22
Şubat
2026
Pazar
BAYBURT

MEB'den bilgilendirme toplantısı

Milli Eğitim bünyesindeki okul müdürleri ve kurum müdürlerine yönelik bilgilendirme toplantısı Halk Eğitim Merkezi Çok Amaçlı Toplantı Salonunda yapıldı. 

Toplantıya Bayburt Milli Eğitim Müdürü Süleyman Harmancı, Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürü Hüseyin Acır, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları Ernail Adıgüzel ve Ednan Çalışkan, Şube Müdürleri Altan Kalkın ve Fatih Uluca, Aydıntepe İlçe Milli Eğitim Müdürü Samih Akpulat, Aydıntepe İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ömer Faruk Durukan’ın yanı sıra ilde görev yapan öğretmenler ve okul müdürleri katıldı. 

Milli Eğitim Müdürü Süleyman Harmancı bilgilendirme toplantısının açılışında yaptığı konuşmada; " Bir Ülkenin eğitim politikası o ülkenin en iyi politikasını oluşturur. Birşeylerin ispatı ve gösterilmesinde imkan, zaman ve mekan çok önemli bir yer tutar. Bunların oluşturduğumuz zaman Büyük Önder Atatürk ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesini yakalamış oluruz. " dedi. 

Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürü Hüseyin Acır da konuşmasında şunları söyledi: " Bu bilgilendirme toplantısında 2003 yılından günümüze kadar Milli Eğitim Bakanlığı'nın görev alanları ile ilgili yapılan yasal düzenlemeler ile merkez ve taşra teşkilatımızın uygulamaya koyduğu projeler, öğretim programları ve yeni müfredatla getirilen düzenlemeleri aktarmak bazı problemleri yerinde görmek, idarecilerimizle fikir alışverişi ve çözüm önerilerinde bulunmak, benzeri faaliyetleri bu değerlendirme toplantısında ele alıp çözüme kavuşturulacaktır." 

Toplantıda daha sonra bilgilendirme toplantısı basına kapalı olarak devam etti.
iha
Yayın Tarihi : 27 Aralık 2006 Çarşamba 16:01:51
Güncelleme :27 Aralık 2006 Çarşamba 16:09:40


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Adem Durulmuş Haber69 Ankara Bölge Müdürü IP: 88.229.244.xxx Tarih : 28.12.2006 10:25:55
ÖĞRETMENLİK KUTSAL MESLEKTİR Bayburt’ta gazetecilik yaptığım sıralarda tanıdığım daire müdürleri içinde, en çok Milli Eğitim Müdürü Süleyman Harmancı hocamı beğenmiş ve hep takdir etmişimdir. Gerçekten dürüst ve efendi kişiliği, tevazulu yapısı hep beni etkileşmişti. İşte gerçek öğretmen, gerçek eğitimci böyle olur dedirttiren bir kişiliğe sahiptir. Kendisi Erzurumlu olmasına rağmen, bulunduğu ilde, bir Bayburtlu dan daha iyi hizmet veren bir gönül eri. Sayın hocam; sizi tanıdığıma inanın çok sevindim, iyi ki varsınız. Yalnız şunu belirtmek istiyorum ki, siyaset öyle kötü ve benden o kadar uzak bir şey ki, hak eden değil de, kim başta iken dalkavukluk edenlere gün doğan, rezil bir şey. Ben hala, