23
Şubat
2026
Pazertesi
ESKİŞEHİR

ESKİŞEHİR'DE YAŞAYAN YABANCI ÖĞRENCİLERİN YAŞADIKLARI

ESKİŞEHİR’DE YAŞAYAN YABANCI ÖĞRENCİLERİN YAŞAMLARI

Okuldan çıktığımda, kapının önünde bir grup öğrenci gördüm. Yabancı dilde konuşarak telaşlı bir şeyler anlatıyorlardı. Dilleri İngilizce değildi bu yüzden ne konuştuklarını anlayamıyordum. Yanlarına yaklaşarak sordum:
-Sorun nedir?
Biraz konuştuk. Sıkıntılarından, problemlerinden bahsettiler. Yurtdışından, Türkiye’ye okumak için gelen yabancı öğrencilerimizdi onlar. Haliyle, farklı bir coğrafya üzerinde yaşamaları, beraberinde birçok sorunu da getiriyordu.
Ben de bu durumda ‘peki öyleyse neden buraya geldiniz?’ diye bir soru yönelttim ve aldığım cevapların her biri farklı bir hayat hikayesini oluşturuyordu. Bunun üzerine, her biriyle ayrı ayrı görüşerek, yönelttiğim sorular ve aldığım cevaplardan dolayı bir röportaj çıktı ortaya. Şimdi biz de bu röportaj sayesinde kendimize biraz dışarıdan bakalım.
Görüştüğüm bu öğrenciler, Anadolu Üniversitesi’nde eğitim görüyorlar ve 5 tanesi Erasmus programıyla, 1 tanesi ise YÖS (yabancı öğrenciler sınavı) ile gelmiş.
Öncelikli olarak, yurtdışından birçok öğrencimizin tercih ettiği Erasmus Programı nedir kısaca açıklayalım.
ERASMUS PROGRAMI NEDİR?
Erasmus; Socrates ismi altında oluşturulan değişim programlarından bir tanesidir. Öğrenci ve öğretim elemanı değişimi odaklı Erasmus Programı, Avrupa genelinde yükseköğretim kurumlarını ortak bir kalite düzeyinde buluşturmak, öğrenci ve öğretim elemanı değişiminin yanı sıra ‘tecrübe’ paylaşımı sağlamayı öngörmektedir. Bir taraftan Erasmus sayesinde, öğrenciler ve öğretim elemanları değişik ülkelerde bulunarak vizyon ve birikimlerini genişletirken, iyi uygulama örnekleri de kurumlar arasında tanınacak ve yaygınlaşacaktır.
Socrates’in amacı; her türlü insan ve bilgi hareketliliğini (fiziksel ve bilgisel anlamda), yani mobility sağlamaktır. Erasmus programı ise bu değişimin, örgün yüksek öğretim öğrencilerinin yararlandığı adıdır. Diğer programlar; Grundvig (AÖF), Leonardo da Vinci (MYO), Lingua, Comenius…

-Öğrenci değişimine katılan 49 yükseköğretim kurumu, bu değişimi 21 değişik AB ülkesi ile gerçekleştirmektedir.
-En çok tercih edilen ülkeler Almanya, Hollanda, Fransa ve İtalya’dır.
-Değişime katılan öğrencilerin %56’sı kız, %44’ü ise erkektir.
-Değişim kapsamında Türkiye’ye gelen öğrenci sayısı 300 civarındadır.
-Öğrencilerin seçiminde derslerde başarı %50, yabancı dil %40, mülakat notu %10 etkili olmaktadır.
-2005-2006 yılında öğrencilere verilecek 400 Euro hibenin 240 Euro’su Avrupa Komisyonu kaynaklarından, 160 Euro’su ise ulusal kaynaklardan sağlanmaktadır.

En çok gidilen ilk 10 ülke:

Almanya: %27.46
Hollanda:%13.92
Fransa:%9.15
İtalya:%7.01
Belçika:%5.26
Avusturya:%5.06
Yunanistan:%4.67
Polonya:%3.51
Danimarka:%3.21
Çek Cum:%3.21

2004-2005 ÖĞRETİM YILINDA AB ÜLKELERİNE GÖNDERİLEN ÖĞRENCİ SAYILARI

Yunanistan:48, Slovenya:10, İtalya:72, Macaristan:10, Avusturya:52, Slovakya:8, Çek Cum:33, Almanya:282, Fransa:94, İspanya:32, Portekiz:33, Belçika:54, İrlanda:5, İngiltere:27, Hollanda:143, Danimarka:33, İsveç:31, Finlandiya:15, Polonya:36, Litvanya:8, Kıbrıs:1

Kevin ALAEİ, A.Ü Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü son sınıf öğrencisi. Amerika Los Angeles’ta yaşıyor. İran asıllı bir anneyle, Tebriz’li İran azerisi bir babanın çocuğu olan Kevin, 1999 yılında anne ve babasının tavsiyesi üzerine buraya gelmiş. Ankara’da okurken tanışıp evlenen anne ve babanın Türkiye üzerindeki olumlu görüşleri, Kevin’ı buraya gelmeye motive etmiş. Yabancı bir ülkede yaşamaya başlayınca, büyük bir problem olan ‘dil’ nedeniyle, ilk olarak İzmir’deki TÖMER’e giderek bu sorununu çözmüş.
Türkiye’deki bir üniversitede okumasının amaçları arasında, ailenin detaylı bilgi vermesinin yanı sıra, Türkiye’deki rahat eğitim olanakları ve Türkiye’nin ucuz bir ülke olması da etkili olmuş. Ayrıca İran’ın Türkiye’ye yakınlığı nedeniyle de burayı seçtiğini anlatıyor.
Gelin gerisini de onun ağzından dinleyelim:
‘Burada olmaktan dolayı mutluyum. Farklı bir kültür, farklı insanlar tanıma fırsatı yakaladım. Buraya gelmeden önce çok fazla zorlanacağımı hissetmedim çünkü bir tarafım doğulu bir tarafım batılı. Türkiye ise bunun tam ortası. Umduğum gibi buldum yani. Adaptasyon açısından uyum sağlayabilmem zaman aldı. Dil problemi yaşadım.’

-NEREDE KALIYORSUN? NASIL GEÇİNİYOR, NELER YAPIYORSUN?

Bir daire kiraladım orda kalıyorum. Ben buraya YÖS ile geldiğim için devletten veya üniversiteden herhangi bir burs almıyorum. Bu burs sadece yüksek lisans öğrencilerine veriliyor. Amerika ya da İran’dan da maddi bir destek almıyorum. Sadece Türkiye Başbakanlığı’ndan bir burs alıyorum.

PEKİ ESKİŞEHİR HER AÇIDAN SENİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYABİLİYOR MU?

Eskişehir için öğrenci memleketi diyorlar. Öğrenciler arasında menfaat ilişkisi vardır. Arkadaşın çok, dostun az olur. Ancak burada öğrenciler birbirlerinden yararlanmak istiyorlar. Çıkar ilişkileri ön planda. Eskişehir’de yaşamak bir öğrenci için çok zor.

‘Art Niyetli İnsanlar Var’
Pozisyonumuzu kullanmaya, bir şeyler çırpmaya, sömürmeye çalışan insanlar var. Buradayken başıma çok ilginç olaylar geldi. Bir tanesini anlatayım;
Bir gün telefonum çalındı. Çalanın yüzünü gördüm ama yakalayamadım. Polise gidip şikayet ettim. Aradan birkaç gün geçince, çalan kişiyi bir barın önünde gördüm. Gittim konuştum. Telefonumu alamadım çünkü yine kaçtı gitti. Ertesi gün beni aradı ve telefonuma karşılık benden fidye istedi!!!

AMA BU TİP OLAYLAR SADECE TÜRKİYE’DE YAŞANMIYOR?

Evet doğru. Ama ben burada şöyle bir söz de öğrendim: ‘Her horoz kendi çöplüğünde öter!’ Biz burada çöplüğün içindeki çöp olduk…

‘Yolunacak Tavuk!’
Başka bir konudan daha bahsetmek istiyorum. Ev sahipleri, öğrencileri yolunacak tavuk olarak görüyorlar. Kiralar çok yüksek. Yüksek fiyat, düşük kalite! Öğrencinin çok fazla alışverişe ihtiyacı yok. Temel ihtiyaçlar zaten aile tarafından karşılanıyor. Ayrıca öğrenci olarak kısıtlı bir bütçeye sahibiz. Kendimizi ayarlamak zorundayız. Elimiz kolumuz bağlı. Belirli bir harçlık alıyoruz, böylece kasılıyoruz.

BURDA YAŞARKEN NELER HİSSETTİN?

