21
Şubat
2026
Cumartesi
BAYBURT

Gördüklerimiz...

Rahmetli Şaşkuni Baba’nın ünlü “Cimcime Sultan” çıkarmasında(?), bir aralık yanında bulunanlardan birisine dönerek şöyle söylüyor:
- ....oğul:
“ Sarı ineği satın verin borca,
Karıyıda alsın hoca!..” (1)

Rahmetli Şaşkuni Baba, Veysel GİDER, Mahmut KIRTAN birlikte, Bayburt Ziraat Odası’nda oturmuş sohbet ediyorlardı. Veysel GİDER kendisinin yazdığı birkaç şiirini üstada okuyup, onun görüşlerini almak istedi. Okuduğu birkaç şiirini seven Şaşkuni Baba, kendi adı geçen aşağıdaki şiir için “-Hiç olmamış...” diyerek beğenmediğini sözlerine ekledi.

ALACAYIDI

Şaşkuni duyduğunu bu acize anlattı
Dedi ki: - Dünya fani, baki: Sadece ALLAH...

Fakir bir kadın varmış, uzaklarda bir köyde
Beyinin ölümünde ağlayıp bakakalmış

Demiş ki:”- Canım çığsın, sakolu kumaş Ağam...”
Bu gizemli duruma duyanlar şaşakalmış

“- Gız essahdan varmıydı sakolu kumaşdan,
Vardıda görmedikmi kumaş olan sakolu”

“- Yoğudu” demiş üzgün, derin derin dalarak
“- Ama,” diye eklemiş, demiş: “- Alacayıdı...”

Düş bu: “ Yoğudu ama,” O’nca: “ olacayıdı...”
Temiz, güzel duygular, teselli bulacayıdı.
Bayburt, 26.03.1999 Cuma


Şaşkuni Baba’nın ölümünden sonra oğulları Şaşkuni’nin şiirlerini bir araya toplayıp, gözden geçirip kitap hazırlığına başlarlar.

Şaşkuni Baba şiirlerini dosyalar halinde ayırmış ve kendine ait olmayan diğer şairlerin şiirlerini topladığı dosyada toplamış, üzerine de “Bizim Olmayanlar” diye not düşmüştü...
Üç kardeş merak ederek, bu dosyayı da gözden geçirirler.

Bir bakarlar ki üç kardeşin Merdan’la, Selman’ın, birde Karabey’in ayrı ayrı fotoğrafları burada... Üç kardeşte ağlamaklıyken birbirlerine bakar gülmeye başlarlar. Birbirlerine sorarlar: “Bu dosyanın üzerinde “Bizim Olmayanlar” diye yazıyor; demek ki Biz Şaşkuni’nin çocukları değiliz!.. Hemen Annelerine sorarlar: “- Biz kimin çocuklarıyız? Anneleri: “- Evvel Allah hiç şüphesiz üçünüzde, diğer iki bacınızda Şaşkuni’nin çocuklarısınız.” Der. Oda güler.
Merdan ile Selman gurbete, Karabey’se İstanbul’a okula gittiğinde babalarına verdikleri Noter Vekaletleriyle fotoğrafları yanlışlıkla bu dosyaya koyulmuştu. Şaşkuni Baba, böylece öldükten sonra da bu mizahi gerçekleştirmiş oldu. Ümmet-i Muhammed’e sonsuz Rahmetler.

ŞAŞKUNİ’NİN ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER

İNSAN HAKLARI

İnsanlar bir bütün olur barışır,
İyi anlaşılsa “İnsan Hakları”
Dünyaya gelenler yakın tanışır,
İyi anlaşılsa “İnsan Hakları”

Yeniden kuruldu sanan salaklar,
İslam ile geldi güzel ahlaklar
Köleliğe paydos dedi bu haklar,
İyi anlaşılsa “İnsan Hakları”

Yaradanı fikret, hep hayatında,
Hakkına hürmet var tabiatında,
Sade insan değil, hayvanatında
İyi anlaşılsa “İnsan Hakları”

“İnsan Hakları”nı perde çekerler
İslamlar’a – Türk’e darbe ederler
Şaşkuni der sonra, tokadı yerler
İyi anlaşılsın “İnsan Hakları”.

