21
Şubat
2026
Cumartesi
BAYBURT

Çoruh Nehri'nde boğuldu

Bayburt'ta, serinlemek  için Çoruh Nehri kenarına giden bir genç, çalılara takılan ağını kurtarmak isterken suda boğuldu. 

Edinilen bilgiye göre, bugün öğlen saatlerinde Kaleardı mevkiinde kardeşi Sefa Açıkgöz ve arkadaşı İsmail Akdeniz ile birlikte Çoruh Nehri kenarına giden Muammer Açıkgöz (15), balık tutmak için Çoruh Nehri'ne ağ attı. Bir süre yüzen ve sudan çıkan genç, daha sonra balık ağının çalılıklara takılması sonucu tekrar nehre girdi ve bir daha dışarı çıkamadı. Kardeşi ve arkadaşının haber vermesi sonucu Erzurum ve Gümüşhane'den gelen Sivil Savunma dalgıç ekibi, Muammer Açıkgöz'ün cesedini sudan çıkardı. Yenişafak Gazetesi Bayburt Temsilcisi baba Süleyman Açıkgöz, olay sonrasında geldiği Kaleardı mevkiinde oğlunun cesedini çıkarılması ile gözyaşlarına boğuldu.
iha
Yayın Tarihi : 9 Ağustos 2006 Çarşamba 05:05:59
Güncelleme :16 Ağustos 2006 Çarşamba 17:37:03


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
mustafa yılmaz IP: 85.97.32.xxx Tarih : 26.09.2006 15:04:38
Allah ailesine sabır versin lütfen çouklarımıza sahip çıkalım

turgut bozo IP: 85.104.55.xxx Tarih : 19.11.2006 14:19:54
benim en iyi arkadaşım idi muammerle çok iyi gnler geçirdik

HÜSEYİN KUTGÜN IP: 213.232.52.xxx Tarih : 9.08.2006 09:53:17
Sevgili üleyman abimize,ailesine başsağlığı dilerim.vefat eden kardeşimizede ALLAH(cc) rahmet dilerim.

Muhammet Ali Colak IP: 84.58.192.xxx Tarih : 10.08.2006 15:46:46
öncelikle ölen kardesimize Yüce ALLAHTAN rahmet kederli ailesine bas sagligi dilerim. Umarim bundan ders alinir ve birdaha böyle genclerin hayatina mal olmaz saygilarimla

SÜLEYMAN AÇIKGÖZ IP: 85.98.20.xxx Tarih : 16.08.2006 21:19:26
“İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN” GAZETECİNİN OBJEKTİFİ BU KERE, SUDA BOĞULAN OĞLUNU ÇEKTİ “İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN”: Muhakkak ALLAH vardır ve hepimiz O’na döndürüleceksiniz (AYET-İ KERİME). 08 Ağustos 2006 Salı günü öğle üzeri kardeşleri, arkadaşları ile birlikte Çoruh Nehrinde yüzmeye giden Muammer AÇIKGÖZ , suyun çekimine kapılıp, boğularak yaşamını yitirdi. Bayburt Sıla Gazetesi’nin Yayın Ailesi içerisinde yer alan, Yeni Şafak Gazetesi’nin Bayburt Temsilcisi, Kent Haber’in Bayburt il Editörü de olan Süleyman AÇIKGÖZ’ün oğlu Muammer AÇIKGÖZ (15), serinlenmek için kardeşleriyle, arkadaşlarıyla birlikte Çoruh Un Fabrikası’nın hemen yanındaki yerde Çoruh’a girmiştir. İki kere aynı yere dalış yapan AÇIKGÖZ, üçüncüsünde “Tandur” olarak adlandırılan suyun dönerek aşağıya çektiği bir yerde bu akıntıdan kendisini kurtaramayarak suyun derinliklerine doğru gitmiştir. Muammer AÇIKGÖZ’ün dulunduğu sudan çıkmadığını gören yanındakiler durumu anlayınca çevreye duyurmaya başlamışlar. Bir ara (4-5 dakika geçtiğinde) bir kolu suyun yüzüne çıkan Muammer AÇIKGÖZ, yeniden suyun dibine doğru inmiştir. Abisi Onun cesedini çıkarmak istemiş, oda aşağıya doğru çekildiğini anlayınca zorla kendisini dışarı atmıştır. Olayın duyulması üzerine Bayburt Valisi, Emniyet Müdürü, Sağlık İl Müdürü, Bayburt Sivil Savunma Müdürü, diğer birçok yönetici olay yerine akın ettiler. Anında Erzurum ile Gümüşhane’den dalgıç istenmiş, onlar gelinceye kadar Muammer AÇIKGÖZ’ün cansız cesedi su içerisinde kalmıştır. Babası Süleyman Açıkgöz ;”Oğlumuz Muammer Çoruh Nehrinde kardeşi ile arkadaşlarıyla beraber hem kır, hemde yüzmek için gitmişler, orada bir zaman sonra üzere elbiseleri nehri karsı tarafında almak için yüzerek geçerken tandur denilen yerde boğulmuştur. Allahın kaderi ne ise odur,evladımızı Bizim için bir emanettir. “Allah verdi ,Allah aldı”. Dedi . Olay yerinde 112 Acil Servis’inden, Sivil Savunma Ekibine, İtfaiye’den Emniyet görevlilerine kadar Bayburt İli’nin neredeyse bütün birimleri buraya taşınmışlardır. Gümüşhane ile Erzurum’dan gelen Dalgıç Ekipleri işbirliğiyle, söz konusu yere dalarak, Muammer AÇIKGÖZ’ün cansız bedenini sudan çıkardılar. Olay yerinde herhangi bir taşkınlığa engel olabilmek için burada bulunan Polis Memurlarının çokluğu yanında disiplinli, olgun bir davranışla görevlerini yerine getirmeleri ilgiyle izlenildi. Sudan çıkarılan AÇIKGÖZ ambulansla Bayburt Devlet Hastanesi’ne götürülmüş olup, burada yapılacak işlemlerin peşine yarın (09 Ağustos 2006 Çarşamba günü) İkindi Namazının peşine Şingah Camii’nde Cenaze namazı kılınarak Asri Mezarlık’ta toprağa verilmiştir. SÜLEYMAN AÇIKGÖZ / BAYBURT

