21
Şubat
2026
Cumartesi
BAYBURT

Bir profesör 40 yılda yetişir

Bu İlk Yazımda Herkese Merhaba Diyerek, Van Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın' ın Tutuklanmasından Dolayı Üzülerek, Başka Bir Profosör'ün Geçmişteki Yaşantısı, Çalışmaları ve Kimsesiz Kalarak, Ortadan Kaybolmasına Dikkat Çekmeye Çalışmak İstiyorum. Van Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın' ın Olayı Adli Merciler 'de Olduğun'dan Ona Bir Yorum Getirmek İstemiyorum.Çünkü Olay Hakkında Geniş Bilgi ve Belgeler Henüz Ortaya Koyulmamıştır.Sadece Şunu Belirtmek İsterim.Rahmetli Babam Mürsel Gider Efendi Bilim Adamları ile İlgili Konu Olduğunda Şöyle Derdi: -Oğlum Bir Profosör Kırk Yılda Yetişir.Profosörler Bilim Adamlarıdırlar.Onlar'dan Bir Şeyler Öğrenmeye Çalışmalıyızdır.Onlara Saygılı Olmalıyızdır. Babam'ın Bu Sözü Aklıma Geldiğinden Olsa Gerek Bir Rektör'ün Tutuklanması Pekte Hoş Değil Bence.Sade Şimdilik Bunu Söyleyebilirim.Fakat: Şimdi Sizleri Yıllar Öncesi Sahip Çıkılmayan veya Çıkılamıyan Ömrünü Bilime Adamış Bir Profosör'ün Çalışmalarına ve Yaşamını Gözler Önüne Getirmeye Çalışacağım.

Bakınız Türkiye' de İlk Kanser Vakfı Kurucuların'dan Olan Zakkumu Bulan Dr. Ziya Özel 'in Hocası Olduğu Bilinen ve Neden? Nasıl? Niçin? Nerde? Ne zaman? Öldüğü veya Öldürüldüğü Bilinmeyen Prof.Dr. Fatma Perihan Çambel' in Bilinen Büyük Kütüphanesi Tarümar Olmuş, Hazinesi İse Kim veya Kimler Tarafından Götürüldüğü Bilinmemekle Birlikte Her Nedense Bu Değerli Profosör'ümüze Neden Sahip Çıkılmadığı'da Meçhuldur.Profosör Dr. Fatma Perihan Çambel 'in Yaşamı ve Çalışmaları Hakkındaki Araştırmalarımı Aynen Aşağı'ya Alıyorum.

BİLİM KADAR MÜZİKLEDE UĞRAŞTI

Ayşe Remziye(Sadrazam İbrahim Hakkı Paşa' nın İle Hasan Cemil Çambel 'in Eski Emekli Albay ve Bolu Milletvekili) Büyük Kızları 4.5 Yaşında Berlin' e 6 Yaşında Loosee İlkokulun'da ve Yazın Alman Proğramı 1923' te İstanbul 'a. 1926 'da Arnavutköy Amerikan Kolejine. Biyoloji ve Piyano Dersleri, Piyano Öğrencisi Ferhunde Remziye ve Vedide Baha İle Sınıf Arkadaşı.Piyano'yu Bıraktı.Biyoloji'den Mezuniyet 1928. PCN Mezunluğu. 1932 'de Atina, Roma ,Paris Kanser Enstitüsün'de Doku Kültürü 1 ay :Prof Verne İle.İstanbul Tıp Fakültesi Mezunluğu.Patolojik Anatomi Asistanlığı(1934-1936): Prof.Sehwartz İle İç Hastalıkları Asistanlığı(1936-1938):Prof Neşet Ömer İrdelp İle. Gureba Hastanesi Patalogu (1938-1946): Yayınlar 1947-1948 Ankara Hıfzısıhha Enstitüsün'de Mütehassıslık. 1947' de Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu'nu Kurdu.Prof.Dr.F.Perihan Çambel' in Türk Delegeliği İle Uluslararsı Kanser Kongresi St.louis. Mo. 3 Ay Amerika Bilimsel Gezisi. 1948' de Amerika'ya Özgün Araştırmacı Olarak St.louis. Mo. de Barnand Kanser Hastanesi ve Sonra Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi.2 Yıl Fluoresans Misroskopi İle Maymun, Sıçan Derisin'den Kanser Sorunları Araştırmaları. 1949-1952 : Flori'da Üniversitesin'de Kanser Araştırma Profesörü (Dr.Ray. Ordinaryüs Yani '' Full Profesör.''