ŞAŞKUNİ’NİN NASİHATİ
(İNCİNMESİN GÜLLER BİZDEN)

Her insanı sevmeliyiz
Örnek alsın eller bizden,
Alemi hoş görmeliyiz
Tiksinmesin kullar bizden.

Kalbi Hak’ka bağlayalım,
Güzel ahlak sağlayalım,
Allah için ağlayalım
Aksın gitsin seller bizden.

Olsan fakir, olsan ağa
Sakın sapma sola – sağa
Bülbül olup kon yaprağa
İncinmesin güller bizden.

Gel Şaşkuni şükredelim,
Yaradanı zikredelim
Gece gündüz fikredelim,
Hoşnut getsin yeller bizden.

09.08.2002 Cuma, Sa.:15.45

BUGÜN BAYRAM GÜNÜDÜR

Hakk’ın ihsaniyle bulduk bu günü,
Bayburtlu’mun bugün bayram günüdür.
Ceddimiz kan döktü unutma dünü,
Bayburtlu’mun bugün bayram günüdür.

Onsekiz ay çile bela çekerek,
Şehit – Gazi olduk kanlar dökerek,
O günler tarihte kalsın diyerek,
Bayburtlu’mun bugün bayram günüdür.

Karnımız doymazdı kuru ekmeknen,
Ateşli silah yok, kazma – küreknen,
Geberttik gavuru bıçak deyneknen,
Bayburtlu’mun bugün bayram günüdür.

Şaşkuni yadeyle geçmişlerini,
Yaşayandan öğren o günlerini,
Kutla Bayburtlu’mun bu günlerini,
Bayburtlu’ma bugün bayram günüdür.

BAYBURT DEYİP GEÇMEYİN

Hey ağalar Bayburt deyip geçmeyin,
Nice insanları vardır Bayburt’un;
Sözlerime kulak verin dinleyin,
Nice irfanları vardır Bayburt’un.

Alimleri çoktur, ilim seçerler
Şairleri çoktur inci saçarlar
Bağdat kapısını koşar açarlar
Çok 'Genç Osman'ları vardır Bayburt’un.

Hakimler, savcılar, nice mimarlar
Kaymakam, valiler, çok kumandanlar
Herkesin derdine bulur dermanlar
Tabip Lokmanları vardır Bayburt’un.

Gelen her insanı mihman ederler
Garibe, düşküne ihsan ederler
Tatlı sohbet ile hayran ederler
Mert hanedanları vardır Bayburt’un.

Can feda ederler dostun yolunda
Şan, şöhret değil de Hakk’ın emrinde
Şehit olmak için vatan uğrunda
Candan kurbanları vardır Bayburt’un.

Sağlara selamet, ölmüşe rahmet
Büyüğüne saygı, küçüğe şefkat
Sade sen değilsin eş Şaşkun Nevzat
Nice hayranları vardır Bayburt’un.

VİLAYET OLDU BAYBURT

Yetişti Hüda’nın lütfü ihsanı,
Çok şükür vilayet oldu Bayburd’um,
Seksen dokuz yılı geldi temamı,
Çok şükür vilayet oldu Bayburd’um.

Kazaya uğradı şirin kazamız,
Öyle bir kazaya yoktur rızamız,
Hamd olsun Allah’a bitti cezamız,
Çok şükür vilayet oldu Bayburd’um.

Emeği geçenler bahtiyar olsun,
Kötü niyetliler insafa gelsin,
Yanlış düşünenler dersini alsın,
Çok şükür vilayet oldu Bayburd’um.

Okları çalıştı kuyular eşti,
Sonunda eştiği kuyuya düştü,
Mebusumuz Ülkü GÜNEY yetişti
Çok şükür vilayet oldu Bayburd’um.

Menderes söz verdi nasip olmadı,
Demirel bu işi ele almadı,
Özal söz verince geri kalmadı,
Çok şükür vilayet oldu Bayburd’um.

Dedemde babamda hasretin çekti,
Belki torunumda görmeyecekti,
Bayburtlu’mun yüzü gülmeyecekti
Çok şükür vilayet oldu Bayburd’um.

Şaşkuni kutluyor vilayetini,
Unutmaz Mevla’nın inayetini,
Seneler çekmiştik hasiretini,
Çok şükür vilayet oldu Bayburd’um.