Kevin: 40 Fırın Ekmek Yedim!!!
Buraya gelmeden önce toydum. Kendi başıma ayakta durabildim. Ayaklarımın üzerine basabildim. Yabancı bir ülkeye gelirken duygularını bir tarafa bırakmak zorundasın. Aileden uzaklaşıyorsun. İlkokul çocukları gibi sıfırdan başlayarak, hayata katlanabilmek zorundasın.

MEZUN OLDUKTAN SONRA NE YAPMAYI DÜŞÜNÜYORSUN?

Tekrar yurtdışına döneceğim. Ne yapacağıma henüz karar vermedim. Şartlar uygun olursa burada kalmayı da düşünebilirim. Şu anda içinde bulunduğum çevre ve hayat güzel. Güzel çevre, güzel şeyler katar insana…

Evet, Kevin’in anlattıkları bunlar, ancak diğer öğrencilerin anlattıkları da bunlardan pek farklı değil…

Agniezska FRANCUZ, Polonyalı bir diğer öğrenci. Turizm ve Otelcilik Bölümü’nde okuyor. 9 dil biliyor. Türkiye’ye gelmesinin sebebi, buranın kültürüyle, gelenekleriyle, inançlarıyla ve tarihiyle Polonya’dan çok farklı olması. Burada iyi şeyler kazanacağına inanarak gelmiş. Okuduğu bölüm de Türkiye’yi seçmesinde etkili olmuş. Türkiye’nin turistik bir ülke olduğunu ve önceden öğrenmiş olduğu şeyleri burada uygulayabileceğini söylüyor.

TÜRKİYE’Yİ NASIL BULDUN AGNİEZSKA?

Burada olmaktan dolayı mutluyum. Türk insanı çok misafirperver ve yardımsever. İlgimi çeken birçok şey oldu. Türkiye’de çok fazla çay, çok az alkol tüketiliyor. Şoförler de çok çılgın…
Maalesef ki ikinci dönem sonunda buradan gitmek zorundayım. Çünkü okullarımızın anlaşması bu yönde.

ZORLANDIĞIN BİR DURUM OLDU MU?

Dil problemi yaşadım. Hala da yaşıyorum. Bu durumdan; en fazla bir yerde hesap öderken, restoranda yemek sipariş ederken ve pazarda alışveriş yaparken şikayetçi oluyorum. Bazı insanlar, onların dilini bilmediğimi anlayınca sattıkları malın fiyatının çok üstünde bir fiyat söylüyorlar. Bunu hissedebiliyorum.
A.Ü’de Türkçe kursuna da gidiyorum. Türkçe’mi geliştiriyorum. Ben burada, tamamen farklı bir kültür ve inanca sahip bir ülkede yaşarken, ne kadar toleranslı olabileceğimi öğrendim. Ayrıca, çok da sabırlı oldum. Herhangi bir işlem için saatlerce sıra bekledikten sonra bu çok doğal bir durum sayılabilir herhalde…

ESKİŞEHİR İÇİN NE DİYEBİLİRSİN?

Burada yaşamaktan memnunum. Sürekli gelişen ve akademik bir şehir. Farklı öğrenciler barındırmasının yanı sıra, yabancılara da açık.

BURADA BAŞINA İLGİNÇ BİR OLAY GELDİ Mİ?

1 ay önce, pazarda alışveriş yaparken, birisi çantamı çekiştirmeye başladı. Elini çantamın içine soktu. Aniden döndüm ve cüzdanımı çalmaya çalışan orta yaşlı, şişman, çirkin kadını gördüm. Çantamı onun elinden kurtardım ve bağırmaya başladım. Türkçe küfür bilmediğime ilk kez o gün üzüldüm. Sadece İngilizce olarak bağırıp çağırıyordum ama hiç kimse ne dediğimi anlamıyordu. Kendimi çok umutsuz ve incitilmiş hissettim.

TÜRK HÜKÜMETİ’NDEN VEYA OKULDAN MADDİ BİR DESTEK ALIYOR MUSUN?

Hayır. Sadece Polonya’daki okulumdan bir burs alıyorum ama bu da Türkiye’de yaşayabilmek için çok yetersiz.

OKULUN BİTTİĞİNDE NE YAPACAKSIN?

Dünyanın herhangi bir yerinde turizm endüstrisinde çalışmak istiyorum. Burada kalmaya henüz karar vermedim çünkü seyahat etmeyi seviyorum. Ayrıca, Eskişehir genç insanların çalışabilmesi için ideal ama bizlerin gelecekteki iş hayatını veya kariyerini geliştirebilecek bir perspektife sahip değil.

SON OLARAK NE DİYECEKSİN?

Rakı ve balık masada bekliyor…


Dawid WALASEK de Polonyalı bir diğer öğrenci. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde okuyor. Farklı bir kültürle tanışıp, değişik şeyler öğrenebilmek amacıyla buraya geldiğini söylüyor.

DAWİD:

-Burada bulunmaktan memnunum. Birçok arkadaşım oldu. Hepsiyle de iyi anlaşıyorum ve burada iyi vakit geçiriyorum. Birçok farklı deneyim yaşıyorum.

-Diğer yabancı öğrenciler gibi benim de problemim dil. Türklerin çoğu İngilizce bilmiyor ve anlaşmakta güçlük çekiyoruz. Ancak bu duruma alıştım artık. Problem yok…

-Buradayken sıklıkla seyahat etme şansı da yakalayabiliyorum. İstanbul, Pamukkale, Efes, Kapadokya ve Bursa ziyaret edebildiğim yerler arasında.

-Eskişehir çok yeterli bir şehir değil. Yapabilecek birçok şey veya gidebilecek çok fazla yer yok. Seçenekler az.

-Türkiye’den maddi bir destek almıyorum. Polonya’daki okulum ve esas olarak babamdan burs alıyorum.

-Okulum bittikten sonra memleketim olan Krakow’a döneceğim. Data-Base Administrator olarak çalışacağım.

MARTA KOCOT / ANADOLU ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ

Orta doğu ülkelerine ilgi duyduğunu ve Türkiye’nin de bu ülkeler arasında bulunarak, Polonya’daki okuluyla da anlaşması bulunduğu için burayı tercih ettiğini söylüyor Marta. Öncelikli olarak Ankara, İzmir ve İstanbul gibi büyük şehirlerde gönlü olduğunu ama burada bulunmaktan pişman olmadığını ve amaçlarının arasında zaten Türkiye’nin farklı şehirlerini de tanımak olduğunu söylüyor.

MARTA:

Buraya gelmeden önce İngilizce seviyemin yetersiz olduğundan korkuyordum. İngilizcem bana yetti ama şimdi de buradaki insanlarla anlaşamıyorum. Alışverişte, pazarda insanlarla iletişim kuramıyorum.

-Kampus içinde sınırsız internet hizmeti var. Bu çok güzel bir şey.

-Ev arkadaşlarımla çok iyi anlaşıyoruz.

-Öğrenciler ve öğretmenler arasındaki ilişki çok güzel. Öğretmenler toleranslı ve yardımsever davranıyorlar.

-Okulumuzdan aldığımız burslar çok yetersiz kalıyor çünkü burası Polonyalı bir insan için çok çok pahalı bir yer. Polonya’da bira 1, en fazla 2 lirayken, burada bir bardağı bile çok pahalı. Ayrıca kluplerde ve barlarda da eğlenmek yüklü maliyetli işler.

-Türkiye’deki turistik yerlerin aslında anlatıldığı gibi olmadığını gördüm. Herkes oraları çok iyi yerler olarak biliyor ama ben gittiğimde çok kirli bir görüntüye sahip olduklarını gördüm. Mesela Pamukkale…

-Buradaki insanlar yabancı insanları gördüklerinde ‘bunların cepleri dolu’ diye düşünüyorlar. Bizi kazıklamaya çalışıyorlar. Binlerce dolarımız olduğunu sanıyorlar.

-Mezun olduktan sonra Eskişehir’de veya Türkiye’de kalmayı düşünmüyorum. Polonya’ya geri döneceğim. Daha sonra da İtalya ve Meksika’da çalışmayı düşünüyorum. İş olanakları ve kariyer yapabilme açısından Polonya ile benzerlik gösteren ülkeler onlar.

-Buradayken ilgimi çeken şeylerden biri Ramazan ayı ve iftardı. Bundan çok hoşlandım çünkü ev arkadaşlarım iftarda çok güzel yemekler yapıyorlardı. Çok değişik ve ilginç bir inanış…
Coşku BELET
Yayın Tarihi : 6 Mayıs 2006 Cumartesi 17:55:06
Güncelleme :7 Mayıs 2006 Pazar 22:59:10


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?