Muş'un Malazgirt İlçesi'nin Yolgözler Köyü'nde 6 kişinin ölümü ve 11 kişinin yaralandığı kan davası barışla noktalandı. Kur'an-ı Kerim'in altından geçerek yemin eden taraflar, 4 yıldan beri devam eden kan davasını sonlandırdı.
Malazgirt İlçesi'nin Yolgözler Köyü'nde Fisi Aşireti'ne mensup Aslan, Demir ve Karataş aileleri arasında arazi anlaşmazlığı sebebiyle başlayan kan davası Malazgirt'in Kümbet Camisi'nde düzenlenen törenle noktalandı. Düzenlenen barış törenine Muş Valisi İbrahim Özçimen, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Bayram Ertaş, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Eyüp Bölük, AK Parti Muş Milletvekilleri Sebahattin Yıldız ve Medeni Yılmaz ile vatandaşlar katıldı.
Barış töreninde İl Müftüsü Ali Melek'in, kin, nefret ve düşmanlığın İslamiyet'te yerinin olmadığını belirten konuşmasının ardından taraflar, Kur'an-ı Kerim'in altından geçerek yemin etti. Barışın sağlanmasında çaba sarf eden Sadil Güleryüz isimli vatandaşın, yemin esnasında aile mensuplarının sırtına vurarak, "Eğer hainlik edersen Kur'an-ı Kerim seni çarpsın" diyerek, taraflardan yeminlerine sadık kalmalarını istedi.
Camide yapılan yemin törenin ardından aile mensupları Malazgirt Kültür Merkezi'nde protokol üyeleri ile bir araya geldi. Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıda konuşan Vali İbrahim Özçimen, kan davası gütmenin büyük yanlışlardan olduğunu söyledi. Aile büyükleri ile bir araya gelerek onların birbirlerine sarılmalarını sağlayan Vali Özçimen, göreve başladığı günden beri on tane kan davasının barışla sonuçlandırıldığını kaydetti.
Taraflar daha sonra Malazgirt Oteli'nde birlikte yemek yedikten sonra dağıldı.
iha
Yayın Tarihi :
12 Şubat 2007 Pazartesi 11:26:51
Güncelleme :12 Şubat 2007 Pazartesi 11:41:37
Yorumlarınız
emrullah beytar IP: 88.224.44.xxx Tarih : 14.02.2007 11:34:28
toplumumuzun yıllardan beri maruz kaldığı cehalet,ihtilaf ve fakirliğin neticesi oalrak çıkan bu tür neticesi ölümle sona eren bu tür kavgaların olmaması gerekir.bunun içinde toplumda bir eğitim seferberliğnin başlatılmsası gerekir.aklını ve vicdanının yitirmememiş yöre insanın özellikle okumuş insanlarını bu cehalet sorununa el atması gerekmektedir.aksi takdirde toplumun bilinçli bir şekilde içine sokturulduğu bu cehalet ortamında kavga ve ölümler hiç bitmiyecektir.Said nursinin neticesinde hapishaneyle tanışmasına sebeb olan bölgede eğitim kurumlarının açılmasına yönelik talebinin gayelerinden biride bu toplumu fıtratıyla barışık medeni bir toplum gibi hayat sürmesini sağlamak idi.ama malesef o günden bu güne o yörede bu alanda değişen bişr şey olmadı.resmi ideoloji batıda okul projelerini hayata geçirirken doğuda hapishane projelerini hayata geçiriyordu. muştan daha küçük illerde üniversite kurulmuş iken muşta halen üniversitenin kurulmamış olması bu zihniyetin bir göstergesidir. ahlatta yüksek okul var iken ahlatın beş katı büyük olan patnosta yüksek okulun açılmamış olması,malazgirt ve bulanık gibi ilçelerde halen yüksek okulların olmamış olması zihniyetin halen devam ediyor olduğunun açık göstergesidir.bu yöredeki aydın insanların taşın altına ellerini koymalrı gerekir.kimin himmeti milleti ise o kendi başına küçük bir millettir anlayışından yola çıkarak toplumumuzu yukarda beyan ettiğim hastalıklardan kurtarmak için reçeteler yazıp hayata geçirmek gerekir. Av.emrullah beytar MAZLUMDER ANKARA ŞUBE BAŞKANI
NURETTİN BAYTAK IP: 88.240.87.xxx Tarih : 13.02.2007 21:15:50
bu gibi anlamsız katlaşmış düşünceler artık geride bırakalım lütfen insanlar hep sevilmeli
Aydın Gönültaş IP: 81.215.149.xxx Tarih : 17.02.2007 16:40:30
Hakikaten takdir edilebilecek bir davranış.Kan davasına bir son verilmesinin zamanı geldi.Teşekkür ederim.