BAYRAK ŞİİRİ

Bir bez parçasıdır sanan gafiller,
Kumaşında değil şan bayrağımın.
Altında binlerce şehit iniler,
Döktüler uğruna kan bayrağımın.

Ayyıldızın ziya saçan cismini,
Şüheda kanında gördü resmini,
Hüdavendigar’ın bu mirasını,
Ettirmem adını tan bayrağımın.

Ceddimin kanından almış rengini,
Varmıdır dünyada gören dengini,
Hatırlatır Kosova’nın cengini,
İlk mimarı Murat Han bayrağımın.

Milletleri temsil eden bayraktır,
Orduyu tanıtan ulu sancaktır,
Ayyıldızlı bayrak Türk’e elyaktır,
Baktırmam yüzüne yan bayrağımın.

Göğsümüzde iman dillerde Kur’an,
Göklere her vakit yükselir ezan,
Bizimdir bu bayrak, bizimdir vatan,
Fedadır uğruna can bayrağımın.

Şaşkuni selam dur bayrağa karşı,
Ceddinden nesline armağan taşı,
Nerde okunursa “İstiklal Marşı”
Saygıyla adını an bayrağımın.

CUMHURİYET

Yetmiş beş yıl oldu huzur içinde
Sefasına erdük Cumhuriyetin
Ta.. sonsuza kadar aynı biçimde
Temelini kurduk Cumhuriyetin.

Bin dokuz yüz yirmi üç senesinde
Yirmi dokuz Ekim Cuma gününde
Mustafa Kemal’in ilk meclisinde
Kararını verdük Cumhuriyetin.

Peygamberimizin Hadisi niçin
Sizi yöneteni kendiniz seçin
Atatürk emretti Milleti için
İdrakine vardık Cumhuriyetin.

Kadınlı erkekli kahramaniyle
Ruhları şar olsun Hak ihsaniyle
Şehidin – gazinin akan kaniyle
Damgasını vurduk Cumhuriyetin.

Hiç kimse bölemez Cumhuriyeti
Bize derler şanlı Türk’ün Milleti
“Pe Ka Ka” denilen kötü illeti
Bölgesinden sürdük Cumhuriyetin.

Yüce Milletimin düşüncesinde
Tarım kesiminde Sanayisinde
Cennet vatanımın her köşesinde
Varlığını gördük Cumhuriyetin.

Gören imreniyor Türk mallarına
İlmiyle gelişen sanatlarına
Avrupa – Asya’nın pazarlarına
Metaını serdük Cumhuriyetin.

Ayyıldız bayrağım aldur kumaşı
Daima dik durur Türkler’in başı
Nerde okunduysa “İstiklal Marşı”
Selamına durduk Cumhuriyetin.

Şaşkuni’yem Milli Bayramdır bize
Yekun Türk alemi hayrandır bize
Kutlu olsun şanlı Türkiye’mize
Güllerini derdük Cumhuriyetin.

YAVRUM SİZE EMANET

Hayırlı uğurlu yolculuk olsun
Siz Allah’a, yavrum size emanet
Hanenize huzur saadet dolsun
Siz Allah’a, yavrum size emanet.

On sekiz yıl çiçeğimi kokladım
Uçan kuştan, esen yelden sakladım
Hasretlik başlarken bağrım okladım
Siz Allah’a, yavrum size emanet.

Evladın hasreti yürekte sızı
Takdir-i ilahi ayırdı bizi
Esirgesin Mevlam fenadan sizi
Siz Allah’a, yavrum size emanet.

Sıtkı KORAL duam yeter sizlere
Nazar eyle yaşla dolan gözlere
Hasret çektirmeyin fazla bizlere
Siz Allah’a, yavrum size emanet.

Şaşkuniyem gözüm yaşı çağladı
Ayrılık ateşi sinem dağladı
İhtiyarlık elim kolum bağladı
Siz Allah’a, yavrum size emanet.

YAKAR ALLAH’IM

Bülbül feryat eder gonca güllere
Senin aşkın ile bakar Allah’ım.
Pervane canını ateşe nara,
Senin aşkın ile yakar Allah’ım.

Senin kudretinle alemler yaşar,
Ayık olan kullar emrinde koşar,
Deryalar kabarır dereler coşar,
Senin aşkın ile akar Allah’ım.

