Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Dağcılık Kulübü üyeleri, Şaphane İlçesi'nde manzarasının güzelliğiyle dikkat çeken Şaphane Dağı'nda kamp yaptı.
DPÜ Şaphane Meslek Yüksek Okulu Müdürü Lütfi Mutlu'nun daveti üzerine bu ilçeye geldiklerini dile getiren DPÜ Dağcılık Kulübü üyeleri, bu yılki ilk programlarını buraya yapmaktan dolayı mutluluk duyduklarını söyledi.
27 üyeyle Şaphane Dağı'nda kamp gerçekleştirmekte olduklarını kaydeden DPÜ Dağcılık Kulübü yetkilileri, "İlçeye geldikten sonra Şaphane Meslek Yüksek Okulu'nda öğrenim gören arkadaşlarımızdan da katılanlar oldu. Buradaki öğrencilerden ve vatandaşlardan büyük ilgi var. Her an bize bir ihyacımız olup olmadıklarını soruyorlar. Buradaki misafirperverlikten son derece memnunuz. Kulüp üyelerimizle birlikte Şaphane Dağı'nın zirvesine doğru yola çıktık. Burada kampçılık eğitimi veriyoruz. Yürüyüş en yavaş gidenin hızına göre ayarlanıyor ve böyle daha rahat oluyor. Bir gün geceleyeceğiz ve ertesi gün Kütahya'ya döneceğiz. Bu Alman yapımı çadırlar ve malzemeler üniversitemize ait. Burada olmaktan çok mutluyuz ve önümüzdeki aylarda yeniden gelmek isteriz" diye konuştu.
Öte yandan Şaphane Kültür, Tanıtma, Geliştirme ve Çevre Derneği Başkanı Osman Kara, Şaphane Dağı'na tırmanan DPÜ Dağcılık Kulübü üyelerini ziyaret etti. 2 bin 123 metre yükseklikteki Şaphane Dağı ve mağara hakkında geniş bilgi veren Emet, Şaphane'nin meşhur elmasından da ikram etti.
.
Yayın Tarihi :
24 Aralık 2005 Cumartesi 16:50:01
Güncelleme :24 Aralık 2005 Cumartesi 16:58:30
Yorumlarınız
ali serkan çakır IP: 85.105.48.xxx Tarih : 29.04.2006 15:03:37
D.Ü ÖĞRENCİLERİNİN KAMP OLAYINI BAŞLATMASI BUTUR ORGANİZASYONLAR İCİN BELKİ BİR BAŞLANGIC OLUR.KENDİLERİNE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.DİGER ÜNV.DAGCILIK KULUPLERIDE YORENIN BUTUR AKTIVITELERE MUSAIT OLDUGU HAKKINDA BILGILENDIRILIRSE INANIYORUMKI DAHA FAZLA ARKADAS KAMP İCİN GELECEKTIR.
mehmet ali kışla IP: 85.102.204.xxx Tarih : 15.01.2006 20:32:20
D.Ü İzcilerinin Şaphane dağını ziyaret ederek kamp yapması güzel bir olay bu tip ziyaretler ilçemizin tanıtılmasıda etken faaliyetler.Bu haberi okurken Şaphane kültür,tanıtma,geliştirme ve çevre derneğininde bulunduğunu öğrendim.Daha sonrada derneğin bastırmış olduğu 2006 yılı takvimide bir vasıta ile bana ulaştı takvim için teşekkür ederim.Ancak dernek bir internet adresi alır ve faaliyetleri ve Şaphane hakkında ayrıntılı tanıtıcı bilgileri yayınlarsa daha güzel olur.Dernek başkanı Osman abinin konu üzeride hassasiyetle duracağını biliyorum.Saygılarımla
MUJDE ÜNLÜ IP: 85.99.153.xxx Tarih : 8.02.2006 00:14:58
YORUM 9.02.2006 “ SİZ DAHA MÜKEMMELİNİ YAPANA KADAR, ELDEKİ MÜKEMMELDİR” Merhaba! Şaphane sevdalılarına müjdeli haberlerim var. Bilindiği gibi, uzun zamandan beri, tarihi saatimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Derneğimiz de her türlü fedakârlığa hazır, mücadeleye daha yeni yeni başlıyor. Bu arada güvenilir kaynaklardan, saatimizin modern elektronik aletle korunması ve mahalli idarecilerimizin koruma vadinden sonra, İADE edileceğini öğreniyoruz. Komutan: “ Bölük dur, Kandıralı sen de dur ! “ der. Kandıralıya özel komut gerekirmiş. Bizim işimizde aynı. Vakıflar İdaresi de zaten Şaphane’den sorumlu olanların sorumluğunu yok sayıp, özel komutla “ Evet ben saatten biz sorumluğu alıyoruz demesini beklemektedir. Sayın Kaymakamımızla bu konuyu defalarca görüşmüş ve yazmıştık. Şu eşsiz camimizde, saat dışında da sorumluluk diye bir şey yok mu ? Hiç ektra mesuliyeti alma beyanında bulunmadığınız bile, bu sorumluktan