22
Şubat
2026
Pazar
TURİZM

Tarih canlandırılıyor

Şaphane İlçesi'ne gelen Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün, 6 asırlık bir geçmişe sahip olan Hacı Hasanlar Evi'nde incelemelerde bulundu. Türktüzün, bu evin restore edilerek turizme kazandırılması için elinden gelen gayreti göstereceğini söyledi.

600 yıl önce inşa edildiği kaydedilen Hacı Hasanlar Evi'ni geçtiğimiz aylarda Kütahya Valisi Osman Aydın ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Güner Önce de ziyaret etmişti. Bu evin turizme kazandırılması konusunda başlatılan adımlar nihayet meyvelerini vermeye başladı. Kütahya İl Genel Meclisi üyesi Necati Demirtaş'ın öncülüğünde yapılan çalışmalar sonucunda, Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün ilçeye gelerek bahse konu tarihi evi inceledi. Bu eve hayran kaldığını söyleyen Türktüzün, "Bu tarihi evlerin kıymetini bilmek ve Şaphane'ye kazandırmak lazım. Evlerin korunması, geçmişe karşı bir saygıdır. Bu evin kurtulması için elimizden geleni yapacağız. İçini, dışını gezdik. Kazım Özturan'dan da evle ilgili bilgiler aldım. Kendileri 600 yıllık olduğunu belirtiler. Bina çok ilginç bir yapı" diye konuştu.

.
Yayın Tarihi : 19 Ocak 2006 Perşembe 15:44:42


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
MUJDE ÜNLÜ IP: 85.101.109.xxx Tarih : 28.01.2006 21:30:30
YORUM SEV SENİ SEVENİ YER İLE YEKSAN (YERLE BİR) ETSE DE, SEVME SENİ SEVMEYENİ MISIR’A SULTAN ETSE DE. Merhaba! Gönül ister ki her zaman sizlere müjdeli haberler verebileyim. İslamoğlu’nu başka illerin de sahip çıkmak üzere olduğunu görünce, esas memleketi Şaphane sahip çıkmalıdır, fikriyle yola çıkmış ve İslamoğlu’nu gerçek yüzüyle tanıtmaya çalışmıştık. İslamoğlu dünyaca tanınan bir Şaphanelidir ve bu unvanıyla Şaphane’ye tanıtmada ve ticarette çok büyük hizmetleri olacaktır. Düşünün elinde silah yerine kiraz, vişne, elmamızı, şapımızı tutuyor. Onun ne kadar büyük bir kültür mirası olduğunu hemşerilerimiz ne çabuk kavradı. Sağ olsun hemşerilerimiz her zaman bu fikrin etrafında birleşti ve ellerinden geleni yapacaklarını belirttiler. Ben de onların samimi olduklarına da inanıyorum. Memleketini samimiyetle sevenler hiç yalnız kalmaz. Bu sefer bir hemşerimiz Rahmetli Ethem Gümüşhan’nın torunu, Kudret Gümüşhan’nın evladı Heykeltıraş Gökçe Gümüşhan Can köşemize yazıyor.“ “Müjde Hanım, Mustafa İslamoğlu'nun anıtının yapılmak istendiğini babamdan öğrendim, Bir Şaphaneli ve bir heykeltıraş olarak konuyla ilgilendiğimi ve seve seve bu anıt yapımını üstlenebileceğimi bildirmek isterim… Ben de kendilerine cevap yazdım: Yazdığın için ve ayrıca İslamoğlu anıtına gösterdiğin ilgiye çok teşekkür ederim Şaphane Kavşağına dikilecek bu heykel. Halk kararı ve düşüncesiyle yürüyor. Halk elinde silah olmasın diyor. Örnek. Tam Şaphaneyi göstererek “ İŞTE BENİM MEMLEKETİM DİYECEK.” ….Yazılarınız ve ilginize beklemekteyiz. Sizin gibiler sayesinde yaşıyor bu Şaphane. Cevap özeti: “…Günümüz Türkiye’sinde ise birçok alanda anıt heykel’e rastlamaktayız. Bu anıtlardan birinin de Şaphane’de olacak olması gurur verici. Şaphane’miz için de bir anıt yapımının söz konusu olduğunu Duyunca çok mutlu oldum. İslamoğlu anıt heykelinin yapımını bir Şaphaneli ve heykeltıraş olarak memnuniyetle yapacağımı bildirmek isterim. Bu projenin gündeme gelmesi ve proje kısmının halk tarafından karar verilerek oluşturulacağı fikri daha da heyecanlandırıcı, herkesin katkısının olması bu anıtı daha da özel kılacak.” Sayın Hemşerim Heykeltıraş Gökçe Gümüşhan Can ! Gurbetteki hemşerilerimiz memleket sevgisini bir başka yaşarlar. Eğer İslamoğlu heykeli sizin ellerinizde şekillenirse, sevincimiz çifte katlanacaktır. Hem Edebiyatımızın, Sinemamızın, Müziğimizin kahramanı, Şaphaneli Mustafa İslamoğlu heykeli dikilecek. Aynı zamanda bu heykel bir Şaphanelinin hünerli ellerinde yoğrulmuş bir sanat eseri, onu da simgeleyen anıta dönüşecektir. Her kim sade hemşehrimle kononuştuysam, en cimrisi, en hayır diyeceği bile elin den geleni İslamoğlu için yapmaya hazır olduğunu gördüm. Yoksa biz sahip çıkmazsak geç kalacağız, başka ellerde, heykeline bakmaya gideceğiz. Her aklı başında kişiler, tarih ve tarihi eser bilincinin daha buralarda yeni geliştiğini belirtiyorlar. Şu Topkapı Sarayı’nı belki pek çoğumuz daha görememiştir. Ama orda herkes tarih hazinesi olduğunu bilir. Size birileri gelse, Topkapı’dakileri bize verin, alın Kıbrıs’ın tamamını, olmayınca daha da artırsalar, Almanya, Avrupa’yı verseler, akıllıca cevabımız ne olurdu? Bir ara Avrupa olunca iş değişir gibi gelir. Ne olacak Topkapı’daki birkaç hurda için derhal olur gibi bir fikir akla gelir. İş ciddi olunca, gerçekten ve vicdanınıza göre düşünürseniz eninde sonunda, cevap hep HAYIR olacaktır. Zira dünyada maddeten ulaşılamayacak bir şey yoktur. Sadece tarihi ve tarihi eseri bir daha geri getiremezsiniz. O halde tarih hazinelerimiz dünyalara değişilmez. Şu bizim tarihi saati meydana koysak, deseler ki, size Vilayetlik vereceğiz, Fakülteler yapacağız, fabrikalar