Can, hayat verirsin her mahlukata,
Lezzet tat verirsin olan nimete,
Reyhalar verirsin çiçeğe ota,
Senin aşkın ile kokar Allah’ım.

Aşık maşukunavasıl olursa,
Lütf-ü Kereminden ihsan bulursa,
Ayılır Şaşkuni nasip varısa,
Senin aşkın ile kalkar Allah’ım.

OĞUL

Yüksekten uçan turnalar
Görmek mümkün değil oğul
İhtiyarım dizim tutmaz
Vermek mümkün değil oğul.

Yüce dağlar aramızda
Gözüm yoktur paranızda
Fitil işler yaramızda
Sarmak mümkün değil oğul.

Hasret çeker pederiniz
Şükür yoktur kederimiz
Uzak yerde haberimiz
Sormak mümkün değil oğul.

Şaşkuni’yem arzularım
Artmaktadır sızılarım
Hep dağıldı kuzularım
Dermek mümkün değil oğul.

VUR BENİ BENİ

Kaşların yay olmuş ok kirpiklerin
Dilbersen sevdiğim vur beni beni
Canıma kar etti yar ettiklerin
Perişan haldeyim gör beni beni.

Melul bakışların kalbime değer
Cellatım olmaya kastın var meyer
Varıp gurbet elde ölürsem eğer
Uçan turnalardan sor beni beni.

Gözümün nurusun gönlüm cilası
Şaşkuni’yi sarstı hasret yarası
Kesilmiş imkanı yoktur çaresi
Kucaklasın kara yer beni beni.

ÖMÜR BENZER DÖRT MEVSİME

Ömür benzer dört mevsime
Çabuk geçer zaman oğul
Ay’a, güne, senesine
Sakın etme güman oğul.

Mevsimlerin iptidası
Sıfır – yirmi yaş arası
Coşar kanın her zerresi
İlkbaharın yaman oğul.

Yaşın otuz kırka varır
Olgunlaşır kemal bulur
Türlü meyva tada gelir
Yazın olur harman oğul.

Altmış – yetmiş olur yaşın
Tutmaz dizin biter işin
Tipi-boran olur başın
Son baharın duman oğul.

Seksen – yüzü her kul arar
Amelsiz gün zaten zarar
Can cesette etmez karar
Kışın yetmez derman oğul.

Ey Şaşkuni biter hayat
Mevsimlere ver nihayet
Dünya fani baki ahret
Yoldaş ola iman oğul.

BENİM BAŞIM

Ne örtsem göze çarpıyor
Benim başım benim başım
Sitemli söze çarpıyor
Benim başım benim başım.

Fotör örtsem kötü derler
Kasketimi beyenmezler
Papağıma söz ederler
Benim başım benim başım.

Takke örtsem derviş derler
Sarık sarsam ermiş derler
Nafile böhtan ederler
Benim başım benim başım.

Artık daha örtmem seni
Koy kel tanısınlar beni
Bitsin alemin sitemi
Benim başım benim başım.

Şaşkuniyem arı yarım
Saçım yokki tarıyayım
Seninle nere varayım
Benim başım benim başım.

ÖLÜMÜNÜN YEDİNCİ YILINI ANMA GÜNÜNDE

Yedi sene oldu yoksun yerinde
Gördüm boştu yerin Şaşkuni Baba
Dizinin dibinde nasihat etti
İnan bana hoştu Şaşkuni Baba.

Daima her yerde seni aradım
Uçan durnalardan seni sorardım
Her gece rüyamda seni görerdim
Gözümdeki yaştın Şaşkuni Baba.

Otel Yıldırım’da dost eşler senin
Cennet –i Ala’da post düşler senin
Çalıp söylediğim göz kaşlar senin
Sevenlerin hoştur Şaşkuni Baba.

Bu Süphani salmış sana merağı
Sen ustam olmuştun, bense çırağı
Bu dünya fanidir yoktur durağı
Nihayeti boştur Şaşkuni Baba.

Aşık SÜPHANİ

Dostlar toplanmış buraya
Şaşkuni’yi anmak için
Kelamlar girmiş sıraya
Şaşkuni’yi anmak için.

Bu gün aşk odu yarışır
Yanıpta küle dönüşür
Diller bir başka konuşur
Şaşkuni’yi anmak için.