YILLARINI ARAŞTIRMALARA VERMİŞTİ

Çambel' in Araştırmaları: Sıçan'da Mide'den Boyalar'ın Geçişi Kanser Yapan ve Yapmayan Maddeler'in Mide Mukozası'na Etkileri Fare İle Sıçan Mideleri'nin Histokimyasal Ayrılıkları Fare'de Deneysel Mastooytoka (Mast Hücresi Uru) Teşekkül'ü ve Histokimyasal ve Patoloji Araştırmalar. 1949. 1952 :Kanser Patoloji Dersi'nin Verilmesi. 1952 - 1963 : Türkiye' ye Kendi Arzusu İle Dönüş.Ankara Numune Hastane'sine Patolog Olarak Tayin ve Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Genel Sekreter'liğine Seçilmesi ve Arkadaşları'nın Aleyhine Uğraşmaları ve Onu Diyarbakır Devlet Hastane'sine Pataloğu Tayin Teşebbüsleri. Araştırmalar - Yayınlar : Kanser Hastane'sini İnşa Eden Ahmet Andiçen' in İşleri Hakkında 3 Aleyhte Mimarlık Raporu Hazırlanması. 1963 - 1965 Harp Okulun'da 3 Ay Mahkumiyet. Ankara ve Sivas Ceza Evleri 2 Yılın Dolması. Avrupa Kansercileri'nin Sivas' a Profesör Yollamaları.

BÜTÜN HAKLARINA KAVUŞTU

1965 Özgürlü'ğe Kavuşma. 1965. Muayenehane. Kanser Hastanesi'nin Pataloğu'na Tayini. 1968 : Patoloji Laboratuvarları'nın Kurulması ve Personel'in Yetiştirilmesi. Muayenedeki Eşya'nın ve Kitaplar'ın Kanser Hastanesi'ne Götürülüşleri. Gidip, Gelmelerdeki Zorluklar'ın Yenilenmesin'de Kanser Hastanesi'nin Karşısındaki Müesseseler'den Ekseri Kişiler'in Prof. Çambel' i Desteklemeri. Paris' ten Vaktiyle Getirdiği ve Sonra Getirttiği Kanser Enstitüsü Dosyaları'nın Kayboluşları ve Bulunamayışları.TNM Üzerine Bilimsel Makalesi'nin Kanser Dergisi Heyetin'ce Kabul Edilmeyerek ,Kanser Hastanesi Kulakçısı'nın Makalesi'nin Kabul Edilişi. Kanser Hastanesin'de Uygunsuzluklar. Bir Memur'un Mahkeme'ye Verilşi. Mahkeme'nin Dava'yı Yetersiz Delil'ler Yüzün'den Reddedişi.Profesör Çambel 'in Aleyhine Tertipler.Nihayet Hastane'den Atılması.Örnek Olmaya Çalışmalar Karşısın'da Bunun Karşısın'da Olmaya Uğraşmalar Sayesin'de ve Nihayet Akli Muvazenesi'nin Bozuk Oluşu İddiasıy'la Kanser Hastanesin'den Çıkarılma. Romanya'dan Prof. Costaehel' in Bir Kanserci Dr. Hanım'ı Eve Kapanmış Olan Prof. Çambel' e Görüşmesi İçin Yollaması. Prof.Çambel' in Aklen Hasta Biri Olmadığına Şahit Oluyor. Prof. Çambel' le Bir Yıl Süre Kalışı.

NUMUNE HASTANESİ : Baştabip Dr. Münif İslamoğlu' nun Prof. Çambel' i Oraya Gelmek Üzere Davet Edişi ve Kendi Odasın'da Gömlek Ölçüsü Yaptırışı. Bir Süre'de Ora'da Çalışması. (Resmi Patoloğ Eski Asistanı Dr. Fahrettin Koparal' dı.)

ELEKTRON MİKROSKOPİ : Gülhane'de Prof. Dr. Kılıçturgay Tarafın'dan Verilen Elektron Misroskopi Kursuna (2 aylık ) Gidiş. Kendisine Gülhane Komutanı Tarafın'dan Belge Verilişi. Prof. Çambel Gülhane'de Düşük Frekanslı Ak Fareler'de Spontan, Meme Kanser'i Saptadı ve Bunlar'a Elektron Misroskopik Muayene Edilenler'de a ve b Virüsleri Buldu. Fareleri'de Numune Hastanesi'ne Taşıdı ve Üretti Sonra Hacettepe Tıp Fakültesi'ne Götürdü. Oradaki Bir Yangın'da Çambel' in Virüsasosya Mem Kanser'li Fareler'in Hepsi Ölmüş! Çambel Tekrar Eşyalarını Alıp Eve Götürdü.

KANSEROLOJİ VE EKOLOJİ DERNEĞİ : Prof. Çambel 1975 'de Kurduğu Kanseroloji ve Ekoloji Derneği Başkan'lığı Yapmaya Devam Etmektedir. Her Yıl özellikle virüs üzerine yayın yapıyor ve ekolojide Kütüphanecilik Konusun'da Son Yayın Kendisi ve Yardımcıları Tarafın'dan Yapıldı.