MİKAİL ALTUNCU IP: 88.224.234.xxx Tarih : 15.08.2006 00:24:32
Öncelikle vefat eden kardeşimizin alisi olan SÜLEYMANAÇIKGÖZ ve AİLESİNE başsaglıgı dılerım.Bu olayın olması üzerine inşallah ders alınır ve baika olaylara yol çıkmaz.

SÜLEYMAN AÇIKGÖZ IP: 85.98.20.xxx Tarih : 16.08.2006 21:14:25
kenthaber yetkilerine;Haberin aslı budur,gündemde çikan haberler benden bilgi alınmadan kendi,kendilerine uyduruk haber yazdılar. Allaha şükür ,halkın karsısında medeniyetimle ayakta dik durdum. Oğlumuzu Çoruh Nehrinde boğulup 3-4 saat geçmesine rağmen beni sevenler ve halkımız daima yanımda olduğu mühdetçe üzüntümüzü belli etmeden dalgıçların gelene kadar ayakta bekledim.Bir Tarafta Türkiyenin tüm il ve ilçenin bana gelen telefonlara bile hem çevap vermeme rağmen fotoğraf makinesi ile görüntü aldiğimda şoğuk kanlı idim."ALLAH verdi,ALLAH Aldi"mesaj verdim.Bu inançimiza ötürü halk hayran kadılar.işte ben buyum.sadaklarımla teretütsüzALLAH'ın emirleri ne boynum kılda incedir. selamlar 16,08,2006 SÜLEYMAN AÇIKGÖZ./ BAYBURT