Hasan Hoca, Ahmet Aker
Veysel GİDER resim çeker
Dostlar gelmiş teker teker
Şaşkuni’yi anmak için.

Dostlar bu gün çok anlamlı
Dalgun’un gözleri nemli
Sevenlerin bugün gamlı
Şaşkuni’yi anmak için.

Firkat der herkes dinlesin
Arif olanlar anlasın
Süphan saza vur inlesin
Şaşkuni’yi anmak için.

FİRKATİ

Dostlar bugün teşrif etmiş
Şaşkuni’yi anmak için
Gönlümüzü hoşnut etmiş
Şaşkuni’yi anmak için.

Aydoğan çaldı söyledi
Süphan gönlümü eyledi
Firkat beni iğneledi
Şaşkuni’yi anmak için.

Dost Yıldırım Oteli’nde
Adın dostunun dilinde
Dalgun kalemi elinde
Şaşkuni’yi anmak için.

Kemal Yağan hısımların
Hayalimde resimlerin
Dilden düşmez isimlerin
Şaşkuni’yi anmak için.

Gelenlere sağlık sıhhat
Ölenlere olsun Rahmet
Kahveciye verdik zahmet
Şaşkuni’yi anmak için.

SABIRLI sabır eyledi
Veysel GİDER’in inledi
Dostlar gönülden dinledi
Şaşkuni’yi anmak için.

Dursun Ali Barın’ınan
Bugün ile yarınınan
Gardaş inan torununan
Şaşkuni’yi anmak için.

DALGUNİ

NİÇİN İHMAL ETTİN BİZİ

ERDOĞAN’ım iki gözük,
Niçin ihmal ettin bizi
Riya değil gerçek sözüm
Niçin ihmal ettin bizi.

Baba evlat misaliyiz
Bir Şecerin dallarıyız
Yüce Hakk’ın kullarıyız
Niçin ihmal ettin bizi.

Bil Şaşkuni, devran döner
Sahte sevgi erken söner
Hak için dost olmak hüner
Niçin ihmal ettin bizi.

Erdoğan GÜLHAN

BAYRAM O BAYRAM OLA

Kerem ola ikram ola
Bayram o bayram ola
İzzet lütuf ihsan ola
Bayram o bayram ola.

Gide hüzün sevinç gele
Aşık maşukun bula
Cürmü hata afv’i ola
Bayram o bayram ola.

Aşık sever yarıni
Verir canda varını
Görürse hak didarını
Bayram o bayram ola.

Vereler ölüm haberin
Sahib çıka Peygamberin
Kur’an ola hem Rehberin
Bayram o bayram ola.

Güvenme dünya varına
Hazır ola gör yarına
Gönül kavuşunca yarına
Bayram o bayram ola.

Kabre indirirler salın
Hafıza nicolur halın
Eğer döner ise dilin
Bayram o bayram ola.

Bu şiiri “Eshab’ul Felah” isimli kitapta Haruni Reşid ile Pehlüli Dane bir bayramda görüşürler, ancak Haruni Reşid taze ve güzel elbiseler giyinmiş ve esanslar sürünmüş, kendide at üstündedir.
Bunu gören Pehlüli Dane, Harun Reşid’i çok ağır bir şiirle uyarmıştır. Bu manzarayı okuyunca kalbime doğan “Bayram sevinci” karşılığı (bu şiiri) yazdım.
BAYBURTLU HAFIZİ

NASİHATLAR - ÖĞÜTLER


BİR NASİHAT

Gönül sana bir nasihat edeyim
Akıt çeşmi yaşın gülmeden evvel
Kuvvetli bir bağuban gül gençliği bülbül
İhtiyarlık sere girmeden evvel.

Nefsi emmareden satıp söyleme
Gördüğün güzele gönül eyleme
Aldanıp cihana hava dinleme
Farz ile Sünnete durmadan evvel.

Bu fani dünyaya olamaz bulan
Gelen gitmektedir varmıdır kalan
Her söz her nefeste kabre hazırlan
Dokuz arşın bezi giymeden evvel.

Ruh ile çark olmuştur yıkılır bendin
Yapılmaz üstatsız bulsun menendin
Her daim ölmüş bilmeli kendin
Karanlık mekana girmeden evvel.