kurtulmuş ve camiyi kaderine mi terk etmiş bulunuyoruz.? Burada, bir devlet hâkimiyeti olduğuna göre, böyle yerde, ekstra sorumluluk aramak anlaşılır gibi değildir. Biz saatin sorumluğunu aman almayalım diyecek bir makam olacağına inanmıyorum. Bu makamlar o kadar o kutsaldır ki, mademki ben bir saatin mesuliyetini bile alamıyorum, o halde ALDIĞIM MAAŞ HARAMDIR diyebilecek kadar gururlu insanlarla doludur. Mesuliyeti alamayacaklar, kendiliğinden alacaklara devredeceklerdir. Ne de olsa onlara Atatürk’ün Çanakkale’de “… Size ölmeyi emrediyorum, bizler ölünceye kadar buraya yeni askerler, yeni komutanlar gelir “ sözlerini hatırlatmak isterim. Diyelim ki saatin mesuliyetin almayan idarecilerimiz var. Geride bu Şaphane’nin diğer kıymetlerini, Camiyi kime teslim ediyoruz? Onlar sadece Allaha mı emanet şimdi? Bu gidişle bu saat bizim kendimize gelmemizi de sağlayacaktır. Temennimiz o dur ki, büyüklerimiz, kurumlar bu şerefli sorumluluğu almakta yarışacaklardır. Zira sorumsuz bir makam ve idarecilik daha dünyada görülmemiştir. Eğer Şaphane’de saatin mesuliyetini kimse üzerine almak istemezse, gerçek Şaphanelilerle konuştum,. Şaphane KÜLTÜR, Tanıtma, geliştirme ve Çevre Derneği tüm sorululuğu almaya hazır ve nazır, oraya elektronik koruma teşkilatını kurmayı vaat etmektedir. Dernekler bir şehre kimse sahip çıkmadığında, onlar çıksın diye vardır. Zaten cami son 10 seneye kadar asırlarca dernekler tarafından korunmuş ve mükemmel şekilde idare etmişlerdir. Camimizin 700 yıllık tarihinde, dışardan bir hırsızlık hiç daha meydana gelmemiş ve böyle bir olayda adliyeye intikal etmemiştir. 4000 kişinin gözü ordadır ve buna kimse cesaret edemez. Daha şimdiden” Müsaade edilsin, biz silahlı 24 saat nöbet tutalım “ diyen hemşerilerimiz kuyrukta beklemektedir. Burası sahipsiz değildir. Sayın Kaymakamım ! Yukarıdaki yazdıklarımın hukuken bir anlamının olmadığını ben de biliyorum. Buradaki kamu malını korumak şerefli sorumluluğu başta sizin makamınıza aittir. Bunu kimsenin değiştirmeye de yetkisi ve hakkı da yoktur. O halde, Şaphane halkı ve Dernekle beraber, işbirliği yaparak, yanlış da olsa, Vakıfların bu talebini acilen yerine getirmeliyiz. Dernek elinden geleni fazlasıyla yapacaklarını beyan etmişlerdir. Bu şeref size ait olacaktır. Şaphane’nin kendisini tanıtamaması sorunu vardır. Şaphane tanındıkça, kirazı, vişnesi, elması gerçek değerinde para edecektir. Ticaretin temeli tanınmaktan geçmektedir. Ülkeler, Şehirler, hatta küçük iş yerleri bile tanınmak için can atarlar ve bolca para harcalar. Bir Reklâm sektörü bile doğmuştur. Şaphane KÜLTÜR, Tanıtma, geliştirme ve Çevre Derneği, bu eksikliği görmüş ve Şaphaneyi tanıtma işini de yüklenmiş olmasından, Şaphane tarihinde ilk defa Şaphane manzaralarının, tarihi mekânlarının süslediği, bir takvimi ortaya koymuştur.. Her sayfası da çok mükemmel şekilde hazırlanmış ve basılmıştır. Şu anki imkânlarla Şaphaneyi en iyi tanıtan bir vasıta durumundadır. Tanıtma işi önce o şehrin içinde başlar ve yayılır. Burada Şaphane Belediye Başkanı Ramazan YEŞİLDENİZİ, hem bu takvimi hazırlayanları takdir etmesinden ve makamına asmasından dolayı tebrik ediyorum. Aynı şekilde makamlarına, iş yerlerine asan diğer hemşerilerimize, yine makamında asan İbrahim TOKYAY’yı da tebrik ederim. Gelelim diğer kurumlarımıza, takvim bir kültür, tanıtma hizmeti olduğu halde, nedense buralarda göremiyoruz. Başta eğitim kurumlarında, okullarda daha asıldığı bile yok. Biz şahıslara dağıtılmasından çok, neden kendi kurumlarımızda takvimin asılmadığından bahsediyoruz. Bu Takvimde sadece