adem durulmuş IP: 85.104.189.xxx Tarih : 13.09.2006 09:46:47
“DEĞERLİ DOSTUM SÜLEYMAN ABİYE: Değerli Ağabeyim, kadim dostum. Oğlunuzun vefat olayını Ankara’da öğrendim. İnan ki çok üzüldüm. Çünkü evlat acısı nedir yaşamadım ama, yaşayanlardan duydum. Bir şeyi duymak önemli değildir, önemeli olan onu yaşamaktır. Bunu için acını anlıyor, Allah’tan sabır diliyorum. Değerli dostum.Sana başsağlığı için telefon açtığımda,senden duydukalarım karşısında sevindim. Hem senin adına hem de şehit olan o fidan adına. Diyordiki bana ‘Allah verdi, Allah aldı’. İsyan etmiyordun, yaka-paça dövünmüyordun. Hayatın gerçeği olan ve her an yanımızda hissettiğimiz ölümü, anladım ki çok güzel idrak etmişsin. Zaten senin gibi inançlı kimseye de bu yakışır. Evet kardeşimiz gençti, fidandı. Büyüyüp dallar verecekti, yemyeşil olup etrafa güzel görüntü verecekti, kendisi gibi fidanlar yetiştirecekti. Ama Allah’ın takdiri, elden ne gelir. Ne mutlu sana ki,dinine bağlı, Baybrut’ta adı hiçbir pis olaya karışmayan fidanlar yetiştirmisiniz. Bu onur bu gurur sana yeter. Baybrut’ta ailesinin adını, şerefini, haysiyetini, namusunu ayaklar altına alan gençler de var. Bunların aileleri acaba eserleri ile övünüyorlar mı? Genç yetiştirmek bu devirde inan ki zor. Bu gençler kolay kazanılmıyor ama kolay yitiriliyor. Ölüm onları yitirme değildir. Aşığı maşukla kavuşturmadır. Esas yitirme, kendi şeref ve namusunu evladı ayaklar altına aldığı zaman olur. İşte bu bir ailenin, bir toplumun felaketidir. Bu yüzden hiç üzülme. Sen evlat yitirmedin. San ahirette sevap kazandıracak, şefaat edecek günahsız, şehit yavruyu ebedi aleme yolladın. Ne mutlu ona. Şehit diyorum. Çünkü suda boğulan, alevler arasında yanan, doğum esnasında ölen kadın şehitdir. Hele günahsız bir fidan. Şimdi sen dostum bu acıyı yaşadığından, filistinde ölen o anne-babaları daha iyi anlarsın, daha iyi kavrarsın. Onlarda senin çocuğun gibi hiçbir günahı yoktu. Ama kader onları şehitlikle müjdelemişti. Sen bunları daha iyi anlarsın. Ateş düştüğü yeri yakar. Bizlerinde bu yaşanan olayları görmemiz, bir şeyler yapmamız için illa ocağımıza ateş düşmesimi lazım, illa bir evlat yitirmemiz mi lazım. Allah bize de hidayet verede o kimsesiz, o masum insanlara yardım etsek. Çünkü çoğu yetim kaldı. Aç-susuz kaldı. Evsiz-barksız kaldı. Bizler lüks içinde yaşadığımız hayatı, yitirmeyeceğimiz ne malum. Bu sağlığın bizde kalacağı ne malum. Uzun süre yaşayacağımız ne malum. İşte örneği 10 günlük bebek şehit ediliyor, katlediliyor. İşte hayat kadim dostum. birisi evladını yitirir, birisi babasını, diğeri anasını. İnanan insan senin gibi olayı metanetle karşılar, inanmayan ise felaketle karşılar. Bu açıdan bir yandan yitirdiğin evladın için üzüldüm, diğer yandan da kazandığın mükafat için sevindim. Ve geçen haberini de okudum. İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN. Senden geldik yine sana döndürüleceğiz. Ya Rab. Senden günahsız bu dünyaya geldik. Saf ve temiz, masum, kibirsiz, gurursuz. Yine bizleri öyle haşret. Senden çıplak geldik, yine çıplak gideceğiz. Mal-mülk bu dünyada kalacak, götüreceğimiz sadece bir kumaş parçası. O parçayı da helalinden nasip et. Bize şerefli, namuslu yaşamayı nasip et. Ve şerefimizi, namusumuzu ayaklar altına alacak evlatlar nasip etme. Bu vesile ile tekrar başın sağolsun diyorum. Sen ve ailene sabır diliyorum. Adem DURULMUŞ”

yüksel gider IP: 85.101.246.xxx Tarih : 10.08.2006 21:52:57
Değerli Kardeşim Süleyman Açıkgöz'ün Oğlu Muammer'in Çoruh Nehir'de Boğularak Ölmüş Olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.Çok üzüldüm.Değerli Açıkgöz Ailesi'nin Başı sağolsun.Allah Sabırlar versin.Allah Başka Keder Göstermesin İnşallah.Allah Rahmet Eylesin.

