23
Şubat
2026
Pazertesi
BAYBURT

Bayram namazı saatleri

Kurban Bayramı namazı, Ankara'da 07.55'te, İstanbul'da 08.15'te, İzmir'de 08.13'te, Kars'ta ise 07.17'de kılınacak.

Diyanet İşleri Başkanlığından alınan bilgiye göre, diğer illerdeki bayram namazı saatleri de şöyle:

Adana: 07.35, Adıyaman: 07.26, Afyonkarahisar: 08.00, Ağrı: 07.14, Amasya: 07.46, Ankara: 07.55, Antalya: 07.53, Artvin: 07.25, Aydın: 08.08, Balıkesir: 08.14, Bilecik: 08.08, Bingöl: 07.21, Bitlis: 07.13, Bolu: 08.03, Burdur: 07.58, Bursa: 08.11, Çanakkale: 08.22, Çankırı: 07.55, Çorum: 07.49, Denizli: 08.03, Diyarbakır: 07.19, Edirne: 08.27, Elazığ: 07.25, Erzincan: 07.28, Erzurum: 07.22, Eskişehir: 08.04, Gaziantep: 07.27, Giresun: 07.37, Gümüşhane: 07.31, Hakkari: 07.03, Hatay: 07.29, Isparta: 07.57, Mersin: 07.37, İstanbul: 08.15, İzmir: 08.13, Kars: 07.17, Kastamonu: 07.57, Kayseri: 07.40, Kırklareli: 08.25, Kırşehir: 07.47, Kocaeli: 08.10, Konya: 07.49, Kütahya: 08.05, Malatya: 07.28, Manisa: 08.12, Kahramanmaraş: 07.31, Mardin: 07.14, Muğla: 08.04, Muş: 07.16, Nevşehir: 07.43, Niğde: 07.41, Ordu: 07.39, Rize: 07.29, Sakarya: 08.08, Samsun: 07.47, Siirt: 07.12, Sinop: 07.54, Sivas: 07.38, Tekirdağ: 08.21, Tokat: 07.42, Trabzon: 07.32, Tunceli: 07.25, Şanlıurfa: 07.22, Uşak: 08.05, Van: 07.08, Yozgat: 07.47, Zonguldak: 08.05, Aksaray: 07.45, Bayburt: 07.27, Karaman: 07.44, Kırıkkale: 07.52, Batman: 07.15, Şırnak: 07.08, Ardahan: 07.21, Iğdır: 07.11, Kilis: 07.27, Bartın: 08.04, Karabük: 08.01, Yalova: 08.12, Osmaniye: 07.32, Düzce: 08.06.

YURTDIŞINDA NAMAZ SAATLERİ

KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da bayram namazı saat 07.37'de kılınacak. Türk cumhuriyetleri ve Balkan ülkelerinde bazı merkezlerde bayram namazı saatleri ise şöyle:

Bakü: 08.43, Nahcivan: 08.57, Bişkek: 08.13, Taşkent: 08.29, Duşambe: 08.22, Batum: 09.20, Almatı: 09.05, Aşkabat: 09.02, Tiran: 07.53, Atina: 08.25, Dedeağaç: 08.27, Gümülcine: 08.30, İskeçe: 08.32, Selanik: 08.38, Saraybosna: 08.09, Mostar: 08.09, Sofya: 08.45, Üsküp: 07.49, Bükreş: 08.41, Köstence: 08.30, Belgrad: 08.05. 

Avrupa şehirleri Amsterdam'da 09.53, Brüksel 09.44, Helsinki'de 11.09, Paris'te 09.39, Strasbourg'da 09.16, Stockholm'de 10.19, Londra'da 09.07, Berlin'de 09.20, Dortmund'da 09.36, Dusseldorf'da 09.37, Frankfurt'da 09.22, Hamburg'da 09.42, Köln'de 09.34, Stuttgart'ta 09.12'de (yerel saatle) bayram namazı kılınacak. 

Bayram namazı, Washington'da 08.11, New York'ta 08.06, Atlanta'da 08.24, Boston'da 08.01, Chicago'da 08.05, Detroit'te 08.49, Los Angeles'ta 07.40, Miami'de 07.45, Montreal'de 08.25, Toronto'da 08.40, Sydney'de 06.27, Melbourne'de 06.43, Tokyo'da ise 07.33'te kılınacak.