kuracağız, gelin şu saati bize verin deseler ne olurdu? Buna seve seve EVET diyecek, küçük hesaplar içinde olanlar bile, gece vicdanlarıyla baş başa kalınca, “ Tarihi saatimiz yerin de kalsın, başka ihsan istemeyiz! “ diyeceklerdir. Vicdanınız bir test edin hele! Ne derdiniz! Bu gece vicdanınızla bir baş başa kalın! Herhalde her imkân gelir, bulunur ama tarih ve tarihi eser geri gelemez, derdiniz. İşte o zaman ne kadar büyük bir şey kaybettiğimizi daha iyi anlayacaksınız. Bir de başka yönden bakalım, tarihi saat gitmiştir. Aynısını satın almaya, bulmaya kalktık diyelim. Şaphane’nin, tüm varlığını versek bile, bu para pul harekete geçmemize bile yetmez. Tarihi saat turizmimiz yönünden de çok önemliydi. Burası eninde sonunda turizme açılacaktır. Ama neyi göstereceğiz? Şu son 50 yıla kadar asırlarca koruduğumuz tarihi evleri ortadan bilinçsizce kaldırmışız. Kala kala 700 yıllık camimiz, 600 yıllık Hacı Hasanlar evi, bir iki ev daha hepsi bu. Daha önceki kaymakamımız ” Şu tarihi 700 yıllık cami olmasa, sizler son bir asır içinde toplanmış bir melez halk topluğu olmadığınızı anlatamazsınız. “ demişti. Bu doğrudur. Şu bir iki tarihi binayı koruma altına almalıyız. İl Genel Meclisi üyesi Necati Demirtaş, yazılarımızı okuya okuya nihayet olayın ciddiyetini anlamış ve Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün’ü bu tarihi binalarımızla tanıştırmıştır. Müdür de binalarımıza hayran kalmıştır. İnşallah durumun ciddiyetini daha da anlayanlar olur ve daha büyük işler yapmak nasip olur. Şaphane denince, ilk akla gelen şaphane Ulu Camisidir. Benden de bu camiyi biraz tanıtmamı istiyorlar. Ulu Camimiz 700 yıl kadar önce halk tarafından yapılmış ve ibadete açılmıştır. Mimari yapısıyla dünyada tektir. Cami Mayıs 1932 tarihinde, Cilt 1, sahife 29, 165, 166 ,157,167,169 ve 170 sıra no ile, cami altındaki 6 dükkanla beraber Şaphane Nahiyesi Camisi Şerifi namına tapuya kaydedilmiştir. Asırlardan beri olduğu gibi, cami halk tarafından tüm mal varlığı korunmuş ve çok iyi idare edilmiştir. Bu ilk kaydından 54 yıl sonra, 31.12.1986 tarihinde, buralardan kadastro da geçerken, Camii Kebir Vakfına, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne sadece tahsis edilmiştir. Yanlışlıkla ve hatalı olarak, bazen kasten burasının Vakıfların mutlak mülkiyetinde zannedilmekte ve her tasarrufu yapabileceklerini söylemektedirler. Hâlbuki Vakıflar İdaresi camiyi satamaz, kiraya veremez, devredemez, rehin bırakamaz, göçüremez, bir şeyini de alamaz. İzin almadan da bir çiviyi dahi kendi aklınca çakamaz. Sadece kullanma, irtifa hakkını, elinde tutmaktadır. Vakfiyesindeki şartlarında yerine getirilmesi gerekir. Yoksa buranın hukuk içinde tekrar Şaphane’ye iadesi istenebilir. Sinemamız, sayın hemşerilerimiz İnci ve Vedat GÜNGÖREN’İNİN sayelerinde önümüzdeki aylarda başlanacak ve bölge sineması olacaktır. Film konusunda Kütahya Sinemalarını aradım. Hasan Bey çıktı. O da Enver Ertunç’un oğlu Yılmaz Beyin damadıymış. Hem sinemanın teknik donanımında, film getirilmesinde danışmanlık yapacak ve yardımcı olacak. Sinemamızın bir adı da yok. Hemşerimiz Kıdemli Komando Albay ( 01.01.1930–11.07.2000 ) Fahri ARIKAN adı verilmelidir. Hatta evlatları hiçbir şey yaptırmasa bile, bu mevkilere gelmiş, memleketimizi seven, burada yatan bir hemşerimiz olarak da bu adı hak etmektedir. Sivil Kuruluşlar, dernekler idarecilimize, iş adamlarımıza da danışmanlık görevi yürütmelidirler. Şaphane Kültür, Tanıtma, Geliştirme ve Çevre Derneği’ne de büyük işler düşecektir. Sadece tenkit etmek yetmez, esas olan çözüm yollarını da göstermektir. Bazen teknolojinin azizliğine uğruyoruz. Daha önceki yorumdaki imla hatalarımız olmuşsa okuyucularımdan özür dilerim. Haftaya daha Müjdeli haberlerde buluşmak üzere, hoşça kalın sağlıcakla kalın benim bölgemin saygıdeğer insanları.