Yunus Emre POSKOV IP: 81.215.50.xxx Tarih : 9.08.2006 21:47:11
Değerli Arkadaşım Hikmet Açıkgözün Kardeşi Olan Muammer Açıkgöz kardeşimize Cenabı Allagtan Rahmet Dileriz Vefat eden Muammer Açıkgöz Kardeşim Benim Kapı Komşumdu Kenidisini Çok iyi tanırdım Allah Rahmet Eylesin Allah Anasına Babasına Sabır Versin

veyşel gider IP: 85.104.91.xxx Tarih : 17.08.2006 16:52:25
GÜNDEM Veysel GİDER “İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN” Bilindiği değerli arkadaşımız Süleyman AÇIKGÖZ’ün göz nuru bir çocuğu Çoruh Nehrine serinlemek için dalış yapmış, gidiş o gidiş... ALLAH Rahmet etsin; Cenab-ı Hak geride kalanlara sabırlar versin... Onlara hayırlı gelecekler versin. Cenab-ı HAKK Ayet-i Kerime’sinde buyuruyor ki: “İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN” Yani: << MUHAKKAK ALLAH VARDIR VE HEPİMİZ O’NA DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ. >> Bir inanmış Müslüman olarak inanıyoruz ki, bu dünya geçici; öbür dünya ise ebedi bir yaşamın sürüleceği bir yer. Onun içindir ki, Müslüman olan bir kişi geleceğini yok etmemek için bu dünyasında daha doğru bir yaşam sürmek ister. Hiç kimseye kötülük etmemek ister. Niçin? Müslümanlar bilir ki: Bu gün yapılan iyilikler olsun, kötülükler olsun teker teker sorulup, Cennete, yada Cehenneme gitmesine neden olurlar. Rahmetli öğretmenim Mürüvvet (ENKAVİ) Hanım 5.Sınıf sınavları anında Dindersi’nden bana bir soru sormuştu: “-Oğlum dört büyük Meleği bana say?” Bende dört büyük meleğin adlarını saydım: “- Azrail, Cebrail, İsrafil, Mikail...” dedim. Bana bu büyük meleklerin görevlerini sordu; onları da doğru olarak anlattım. “- Peki oğlum, dedin ki: Azrail’in görevi İnsanların canlarını almaktır. dedin.” “- Evet!” dedim. “- Peki yavrum bu meleği seviyormusun?” Hiç şaşırmadan karşılık verdim: “-Öğretmenim, O’nu da hepsini de seviyorum. Çünkü ALLAH’ın verdiği emirleri yerine getiriyorlar...” Allah Rahmet etsin çok Hanım bir öğretmen idi. Bana teşekkür edip, sınav yapılan sınıftan dışarıya çıkardı. Demek istediğim şu: O sıra benim yaşımın kaç olduğunu sayalım: (7+ 5+2=) 14, bu gün Allah’ın Rahmetine kavuşan Muammer kardeşimiz de 14-15 yaşlarında birisi... İnanıyorum ki, O benden dini konularda daha köklü bilgilerle donatılmıştı... İnşallah kardeşimiz Cennet’te yerini alır. Zaten çocuk adam; ne günahı olacak ki? Allah rahmet etsin. Tahsiratlarını affetsin. Geride kalanlara da sabırlar versin. Bir Müslüman “EMRİ Bİ’L-MA’RUF NEHYİ ANİ’L-MÜNKER”in anlamını bilip, onun gereğini yerine getirirse, onun yerinin Cennet olmadığını kim söyleyebilir? Bildiğiniz gibi: “ Emri bi’l, maruf nehyi ani’l-münker ” Kısacası: İyiliği emretme, kötülükten vazgeçirme görevi olarak bilinmektedir. Allah (C.C.) , Hazreti Adem (A.S.)’dan, Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimize kadar göndermiş olduğu bütün Peygamberlerine iyiliği emretmiş, kötülükten vazgeçirmelerini istemiştir. Cenab-ı HAK Kur’an-ı Kerim’inde: Al-i İmran Suresi, 104. Ayetinde: “Sizin içinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten vazgeçiren bir topluluk bulunsun.” Yine Al-i İmran Suresi, 110. Ayetinde: “ Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsizin. (Çünkü siz) iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah’a inanırsınız.” iye buyurmaktadır. Hazreti Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz de bir Hadisinde şöyle buyurmaktadır: “ Nefsim kudreti altında bulunan Allah’(a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder ve kötülükten yasaklarsınız ya da Allah size azab eder. Sonra Allah’a yalvarırsınız, fakat dualarınız kabul edilmez.”