devletin tanıdığı, kaydettiği, tüzel kişilik verdiği dernek adından başka bir şey de yok. O kadar ki, içgüdü olarak bir kıskançlığa sebep olmasın diye hazırlayanlar ve resimleri çekenlerin, telif hakları olmasına rağmen, isimleri bile bu takvimde yer almamıştır. O halde, Şaphane’yi tanıtmada şimdilik bir vasıta olan takvimleri, iş yerlerinin yanı sıra, tüm eğitim kurumlarımızda, sınıflarımızda asılmasında bir mahsuru yoktur ve asılmalıdır. Hele MYO sınıf ve okullarında, Yurtlarda, her nereye baksak bu takvimleri görmeliyiz. Bu öğrencilerimiz meslek öğrenmenin yanında, okudukları mahalli de tanımalıdır. Gittikleri yerlerde burasının gerçek elçileri yoksa nasıl olacaklardır? Hiç ihtimal dahi vermemekle beraber, bilinçaltından, “ Mademki ben yapmadım, boş ver. Kime hizmet ediyoruz? “ deyip, takvimleri bir kenara ellerinin tersiyle ittikleri hayal bile etmek istemem.. “ Siz daha mükemmelini yapana kadar, eldeki mükemmeldir “ sözünü hatırlayarak, Şaphane’nin milli bir tanıtma ürünü takvimleri, makamlarımızda, işyerlerimizde, hele okullarımızda ve yurtlarda, her nereye dönsek, bir Şaphane takvimi görelim. Sizler bu tanıtma hizmetinizden gurur duymalısınız. Uzun vadede bakınca bu hizmet hiç küçümsenecek kadar da büyüktür. Küçümsenecek olan, bu takvimleri her taraftan görülecek şekilde, halen kurumlarınızda olmayışıdır. Şaphane’yi tanıtmak hepimizin asli görevidir. Derneğin elinde bu maksatla tutuğu takvimleri halen vardır. Bu kurumların başında, üstelik Şaphane sevdalısı hemşerilerimiz bululmaktadır. Bu Şaphaneyi tanıtma fırsatını kulak ardı ettiklerinden dolayı onları şiddetle protesto ederim diyemiyorum. Neden? Kendilerinin ne kadar iyi niyetli olduklarını ve Şaphane’yi ne kadar sevdiklerini biliyorum. Kabahat biraz da bizdedir. Bu yolda uyarılarda bulunmadık. Asıl ve tek amacı Şaphane’yi tanıtma olan takvimlerimiz, işyerlerinde, kurumlarımızda, hatta sefer yapan otobüslerimizde dalgalanması gerekmez mi? Şaphane’nin gelecekdeki tüm kazancı Şaphane’nin olacaktır. Artık çocukları eğitim yaşına gelince, yerlisi, memur anne-babalar çocuklarını bulundukları şehrin okullarına vermek yerine, daha iyi eğitim vardır diye çevre ilçelere dağılıyorlar. Bu tam gerçeği yansıtmaz. Çocuk gayretli ise, onu kimse tutamaz. Eğitim kalitesi de ancak elbirliği ile daha da yükseltilecektir. Büyük köşe yazarlarımız eğitimin önündeki “ milli “ kelimesinin artık orda fazladan durduğunu yazmışlardır. Bizim lisemizin öğrencilerine, Şaphane tarihinden, Dağından, Mağarasından, Ekonomisinden, diğer kıymetlerinden bir sorun bakalım. Bu da nerden çıktı diye güleceklerdir. Hâlbuki dünya da öğrenme önce, dalgalar gibi merkezden başlayarak, genişler giderler. Hepsi tarih ve coğrafya dâhisi olsa bile, kendi şehirlerinin tanıtılmadığını affetmeyeceklerdir. Bu konuda hiç olmazsa konferanslar verilmeli ve genel yarışmalar düzenlenmelidir. Kültür derneği görsel olarak bunları rahatça anlatabilir ve yarışmalar tanzim edebilir. Vatan sevgisinin çekirdeği yaşadığımız şehirlerdir. Soyadı kanunundan önce, soyadı olarak kişiler, şehirlerini kullanmışlardır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa gibi. Yapıcı tenkit edildiğinde, tenkit edene şahsi düşmanlık değil, düşünme ve cevap verme fırsatı olarak görenleri tebrik etmek lazım. Bu bir erdemdir. İdarecilerimizin yavaş yavaş buna uyum sağladıklarını görmek ayrı bir mutluluk olacaktır.
ERHAN TUNAOĞLU IP: 88.251.241.xxx Tarih : 29.04.2007 18:10:08
İNSALLAH BU TÜR DOĞA GÜZELLİKLERİNİ SENE YE TADACAĞIZ.ŞİMDİDEN TÜM EMEĞİ GEÇEN VATANDAŞLARIMIZI TEPRİK EDERİM......