Emin KARA IP: 88.247.211.xxx Tarih : 26.08.2006 01:48:01
Sevgili ŞAPHANELİLER...Bu tür hizmetlerin ve şirin ilçemizin gerekli tanıtımının yapılabilmesi için,değişik illerde yaşayan hemşehrilerimizin oluşturmaları gereken ciddi bir konsorsiyuma ihtiyacımız var. Hala bizde bazı hizmetler belediye veya devletten beklenir halde. Belirli konumlardaki büyüklerimiz bile hala çocuklarının geleceği yada öğrenimleri için emekli olunca şaphaneyi terkedip gitmektedir. Ben Bodrum'dan yazıyorum, Ümit kardeşim Bursa'dan, Müjde hanım sökeli, yani çoğumuz ya gurbetteyiz birliğimiz yok yada ? Elbetteki tarihi eserlerimiz hakkettikleri değere kavuşsun. Ama artık bunlar yapılırkende herkes birlik olsun. Bu ve bunun gibi olaylar kişilerin kriterleri ile değilde birlik içinde olabilmeli. ŞAPHANE'MİZ HER ZAMAN HER ŞEYİN EN GÜZELİNE LAYIKTIR...Saygılarımla.

Adem IP: 85.100.45.xxx Tarih : 28.01.2006 00:05:25
Bu tarihi önem arz eden evi ben gezdim.Gerçekten olağanüstü bir yapı.İçindeki devasa küpü nasıl yerleştirdiler bilemiyorum.Bu güzel evin Şaphane Belediyesi tarafından biran önce turizme kazandırılması lazım.Bu güç ve enerji Belediye Başkanı Ramazan Yeşildeniz'de var.Selamlar.

KÜRŞAT BONCUKTAŞ IP: 85.100.45.xxx Tarih : 29.01.2006 17:33:49
Müjde ÜNLÜ'ye; Sevgili kardeşim,siz öncelikle Şaphane halkı olarak birlik beraberliği sağlıyamıyorsunuz.Yazdığın yorumun hiç bir yerinde Şaphane Belediye Başkanı Ramazan Yeşildeniz'in adı geçmiyor.Her şeyden önce Ramazan Yeşildeniz farklı partiden başkan olsa bile o hepinizin başkanı öncelikle bunu anlayın.Aslında sizin Şaphane olarak her türlü potansiyeliniz var ama sizin tek yapamadığınız birlik ve beraberlik.Bir gün belediyenizin önündeki kahvede çay içiyorum inan orda herkes ayrı telden çalıyor.Ya zaten siz Şaphaneli olarak kaç kişisiniz yapmayın Allah aşkına nedir bu çekememezlik bu kıskançlık.önce bir ve beraber olun.Sayın Başkan Ramazan Yeşildeniz etrafında kenetlenin.Sonra başarılar kendiliğinden gelecek bunu unutmayın.Ben Şaphaneli değilim ama Şaphaneyi memleketimden daha fazla severim.

TANER KOCAKIŞLA IP: 81.213.132.xxx Tarih : 21.01.2006 23:31:51
BÖYLE İŞLER BELEDİYE İŞBİRLİĞİ İÇERİSİNDE YAPILIR.NEDEN HABERDE BELEDİYE BAŞKANINDAN SÖZ EDİLMİYOR.YOKSA ŞAPHANE BELEDİYELİK DEĞİL Mİ? KÖY MÜ ORASI?.TAMAM BULDUM BELEDİYE AKP'Lİ DEĞİL Mİ. YAZIK BU KADAR PARTİZANLIK OLMAZ.SANKİ ŞAPHANE BELEDİYE BAŞKANI ERMENİSTAN DAN GELMİŞ.ŞUNU ASLA UNUTMAYIN GÜN BİRLİK OLMA ZAMANI.AYRILIĞI GAYRILIĞI UNUTUN ARTIK.