ULUSLARARASI EKOLOJİ VE KANSEROLOJİ DERNEĞİ : 1973' den Beri Belçika' da Ekoloji ve Kanseroloji Derneği' nin Toplantıları'na Gidiyor. ( Davet Üzerine ) İki Yıldır Türk Parası'nın Düşüklüğün'den Dolayı Gidemedi. Bu Yıl Gidecektir.Virüs Üzerine Çalışmaları'nı ve Bunların Yayınlanmasını Sürdürüyor.

ÖDÜL : Belçika' da Çalışmaları İçin Altın Madalya ve Ayrıca Komutan Rütbesin'de Nişan Aldı. (1973) İstanbul' daki Onkoloji Derneği Tarafından ( Prof. Dr. Nejat Bilge ) Onursal Üyelik ve Şilt Verildi. Eylül 1981' de Türk Tarih Kurumu Kongresin'de ATATÜRK 'ün Müzik Devrim'i Üzerine Bir Bildiri Verdi. 1982' de Bunu Manevi Cihazlama Derneğin'de Tekrarladı.

KANSER KONSEY ÜYELİĞİ : Dr. Kemal Demir Sağlık Bakan'ı İken Büyük Bir Komite Şeklin'de Kanser Konseyi Teşkil Edildi. Dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk O Zaman'ki Genel Sekreter'e Sağlık Bakan'ına Bir Mektup Yazarak, Prof. Çambel' in Konsey'e Dahil Edilmesini İstedi. Konsey 2.5 Ay Süre İle Çalışıldı. Konsey Başkan'ı İstanbul Üniversitesin'den Rahmetli Prof. Dr. Bedri Gorbon idi. Görülen Lüzum Üzerine Bir Örnek Kanser Hastanesi'nin Proğramı Yapıldı. Sonra Özel Komisyonlar'a Üyeler Seçildi. Fakat; Bu çalışmalar'dan Sonra Ankara' da ve İstanbul 'da Temelleri Atılıp, İnşaatları'na Başlandığı Halde Bunlar'da Bir Yolsuzluk Gözlenmiş(?) ve İnşaat'ın Durmuş Olduğu Söylenmiş : Sağlık Bakanlığın'daki Kanser Müdürlüğü Kaldırılmıştır.O Gün İstatistik Enstitüsün'den Prof. Çambel' e Dernografi Müdürü Çeşitli Yıllar'ın İstatistik Kitaplarını Getirdiği Halde Bunlar'da Eksikler Saptanmıştır.Çünkü Bu İşler'de Çalışan Hiçbir Doktor Yoktur ve Doktorlar'a Yer Verilmemektedir. Oysa Kanser'in Arttığına Dair ( Türkiye'de) İntibalar Çok Kuvvetlidir.Kanser Sorunu'nun Yeni'den Devlet'çe ve Hükümet'çe El'e Alınması Gereklidir. Asya Ülkeleri'nin Çoğun'da ve Küçüklerin'de Bile Resmi Kanser Proğramları Vardır. Bunlar Yasalar Veya Bunlara Yakın Olan Tedbirler'le Ortaya Konmuş ve Çalışmaktadırlar. Türkiye Bu Konu'da Asya Ülkelerin'den Geride Kalmıştır.Oysa Bütün Avrupa Ülkelerin'de Kanser Teşkilatı Vardır.Sonuç Olarak Dünya' da Kanser Çalışmaları Üzerine Ün Yapmış Altın Madalya Almış, Şilt, Nişan Almış Olan, Altı Yabancı Dil Bilen Çok Yönlü Çalışmalara İmza Atmış Olan Prof. Dr. Fatma Perihan Çambel' in Çalışmaları, Kütüphanesi, Keza Hazinesi! Kim Veya Kimler Tarafın'dan Sahiplenildiği Bilinmemekle Birlikte Profesör'ün Nerde? Ne Zaman? Nasıl ?Öldğünün'de Aydınlatılması Gerekmektedir.( Not: Edinilen Bilgilere Göre; Prof. Dr. Fatma Perihan Çambel' in Kız Kardeşi Şu Anda Adana Çukurova Üniversitesin'de Çalışmaktadır. prof. Dr. Halet Çambel. Gazeteci-Yazar Erdem Yücel' in Hocası Olduğu Bilinmektedir.

yukselgider@hotmail.com

Yüksel Gider
Yayın Tarihi : 22 Ekim 2005 Cumartesi 20:31:38


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ayça IP: 81.215.79.xxx Tarih : 30.12.2005 15:36:47
ülkemizdeki hangi bilim adamımıza sahip çıktıkki! bu profösörede çok yazık olmuş.hayatını bilime vermiş.sonu hüsran olmuş.çok üzücü bir durum.