Eğer bildin ise perverdigarı
Kalbi vasilinde bul girdi gani
Hicrani imza etti ezel bu kari
Aşkın şarabını içmeden evvel.
BAYBURTLU HİCRANİ

AHMET BABA’NIN ARDINDAN

Ağlar Baba evladı
Sonsuz Rahmetler olsun
Dünyanın yoktur tadı
Allah Rahmet eylesin.

Deden deri bağlardı
Allah için ağlardı
Göz yaşları çağlardı
Allah Rahmet eylesin.

Postun irşad postuydu
Ahmet Allah dostuydu
Yerin başım üstüydü
Allah Rahmet eylesin.

Alçak gönül tevazü
Çoktu Hakk’a niyazı
Gönüller senden razı
Allah Rahmet eylesin.

Dalgun diler Rahmetler
Çokça çektin zahmetler
Gelmez böyle Ahmetler
Allah Rahmet eylesin.
DALGUNİ

AHMED HASBİ HOCA’YA

Ne güzel anlatır ilmin dalını,
Hüsn-ü cemalından almış payını,
Ondan aldım okum ile yayımı,
Altının kıymetin sarrafı bilir.

Ahmed Hocamın yüzüne baktım,
İlim yapısını ben ondan tattım,
Hüsnü penahında ona ilhaktım
Altının kıymetin sarrafı bilir.

Bir zaman bende huzura vardım,
“Okut” nasihatımı ondan aldım,
“Nesere yensuru”de bir gece kaldım,
Altının kıymetini sarrafı bilir.

Hocalardır dahi baba yarısı,
Hukuda onlardır ilmin varisi,
Bende onun dahi çırak bayısı,
Altının kıymetin sarrafı bilir.

Şimdi hocaların kıymeti yoktur,
Bazısı vardır ama şifası yoktur,
İlacı vardır amma şifası yoktur
Altının kıymetin sarrafı bilir.

Gülhaniyim sözü gizli tutarım,
Aşkın deryasına girmiş yatarım,
Bazan alır, bazan ise satarım,
Altının kıymetin sarrafı bilir.
BAYBURTLU GÜLHANİ



MEŞALE
(ÖĞRENCİ GAZETECİLER)

ZARARLI MADDELER


Gökhan SOYSAL (Bayburt Cumhuriyet İlköğretim Okulu)
Konu: Sigara ve Alkol.
Sigara deyince aklıma sağlıksız, hastalıklı vücutlar, sağlıklısız bebekler, kötü kokular, zararlı dumanlar, parası olmayan içicilerin yerden toplayıp içtikleri izmaritler, öfkeli yüzler, iradesine söz geçiremeyen akıllar... Kısacası acı, üzüntü geliyor.
Bu sahne, bu tablo alkol kullanan insanlar içinde geçerlidir. Alkol kullanan insanların, beni en çok etkileyen tarafı; karısını ve çocuklarını döven babalar ve trafik kazalarına neden olan, binlerce insanın ölümüne sebep olan alkollü sürücüler.
Yani sigara içerek en büyük zararı kendisine veren insan, alkol kullandığında, en yakınındakilere ve çevresine de zarar vermektedir. Bu konunun birde maddi yönü vardır. Hepimiz biliyoruz ki hiçbir faydası olmayan sigara ve alkol pahalı maddelerdendir. Devamlı kullanım söz konusu olunca daha da pahalı olmaktadır.
Her iki maddede ülkemizde fazlasıyla tüketilmektedir. Bu maddelerin bize ve çevremize ne kadar zararlı olduğunu bilmemiz ve herkese anlatmamız gerekir.
Bir şeyleri başarmak ve kazanmak için çok uğraşan bizler sağlıklı tarafta, sigara ve alkol kullananlar ise hep kaybeden tarafta olacaklardır.


