Muş'un Güzeltepe Köyü'ne bağlı Düzgün Mezrası'ndaki onlarca öğrenci, her gün 8 kilometre yürüyerek okula gidip gelmek zorunda kalıyorlar.
Bir öğrencinin önceki yıl okul yolunda trafik kazası geçirerek felç kaldığını anlatan köylüler, ulaşım için bir araç tahsisini istedi.
Güzeltepe Köyü'ne 4 kilometre mesafede bulunan 20 hane ve 150 nüfuslu Düzgün Mezrası'nda eğitim sıkıntısı yaşanıyor.
Güzeltepe Köyü İlköğretim Okulu'na giden 25 öğrencinin soğuk ve yırtıcı hayvanların korkusu sebebiyle kış mevsiminde çoğu zaman okuldan geri kaldığı bildirildi. Mezrada araçlarının bulunmadığını ifade eden köylüler, öğrencilerin sabah erken saatlerde okula gitmek zorunda kaldıklarını ve karanlık çöktükten sonra evlerine dönebildiklerini, çoğu zaman eğitimden geri kaldıklarını anlattı.
Çocuklarının kış mevsiminde eğitim sıkıntısı yaşadığını söyleyen Diyadin Aktaş isimli vatandaş, kış mevsiminde öğrencileri için bir servis tahsis edilmesi talebinde bulunduklarını söyledi.
Kış mevsiminde öğrencilerinin eğitimden geri kaldığını anlatan Diyadin Aktaş, "Mezramızda okul olmadığı için öğrencilerimiz Güzeltepe Köyü İlköğretim Okulu'na gitmektedirler. Güzeltepe Köyü ile mezramızın arası 4 kilometre mesafededir. Çocuklarımız her gün okula gitmek için bu kadar yolu yaya olarak kat etmek zorunda kalıyor. Ancak kış mevsiminde sıkıntı yaşanıyor. Aşı soğukların olduğu günlerde bazen çocuklarımızı okula gönderemiyoruz. Ayrıca öğlenci olan çocuklarımızın karanlık çöktükten sonra eve dönmesi tehlike oluşturuyor. Soğuk ve yırtıcı hayvanların tehdidi de bulunmaktadır. Öğrencilerimiz için servis tutmaya karar verdik ama maddi imkanlarımız el vermediği için serviste tutamadık. Her aile servis ücreti ödeyemiyor. Biz yetkililerden bize bir servis tahsis edilmesini istiyoruz" dedi.
Okula giden 6. sınıf öğrencisi Mustafa Aktaş isimli öğrenci de, yaşadıkları sıkıntıları dile getirerek, "Kış mevsiminde yaya olarak okula gitmek büyük sıkıntı. Sabah ders erken başladığı için bir çok zaman ilk iki derse giremiyoruz. Devamsızlık sebebiyle sınıfta kalacağız" diye konuştu.
Düzgün Mezrası'nda okul olmadığı için Güzeltepe Köyü'ne yürüyerek okula giden Pınar Aktaş'a, 2005 yılında 2. sınıfa giderken okul çıkışında Muş-Kulp karayolu üzerinde bir araç çarptı. Kazanın ardından Turgut Özal Tıp Fakültesi'ne kaldırılan Minik Pınar, üç ay süre ile yoğun bakımda kaldı. Yapılan tüm tedavilere rağmen felç olmaktan kurtulamayan Pınar Aktaş, eğitimini tamamlamak isterken adeta hayatı karardı. Geçirdiği felç sebebiyle konuşamayan ve yürüyemeyen Pınar Aktaş, iki yıldan beri yatağa mahkum olarak yaşıyor.
Kızının geçirdiği trafik kazası geçirmesi sebebiyle çok zor günler geçirdiklerini belirten baba Selim Aktaş, "Kızım iki yıl önce okuldan dönerken bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandı. Kaza sebebiyle kızım felç oldu. Çok kötü günler geçirdik. Şu anda da kızım yatağa ve tekerlekli sandalyeye mahkum. Ayrıca çocuğum konuşamıyor" dedi.
İHA
Yayın Tarihi :
24 Ocak 2007 Çarşamba 12:55:59
Güncelleme :24 Ocak 2007 Çarşamba 12:58:22
Yorumlarınız
cesim taşhan IP: 212.175.39.xxx Tarih : 25.01.2007 13:59:35
devlet imkansızlıklarla okuma azmi ve isteği olan bu evlatlarımıza gerekli desteği vermesi gerekiyor.acaba mezraya bir derslikli okul açılıp bir öğretmen verilemezmi veya valilik tarafından her hangi bir fondan kaynak aktarılarak servis konulamazmı.çoçukların başına yolda bir şey gelse suçlu kim olarak gösterilecek mesuliyetini kim uslenecek??? saygılarımla
fatosdemir IP: 85.104.179.xxx Tarih : 6.02.2007 23:17:25
dogunun cilesi hep boyle yazik cok uzuluyorum hep diyoruz birileri biseyler yapsin diyeceyimize bizler bir seyler yapmaliyiz
sedat özen IP: 88.226.65.xxx Tarih : 27.01.2007 16:19:09
bu tablo çocukların suçu değil.eğer ortada böyle bir sorun varsa bu hepimizin sorunudur ilimiz ileri gelenleri yada siyasetçileri hiçmi bu sorunları görmüyor.İnanıyorum ki onlar 1 km lık yolu bile arabaları ile gidiyolardır bence herhez elele verip daha güzel bir muş için uğraşmalıdır
HAKAN YONAT IP: 88.239.34.xxx Tarih : 29.01.2007 15:28:04
Sedat ÖZEN kardeşimin dediğine katılmamak mümkün değil.gerçi yüksek okulda okuyan abilerine şehir merkezinde olmalarına rağmen bir çare bulamadılar.o köyün yollarında karları yara yara giden küçük çocuklarımıza nasıl çare bulabilirlerki.Yazık onlara,yazık onlara bu cefayı çektirtenlere.Sonra çocuklarımız okumuyor diyorlar.çocuğa bu kadar azap çektirtikten sonra çocuk nasıl okurki.Sokak köpekleri şehrin içine kadar inerken o dağ başında önlerine çıkarsa ne olur düşünmek bile istemiyorum.Genç nesle sahip çıkacaksınki onlarda senin nesline sahip çıksın.İlgilileri bu konuya sahip çıkmasını istiyorum.Kim bilebilir belki çoğu rahat makamından yazdıklarımızı okumuyor bile.Bırakın yazdıklarımızı okumayı muşun çileli haberlerine bakmıyorlar bile.baksaydılar şimdiye kadar en azından yorumların birine cevap yazardılar.Velilerin duyduğu acıyı paylaşıyor.Kazada yaralanan çocuğumuza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.