aa
Yayın Tarihi : 26 Aralık 2006 Salı 10:48:45


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
adem durulmuş haber69 ankara bölge müdürü IP: 88.229.244.xxx Tarih : 27.12.2006 18:30:42
BAYRAMLARDA BAYRAM OLA Evet. Eskiden Bayramlar ne güzeldi. Belki çocuktuk diye mi bize hoş geliyordu, belki büyüdük dert ve sıkıntılara göğüs gerdiğimiz, hayatın acısını içimizde taşımak zorunda kaldığımız için mi bilemiyorum, ben artık bayramlardan haz almamaya başladım. Artık bayramlar; yaşlıların kapı da beklediği bir evlat; can yoldaşın gerçek dostunu beklediği bir göz olmuş; sevgilinin sevdiğini içinde taşıdığı bir kalp; insanın hayatta en sevdiği değerli şeyi kaybetmenin adı olmuş bayramlar. Fakirin evladına bir bayramlık alamamanın adı, evladın ise babasının o mahcubiyetini gözlerinde gördüğü bir göz olmuş. Zenginlerin vurdumduymazlığının, yokluk nedir bilme mezliğin ve tatil beldesinin adı olmuş artık bayramlar. Yitirdiğimiz değerlerin, kaybettiğimiz kişiliğin göstergesi olmuş. Yarınların ne kadar karanlık olduğunu gösteren bir mum olmuş bayramlar. . İşte ben bu bayramlardan hiç mi hiç haz almıyorum. Özlüyorum o eski bayramları. Zenginin fakiri gözettiği, fakirin ise hakkına razı olduğu bayramları. Evladın ana-babasının yanında olduğu, ölümünde olmadığı o bayramları özlüyorum. Çocukların neşe içinde büyüklerin elini öptüğü bayramları, hakaret ettiği, gitmeyerek üzdüğü bayramları değil. Komşunun külü komşuya muhtaç olan, komşularımı özlüyorum. Yolda karşılaşıp, soğukça meraba diyenleri, asık suratları değil, içten gülücükleri özledim ben. Gittiğimiz yerde ki televizyon programlarını değil de; o sıcacık, samimi sohbetleri özledim ben. Ben gerçek dostlarımı yanımda görmeyi özledim, menfaatçileri değil. Ya insanlığımı özledim, kişiliğimi özledim, ya ben ‘BENİ’ özledim. Büyük şehir de unuttuğum BENİ. Her zaman iyilik eden, yardıma ihtiyacı olanın yardımına koştuğum, fakirin elinden tuttuğum, samimi dostlarıma derdimi anlattığım, BENİ özledim. Ben köyümü, memleketimi özledim. Bu, insanı insanlıktan çıkaran büyük şehir de, ANKARA DA. Ben koyunların melemesini, kağnının sesini, yer sofrasının bereketini özledim; temiz havasını, cıvıl cıvıl öten kuşlarını özledim. Anamın sabah namazına beni kaldırmasını, tarlalarda koşmayı, top oynamasını özledim. Ya ben anamı özledim, onun misk kokusunu, bana sarılmasını, içtenlikle öpmesini özledim. Ankara' yi değil. Hiç ama hiç değil. Hele ki bu bayramları: HİÇ DEĞİL. Sen yalnızlık nedir bilir misin hiç! Sevdiklerin, can yoldaşlarının olmadığı, ev de bir çocuk sesine hasret kalındığı, o yorgun bedeni ile bir heves ile hazırladığı, bin bir çeşit yemek olan sofraya yalnız oturmanın acısını bilir misin hiç. Bey, gelecekler artık gel içeri, üşürsün hasta olursun diye, kapı da evladını beklemenin acısını bilir misin hiç, gözü kapı da kulağı zilde olmanın, yüreği buruk olmanın. Nerden bileceksin ki sen. Çünkü tatil beldesi, heves ve arzular sana, ya yarın sende bu duruma düşeceksin, ‘ne yaparsan onu biçersin’ sözünü unutturuyor, çocuklarına çok güzel örnek olmana sebep oluyor. Azıcık için de Allah korkusu varsa, azıcık bir vicdan kaldı ise, bari bayramlarda, bari bir- iki gün ya; o senin, torunlarının yolunu bekleyen, şefkat elini vereceğin anne-babana ayır. Çünkü onlar seni bu günlere getirip, kendilerini terk edesin diye, o kadar zorluklara göğüs germedi. Onların sadece istediği sevgi, senin makam- mevkiinde, paranda gözü yok onların. Olsa daha da sevinirler, onların gözü senin yolunda, onlara gideceğin kapının yolunda. Bu yolları, bekleyen için acıya çevirme, gitmeyerek gönüllerini yıkma. Gel bu bayram, onların bayramı olsun, YARAB onların dualarını geri çevirme… BAYRAMLARDA BAYRAM OLA Güneş yükselmeden kuşluk yerine Bir adam döndü evine Oturdu sessizce yer minderine Kızı ‘BAYRAM’ dedi, yalın ayaklı Adam, ‘BAYRAM’ dedi, tam ağlamaklı. Eli öpüldükçe içi burkuldu Konuşmak istedi dili tutuldu Güç bela ağzından bir ‘OF’ kurtuldu Oğlu ‘BAYRAM’ dedi sırtı yamalı Adam ‘ HE YA’ dedi, gözü kapalı. Düşündü kış yakın, evde odun yok Yemekte yağ yok, çuvalda un yok Yok, yoka karışmış; tuz yok, sabun yok Avrat ‘BAYRAM’ dedi eğdi başını Adam ‘EVET’ dedi sıktı dişini. Çalışsa ne iş var, ne cepte para Dağ oldu içinde büyüyen yara Dikti gözlerini karşı duvara Takvim ‘BAYRAM’ dedi, silindi yazı Adam ‘ÖYLE’ dedi, boğazında sızı. Döndürse yönünü herhangi bir dosta Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta Aylar, yıllar, günler erirken yasta Yer-gök ‘BAYRAM’ dedi ağzını açtı Adam sonunda ‘BAYRAM’ dedi, evinden kaçtı…

Nursel Yılmaz. IP: 212.175.112.xxx Tarih : 16.01.2007 13:08:19
Bence yaptığınız site çok öğretici birşey.Teşekkür ederim.