SİGARA VE ALKOLUN ZARARLARI

Rabiye DEVELİOĞLU (Bayburt Cumhuriyet İlköğretim Okulu, Sınıfı: 5/B No:371) Sigara ve Alkolun zararları erken ölümlere sebep olur. Sigaranın zararları şunlardır: Baş dönmesi, mide ağrısı, saç dökümü, dişlerin sararması ve çürümesi, erken ölüm, kalp krizi, damar tıkanıklığı gibi hastalıklardır. Sigara insana çok zararlıdır. Akciğerlerimizi yakar. Yani: Sim-siyah yapar.
Mesela: Sigaraya 2.50 veya 3.50 milyon para veriyorsunuz. Eğer fakir iseniz, o parayla belki de evinizin geçimini sağlayabilirsiniz. Yada bir dükkan açabilirsiniz. Bu parayla her şey yapabilirsiniz. “Sigara içmek insana çok zararlıdır.”
İnsanlar sigara içerse kendi hayatını kaybedebilir. Kendi hayatını tuzağa düşürebilir. Bu durum alkolde de aynıdır. Alkolün zararları şunlardır: Vücuda zararlı – zehirli maddeler çıkar. Bağırsakları tam olarak çalışamaz, karaciğer kanseri ve siroz hastalığı oluşur. Böbrek sağlığını bozar. Unutkanlık, ani ölümler baş gösterir.
Sigara ve alkol, Kan dolaşımının düzenini bozar. Kalp atışını hızlandırır.
Alkol içmemeliyiz. Sigaradaki gibi alkol da zararı bol olan bir maddedir. Sigara ve alkol içersek, kendi hayatımızı batırırız. Bu gibi maddeleri içen kişileri uyarmak ve onlardan kaçınmalıyız. Eğer yanlarında durursak onlarıniçtikleri maddeleri biz de içmiş oluruz.
UYARI: << SİGARA VE ALKOL İÇMEMELİYİZ.>>



GÜNDEM
Veysel GİDER

















MEŞALE
(ÖĞRENCİ GAZETECİLER)


AHMET BEY
Marve KABAN
Cumhuriyet İlköğretim Okulu
Sınıf: 5/B No: 502

Ahmet Bey diye birisi varmış. Ahmet Bey’in çocuğu yokmuş. Karısı Serap Hanım bundan 2 –3 yıl önce trafik kazasından ölmüş. Ahmet Bey’in eşiymiş Serap Hanım, ölmüş. Ölende Ahmet Bey tamamen değişmiş. Hatta içki ve alkole bile başlamış.
Her gece eve sarhoş olarak geliyormuş. Üstelik leş gibi de kokuyormuş... Bir gün yine alkol alıp eve gelmiş. Başı dönmeye başlamış. Sonra birden yere düşmüş. Kalktığında bu sırada sigara içmeğe başlamış.
Adamda alışkanlık olmuş, sabah olunca Ahmet Bey’e bir şeyler olmuş. Birden yere düşmüş. Arkadaşı merak etmiş. Ahmet Bey’in evine gelmiş. Ahmet Bey’i yerde görünce şaşırıp hastaneye götürmüş. Doktor: - Biraz daha geç kalsaymışsınız ölecekti. Alkol ve sigara bunu tüketmiş. Bir daha bunları kullanırsa hayatı söz konusu olur.
Bunu duyan arkadaşı çok üzülmüş. Sonra hastaneden çıkıyorlar, Ahmet Bey’e bunları söyler. Ahmet Bey hiç umursamaz. Ahmet bey aslında bir inşaat firmasında görevli memur olarak çalışıyordu. İş yerine gittiler. Arkadaşı: - Senin dişlerin çok sarılaştı. Şunları bir fırçala. Ahmet Bey bunu da umursamadı. Eve yine sarhoş döndü. Sonra yere pat diye düştü. Rüya görmeye başladı. Rüyasında eşini gördü.
Serap Hanım ona: - Bu kötü alışkanlıkları bırak! Diyordu. Ahmet Bey uyandı. Birden kapı :”Tık... Tık...” diye çaldı. Ahmet Bey kapıyı açtı. Arkadaşı dosyaları getirmişti. Ahmet Bey: - Sen haklıymışsın. Bundan sonra zehirli ve zararlı maddeleri kullanmayacağıma söz veriyorum. Ahmet Bey o günden sonra mutlu ve sağlıklı bir hayata başlamış.