Bülent AYDIN IP: 88.240.86.xxx Tarih : 13.09.2006 22:43:33
Herkese slmlr,bende Ümit kardeşimin görüşlerine katılıyorum,şaphanede şark köşesi olmaz bizim kültürümüz daha farklıdır.Kendimize has birşeyler muhakkak yapabiliriz.Eski ev ve tarihi değerlerimizi koruyalım,bakınız safranbolu birkaç evi ile ün yaptı,bizim güzelim tarihi cami mizi bile bırakın başkalarını Kütahyalılar bile tanımıyor.Demekki tanıtım yapamıyoruz.Antepin kebabı heryerde satılır ya bizim nefis kebabımızı sadece biz ve yakın çevremiz bilir.Şaphaneyi ve değerlerizi koryup tanıtalım.esenkalın.

ARİF KATAN IP: 85.102.255.xxx Tarih : 27.01.2006 15:33:56
BU EV ŞAPHANE'DE BULUNAN NADİR TARİH ESERLERDEN BİR TANESİ. BELKİDE ŞAPHANE'NİN SEMBOLÜ OLABİLECEK BİR EV. BENCE BU EVİN BİR AN ÖNCE RESTORE EDİLİP TURİZME AÇILMASI GEREKMEKTEDİR. NASIL MI? BU EVİ BELEDİYE ALIP İŞLETEBİLİR. hEPİZ BİLİYORUZ HER YIL KİRAZ VE VİŞNE FESTİVALİ DÜZENLENMEKTE BU ZAMAN DİLİMİ İÇREİSNDE BU EVDE DE ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENEBİLİR. BİR ŞARK KÖŞESİ OLUŞTURULUP ÇEŞİTLİ TOPLANTILAR VE SOHBETLER YAPILABİLİR BİR NEVİ ŞAPHANE'NN KÖY ODASI OLABİLİR. BU SADECE BİR ÖNERİ İLGİLİLERE DUYRULUR.

ADİL IP: 85.100.45.xxx Tarih : 28.01.2006 00:02:34
Arif KATAN'nın düşüncelerine katılıyorum.Burada belediyeye büyük görev düşüyor.Bu iş Necati Demirtaş ile olmaz.Mutlaka belediyenin girişim ve destekleri şart.Benim tanıdığım Belediye Başkanı Ramazan Yeşildeniz bu işin üstesinden gelir.Kendisi Şaphane için büyük bir şanstır.Kolaylıklar diliyorum.

ümit karaefe IP: 62.29.118.xxx Tarih : 25.04.2006 18:04:02
Sevgili Arif Katan ülkemizin batısında şark köşesinden bahsetmek kendi kültürümüzü reddetmek anlamına geliyor.Yörük köşesi diye bahsetseydin daha uygun olurdu diye düşünüyorum.Turizme kazandırılması elbette Şaphanemiz için güzel bir şey olurdu.Şaphane belediyesinin öncülüğünde güzel şeyler yapılabilir.Selamlar.

ramazan assdsd IP: 88.251.247.xxx Tarih : 30.10.2007 14:48:06

BEN GİTTİM GÖRDÜM GERÇEKTEN BAKIMSIZ BİR EV BU EVE BAKIM YAPTIKTAN SONRA TURİZME KAZANDIRMAK LAZIM"


BAYBAY MUSTAFA AKTUĞ IP: 88.250.226.xxx Tarih : 16.06.2008 22:55:13

DEĞERLİ YEĞENİM ÜMİT GÜZEL MEMLEKETİM ŞAPHANEYİ ÇOK İYİ ŞEKİLDE TÜM İNSANLARA TANITTIĞIN İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.ŞAPHANEDE YAŞAMAYANLAR BUNU BİLEMEZ DURDURUN DÜNYAYI ŞAPHANEDE İNECEK VAR. BAYBAY İYİ ÇALIŞMALAR SELAMLAR