Hayrettin DURAK IP: 85.98.55.xxx Tarih : 22.08.2006 22:46:40
“SEVGİLİLER DİYARINA YOLCULUK Hayrettin DURAK İnsan ölüme ve ahiret yolculuğuna her zaman hazır olmalı. Annesinin baş örtüsü gibi içi-dışı temiz bir şekilde öteden gelecek daveti beklemeli. Çünkü, ne zaman “gel” denileceği belli değil. Öyleyse her an temiz durmalı, saf kalmalı. Akıl, mantık, kalb, kafa, duygu ve düşünceleri daima berrak tutmalı ve gitmeye hazır durmalı. Aynı otobanlar gibi bu yolunda hususi bir çıkışı yok. Bu hayat yolunda da her yerde çıkış olabilir. Nasıl ki sağından solundan sağlam bariyerlerle çevrilmiş bir otobanda giderken bazen birden bariyerlerin açıldığını, dışarıya bir yol çıktığını ve bazılarının bu yolu takip ederek otobandan ayrıldığını görüyoruz; işte onun gibi hayat otobanında da yer yer çıkışlar vardır ve bizim çıkışımızın yolun herhangi bir bölümünde karşımıza çıkması muhtemeldir. O çıkışa hazır değilsek bir kazaya kurban gitmemiz de kaçınılmazdır. Mesela; birisinin içinden kendini beğenme hissi geçebilir. İşte tam o esnada “gel” derlerse, o zaman insan Allah’ın huzuruna bir Firavun gibi düşer. Ömür boyu ibadet ü taat içinde yaşamış ama sonunda kaybetmiş Bel’am b. Bauna gibi birisi olarak düşer. Evet hazır olmak lazım... Kendini rütbesiz bir nefer gibi görerek vazife yapmak gayreti içinde hazır olmak lazım. İnsan, O’nun varlığının ziyasının gölgesinin gölgesi; O olmasa hiçbir şey ifade etmeyen bir varlık. Öyleyse iddia niye? Varmış O’ndan, her şey O’ndansa iddia niye? Evet, bir hadis-i şerifte ifade edildiği gibi, “MEN KERİHE Lİ KAALLAH KERİHALLAHU LİKAEH- ALLAH’A KAVUŞMAKTAN HOŞLANMAYAN KİMSEYLE ALLAH’DA MÜLAKİ OLMAYI İSTEMEZ.” İşte, Allah’a kavuşmayı arzulama ölüme hazır olma demektir; ahirete, haşre, yeniden dirilmeye kat’i inanma ve ebedi saadeti yakalama azm u gayreti içinde bulunma demektir. Samimi bir kulun halide budur; o öteyi sevgililer diyarı ve ebedi saadet yurdu olarak bilir... Bilir de tertemiz olarak oraya gidip onlara kavuşmak için bu dünyada da hep saf ve duru bir hayat yaşayarak yolculuğa hazır, ötelere müstak bir tavır sergiler. Bununla beraber, bazı büyük zatların zahiren bakıldığında ölümden korktukları zannını hasıl edecek sözleri olabilir. Vazife ve misyon itibarıyla yapacakları şeylerle alakalı olarak, onların hayatta kalmalarına bağlı bazı hususların ihmali ve sarsılması endişelerini bir korku şeklinde algılama muhtemeldir. Mesela, “Ben ölürsem beni örnek alanlar nasihatlerimi dinleyenler dağılır; vahdetlerini koruyamazlar. Yapılması gerekli olan şeyleri aksar; kulluk vazifelerinde gevşeklik gösterebilirler.” Gibi mülahazalar olabilir. Çok nadir insanların varlığı başka insanların varlığını toparlayıcı olur. Sebepleri, izzet-i azametine perde yapan Cenab-ı Allah, (bazı) insanlara da bir misyon yüklemiştir. Onların yokluğunda iftirak ve tereddütler olabilir. Dolayısıyla O’nun gibi bir insanın ahireti istemesi kendi nefsi adınadır. Burada kalması ise, Efendimizin Miraç’tan nüzulü, tekrar aramıza dönmesi gibi dini adına olur. Bundan dolayı hayatına, sağlığına dikkat eder; yaşamak için değil başkalarını yaşatmak için dikkat eder. Oksijen insandır o. Yoksa Allah’a, Peygamber’e, haşr u neşre inanmış insan için ölüm rahmettir. İşte, bizim büyük zevatın ölümle alakalı endişe ifade ediyor gibi görünen sözlerini vazife ve misyonlarıyla irtibatlandırarak böyle yorumlamamız icab eder. Dosttan, ahbaptan ayrılma yer yer bir hicran şeklinde kendisini hissettirebilir. Zayıf bir rivayette, son günlerinde RESUL-Ü EKREM’in (S.A.V.) Ashab-ı Kiram Efendimiz’e bakarak duygulandığını anlatıyor. Dostların böylesi bir ayrılık askere gitmek gibidir. Hani anne-baba evlatlarını askere gönderirken ağlarlar. Buda askere gitme gibi muvakkat (geçici) bir ayrılmadır. Sonradan dirilmeye inananlar böyle inanır; hayatı bir askerlik, vefatı da bir terhis kabul ederler. Ayrılırken ağlayabilirler; fakat bu ağlama arzettiğimiz manada olur.” Yayın ailesinde bulunan Süleyman Açıkgöz’ün bu kederini paylaşır, Muammer Açıkgöz’e Allah’tan rahmet, kederli ailesi’ne Allah sabırlar versin der, Başsağlığı dileriz.