SİGARA VE ALKOL
M. Fırat ÖZDEN
CUMHURİYET İlköğretim Okulu
Sınıf: 5/B No: 7

Hepimiz sağlıklı bir yaşam isteriz. Bu yüzden sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklar edinmemeliyiz.
Düşünün en çok sigara tüketen ülkelerin en başında bizim ülkemiz yer almaktadır.
Eğer bizlerde sigara ve alkol içersek kötü hastalıklara yakalanabiliriz. Örneğin sigara ve alkol içen bir adam parasını hep kötü alışkanlıklarına, yani sigaraya ve alkola verir. Çocuklarının ve hanımının ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çeker. Evine geldiğinde çocuklarına ve hanımına dayak atar. Bu ailede yetişen çocuklarda pisikolojik açıdan babalarının yaptıklarını örnek alarak ileride aynısını yapmaya çalışırlar. Böylece toplumda alkolik insanların sayıları oldukça artar.
Huzursuz aileler çoğalır. Toplumun düzeni bozulur. Büyük şehirlerimizde yaşanan kapkaççı olaylarını TV’lerden izlediğimizde bunları yapanların bir çoğunun tiner bağımlılarından, sigara ve alkol içenlerden olduklarını görmekteyiz.
Dünyada görülen önemli hastalıklardan kanser ve verem gibi hastalıkların en önemli nedenlerinin başında sigara ve alkol gelmektedir.
Yukarıdaki nedenlerden ötürü sigara ve alkolün çok tüketildiği bir ülkede sağlıksız insanların sayısı sürekli fazlalaşır.

MEŞALE
(ÖĞRENCİ GAZETECİLER)


21. YÜZYILDAYIZ

Volkan KURDAL
Cumhuriyet İlköğretim Okulu
Sınıfı: 5/B No: 214

Sigara ve alkol bu Dünyadaki en zararlı şeylerin başında gelmektedir.
Her insan uzun yaşamak ister. Bunun için sigara ve alkolü unutması gerek. Bunun içinde insanlar sigara ve alkolden mahrum kalmalıdırlar. Bazı insanlar için sigara ve alkol vazgeçilmez bir şeydir. Bazı insanlarda sigara ve alkolün ne kadar zararlı olduğunu bildikleri halde o zararlı şeylerden vaz geçememekteler. Ama bu insanlar sadece kendilerine değil, yanındaki insanlara da zarar vermekteler. Şimdi diyeceksiniz ki: Bu nasıl olur?
Sigaranın asıl zararı dumanındadır. Dumanın içerisinde: Nikotin, kanserojen maddeler, karbon monoksit bulunmaktadır. Bunun için sigara içenin yanındaki insanlar o dumanı istemeseler de içlerine çekerler; böylece o zavallı insanlarda sigara içenler kadar zehir almış olmaktalar.

Ayrıca alkol kullanan kişiler sarhoşluyor. Bunun sonucunda ise çok kötü oluyor. Mesela trafik kazalarının sonucuna bakılırsa en çok trafik kazalarının baş nedeninin başında sarhoşların araç sürmelerinin geldiğini görmekteyiz. Örneğin: Bizim mahallede birisi bir gün rakı içmiş ve mahalleye sarhoş sarhoş geldi. Sonra atı çıkardı, ona da rakı içirdi. Sonra at bir oyana, bir bu yana çarpmaya başladı.

Sigara ve alkolsüz bir yaşam için her insan sigara ve alköl ile ilgili TV programları izlemelidir.
Sigara ve alkolsüz bir dünya için iki tane projem var: 1- Sigara ve alkol ile ilgili bir tiyatro oyunu hazırlanıp, herkese sunulmalıdır. 2- Sigara ile alkolün zararlarını gösteren afişler hazırlanıp, her yere asılmalıdır.

Sigara ve alkol çok zararlıdır. Şu an Yirmi birinci yüzyıldayız...

Yüksel Gider
Yayın Tarihi : 25 Kasım 2005 Cuma 12:55:11


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
derya IP: 81.215.79.xxx Tarih : 30.12.2005 15:44:15
BAYBURT'TA BU YAZIYA YORUM YAPACAK KİMSE YOKMU? BEN BAYBURT'U BİLMEM AMA BU YAZI ÇOK HOŞUMA GİTTİ.EN AZINDAN ÖĞRENCİ YAZARLARINI YAZIYA VE OKUMAYA SEVK EDİYOR.ÇOK GÜZEL BİR YAZI.GELKİ OKUYUCU TOPLUM DEĞİLİZKİ! BU YAZIYA ZAMAN KİMSE AYIRAMAMIŞ.