fatih bilici IP: 193.255.251.xxx Tarih : 25.10.2005 15:41:05
Burada sayın yetkililerin yapmık istedikleri bir rektörün şahsında bilimi inkar, hurafelere davetiye çıkarmaktır. Daha kısa bir süre öncede üniversitelerde araştıırmalar için ayrılan paralara el koymak isteyenler de bunlar değillermiydi. Ülkemizde insanlara yararlı buluşlar yapmak ne zaman serbest oldu ki zaten Dr.Ziya" nın NO2 sini kimler kullandılar, sanırım bodrumda idi adamın birisi bir deniz altı yaptı, nerdeyse adamcağızı öldüreceklerdi. Garip ama maalesef ülkemizin gerçeği bu...

hasan IP: 81.215.65.xxx Tarih : 5.03.2006 17:58:53
Bu profesörün hayatını okudum. Çok üzüldüm.Kendini bilime adayan bir profesöre çok köstekler çıkmış.Onlara nazaran mücadelesine devam etmiş.Bu profesörün kütüphanesine sahip çıkılmalıydı en azından.

mustafa IP: 81.215.65.xxx Tarih : 5.03.2006 17:56:27
Profösöre allahtan rahmet diliyorum.Yetkililerinde bu durumu aydınlatmasını istiyorum.Ne olmuş bu profesöre nasıl ölmüş? nerde ölmüş? en azından bunlar ortaya çıkarılmalı diye düşünüyorum

sevgi IP: 81.215.65.xxx Tarih : 5.03.2006 18:03:20
Kenthaberin iller arşivini ara sıra takip ediyorum.Bu yazı gerçek bir kişinin hayatını ortaya koymuş.Bu profesöre üzülmemek içten bile değil.Bu insanın ölümü açıklığa kavuşturulmalı yetkililer tarafından.Yazarın dediği gibi kütüphanesi,varsa hazinesi bulunmalıdır.Kanser üzerine bile çalışmaları var.Sağlık Bakanlığı bunları su yüzüne çıkarmalı ve Türk Tıp'ına yararlandırmalıdır.

duygu IP: 81.215.65.xxx Tarih : 5.03.2006 18:07:25
Yazar güzel bir araştırma ortaya koymuş.Bu profesörün kardeşi olduğundan bahsediliyor.Kardeşi bu konuda neden? bir açıklama yapmıyor acaba!Kendini bilime adayan bir kişi böyle faili meçhulmu? kalacak!!Normal ölümse oda açıklanmalıdır.Veya bu profesörün çalışmaları nerde? bu Ülkemizin Tıp'ına yarayacak kanısındayım.Yazık olmuş.Bu profesöre ömrünü bilime ver.nasıl öldüğün bilinmsin!!! çok üzüldüm doğrusu.

yüksel mehmet IP: 81.215.65.xxx Tarih : 5.03.2006 17:53:33
Ülkemizde bir çok buluş ortaya koyan var ama; maalesef sahip çıkacak kimse yoktur.Bu profesörde aynı olmuş.Ancak: bu profesörü saydıyla anıyorum. çünkü hayatını bilime vermiş ve bilim yolunda ölmüş.saygılar

hulki erden IP: 88.234.53.xxx Tarih : 26.09.2010 01:41:06

kendisini babamın yanında çalışmış olmasından dolayı tanıdım..oldukça küçük yaşlarda idim..bilimsel kariyerini daha sonra öğrendim..yalnız çok çalışkan olduğunu,babamın anlattıklarından biliyorum..ahmet andiçen kanser hastanesini yapılışı sırası idi hastane araçları ve ekipmanları yeni yeni alınıyordu o sıralar yaşım 10,12 civarında idi... birkaç kez evine babam götürmüştü..masasında bulunma şerefine eriştim..özellikle yaptığı makarnasını yediğimide hatırlıyorum..burada beni etkileyen yönü..beni müzik odası denilen bir odaya götürdüğünü hatırlıyorum, yaşamımda böylesine tavanlara kadar dolu bir plak arşivi gördüğümü anlatsam sanırım kimse inanmaz..içlerinde birer düzine plak olan 33'lük klasik seriler bulunmaktaydı..bunları herzaman dinleyebileceğimi ama götürmemi istemediğini söylemişti..daha sonra evinin her tarafının kitaplarla dolu olduğunu ve anlayamadığım yabancı dergiler ve dosyalar olduğunu hatırlıyorum..bana ömer hayyamın 1939 baskısı olan ingilizce rubaisini hediye etti..yaşım 63 oldu ama,bu kitabı,kütüphanemde hala saklamaktayım..daha sonraları hayat gailesi pek yaşamını takip edemedim..nur içinde yatsın...