonrasonucun değişmediği harcanaçcak olan trilyanlarca paranın boşa gittiği görülecektir . Toplam 112 km olan nehir yatağının 64 km ye düşürülmesi su yolunun kısaltılarak suyun ovayı erken terk etmesi amaçlanmaktadır.karasu nehir yatağını besleyen 18 adet yan derelerden gelen toplam su miktarı 190.000.000 m3 dur . Bu derelerin havzalarına baktığımızda tamamen çıplak orman olmayan bitki örtüsü çok zayıf bır kaç yıl sonra çölleşmeye doğru giden oldukça meyilli alanlar olduğu görülmektedit.Yağan yağmur eğimin fazla olması bitki örtüsü ve orman olmaması dolayısı ile anıden akışa geçmekte ve anı akışla beraber önüne kattığı her şeyi sürükleyip getirmekte ve karasu nehir yatağına bırakmaktadır. Sel dediğimiz olay olmakta ve karasu nehir yatağı bır kaç saat içinde yükselerek yerleşim yerlerini tehtit etmektedir. projede karasu nehir yatağı 90 mt genişliğinde 1o-11 mt derinliğinde olacak yanlarına taş döşenecek. kaç mt derinlikte yapılırsa yapılsın kaç mt genişlikte yapılırsa yapılsın doğa bildiğini yapar o dağlardaki malzemeyi toplayıp orayı bir kaç yıl içinde doldur.zaten muş ovası nasıl oluşmuş düşünelim.Havza iyileştirilmesi yapılmadan. Karasuyu besleyen dereler üzerinde gerekli önlemler alınmadan projeye buralardan başlanmadan sonuç almak mümkün değil.2007 yılında çatbaşı köyünde kazı yapıldı milyonlarca m3 toprak çıkarıldı fazla değil kazdıklar bir tek yıl geçti gidip baksınlar malzeme yerinde duruyor hiç kazılmamış gibi çünkü su malzeme yüklü Başka örekle açıklamaya çalışalım bilindiği gibi murat nehri üzerinde kum ocakları var bunlar toplam 50 mt lık mesafelerden milyonlarca m3 kum çıkarıyorlar akşam kum aldıkları ocaktan iki gün sonra yine kum alıyorlar çünkü nehir devamlı akış halınde ve oraları yukarılardan sürüklediği kumla dolduruyor.Yapılması gereken şey önce karasu havzasını ıslah etmek bunun örnekleri var.Sıvas ve benzeri illerde sonrada dereler üzerinde taşkın önleme tesisleri inşa edilmeli daha sonra bu projeye başlanılmalı.bu projede eksik olan kurt boğazı dediğimiz murat nehrinin ovayı terkettiği yerde 150 mt lık mesafede 6 mt taban derinliği düşürülmeli.sonra ne yapılacaksa yapılmalı. Samsun çarşamba ovasındada aynı sorun vardı gidip baksın proje hazırlayan dsi teknik elemanları sorun nasıl halledilmiş. İkinci durum bu kadar istimlakın bedelinin nasıl ödeneceği Alpaslan barajının durumu ortada .Karasu ıslahı için tahmini olarak ödenmesi gerekli olan istimlak bedeli bu gunku birim fiyatlarla 750 trilyon müteahhit hariç 8 km yi 8 trilyona ihale etmişler 64 km olduğuna göre 64 trilyonda bu ettimi 814 trilyon bu gun ödenmesi gereken para bu kadar para olmadığına göre en az 10 yıl sürsün diyelim 5 katrilyonu bulur. proje bu şekilde bitirilirse havza iyileştirilmesi yapılmadan dere taşkın önleme tesisleri yapılmadan sonuç sıfır.Aksını iddaa eden babayığıt teknık eleman varsa ben burdayım bilimsel olarak yaptıklarının yanlış olduğunu ıspatlamaya hazırım . Karasu islahı ile ilgili istimlak paralarından nası kurtulur devlet 814 trilyon parayı vermeden bir kaç yüz milyara bu işi halledebilir ama yüreği büyük devlet adamı lazım sadece 3 köyde çatbaşı bağlar ve kumluca köyleri ni içine alan 3 km lik kısımda 30 trilyona yakın istimlak parası lazım sadece yapılan incelemede o üç köydeki hazine ye ait olan arazı miktarı istimlak edilecek olan alandan %20 daha fazla bu karasu boyunca tüm köylerde aynı fazla miktarda hazıne arazısı var yapılması gereken tek şey projeyi durdurup karasu boyunca bulunan köylerde toplulaştırma tapmak.Toplulaştırma kısaca tüm köyde bulunan tüm alanlar harmanlanır alt yapıları ile baraber ulaşım parsellere ulaşım yolları sulama tesisleri vve benzeri tüm yapılarla bırlıkte yeniden parseller oluşturulur vatandaşın çok sayıdakı parselleri bır yere toplanır bu arada parseller oluşturulurken hazine arazileri istimlak edilecek alanlara kaydırılır hiç bir vatandaşın bir m2 arazısı kaybolmadan herkes sahip olduğu alan kadar arazı alır kamulaştırılmayada 5 kuruş ödenmez ama düzgün bir şekilde bunun faydaları saymakla bitmez tüm illerde hızlı bir şekiılde devam ediyor toplulaştırma bazı ıllerde bitmiş bile niğde aksaray konya ve diğer iller bu istimlak olmasa bile yapılması kaçınılmazdır.ama muştada geç olmasına rağmen bır yerlerden başlamak lazım özellikle bu kadar istimlakın söz konusu olduğu bir durumda . 2004 yılında konunun uzmanı valılık toplantı salonunda konferans verdi.sonra gelen idareciler kulak arkası etti uygulanması her iş gibi toplulaştırmadada sıkıntılar var olacakta vatandaş zeten elinde hazine arazısını ekip biçiyor bunun yanında hazıne arazısı elinden çıkmadan kendi arazısınınde istimlak edilesini ister.alacağı trilyonların hesabını yapar sadce 1 kışıye verilecek istimlak bedeli 870 milyar gel keyfim gel bu kışi toplulaştırma yapılsın istermı önemli olan bu zorlukları aşıp her şeyi göğusletyip devletin kendi arazısıne sahip çıkması lazım mahkeme en son arazının m2 sine 5000 ytl değer biçti gelsin idareciler kendi hesaplarını kendileri yapsınlar idareci olmak buyuk düşünüp devletin imkanlarını en iyi şekilde değerlendirmek