kader IP: 88.224.207.xxx Tarih : 25.12.2006 17:42:26
amcacım acınız çok büyük biliyorum ben sizide oğlunuzuda tanımam okudum ve çok etkilendim allah rahmet eylesin allah sizlere ömür versin oğlunuz allahın sevdiyi kuluymuşki allah onu yanına erken aldı amcacım allah size sabır versin allaha emanet olun

erdem taşdemir IP: 88.238.100.xxx Tarih : 10.03.2007 18:38:29
ALLAH*tan rahmet ailesine ise baş saglıgı diliyorum

arif ve turgut IP: 81.215.107.xxx Tarih : 8.02.2007 13:56:45
cok üzüldüm allah başka bişe göstermesin

vahdet açıkgöz IP: 88.224.204.xxx Tarih : 16.02.2007 13:29:46
selam biz vahdet ve sefa açıkgöz biz kardeşimizin öldügüne inanıyoruz.Çünkü onun canını allah verdi allah aldı. "BU DÜNYA FANİDİR AHİRET BAKİDİR DÜNYADA AZDIR KALIŞ EBEDİ SAADETE ÇALIŞ CÖMERT OLMAYA ALIŞ ALLAHADIR VARIŞ AHLAKIN GÜZELSE EĞER O HER ŞEYE DEĞER ÖLÜM İBRETE YETER SENİNDE ÖMRÜN BİTER LİLLAHİL FATİHA" "BAK ŞU ÇEŞMENİN HALİNE SU İÇECEK BİR TASI YOK KIRMA KİMSENİN GÖNLÜNÜ YAPACAK USTASI YOK"

zafer dogan IP: 88.249.64.xxx Tarih : 12.07.2007 14:56:50
zaferdogan ve elif ailesine başsaglıgı diliyoruz

bugra aslaner IP: 88.224.178.xxx Tarih : 13.09.2007 20:05:18

allah yardımcımız olsun


bugra aslaner IP: 88.254.227.xxx Tarih : 31.07.2007 15:39:10
başınız sagolsun ben buğra aslaner ankaradan ALLAH RAHMET EYLESİN

ali IP: 81.215.107.xxx Tarih : 9.02.2007 13:17:36
ALLAH HEPİMİZİ KORUSUN MUAMMER COK İYİ BİRİYDİ BENİM ARKADAŞIM İDİ BEN ALİ VE TURGUT

Kadir KIROĞLU IP: 212.175.112.xxx Tarih : 13.05.2008 12:28:42

görevlilerin bu konuda daha dikkatli olmaları gerekiyor.(Çatıksu Köyü)


---------------- IP: 78.175.159.xxx Tarih : 29.07.2008 14:13:02

Aldın tarlayı mereği Yıktın ocağı direği Suyunla nice yüreği Yakmadın mı deli Çoruh..


YUNUS EMRE KARAMAN IP: 81.215.87.xxx Tarih : 8.08.2008 08:52:51

ben muhammer açıkgözün arkadaşıyım muhammer açıkgöz çok efendi çok dürüst saygılı herkesi seven bir insandı bizde onu severdik onun aramızdan ayrılışına çok üzüldüm o daha çok gençti ama ALLAH sevdiği kullarını erken alırmış şimdi ise bize muhammer açıkgözün resimleriyle avunmak kalıyor ALLAH annesine babasına kardeşlerşne sabır versin BAŞIMIZ SAĞOLSUN!..


abdullah IP: 88.243.103.xxx Tarih : 21.11.2008 22:52:15

Allah Rahmet eylesin......


kübra dönmez IP: 88.250.60.xxx Tarih : 10.05.2011 15:00:54

 sefacım cnm kardeşim başın sağolsun abinin mekanı cennet olsun :(((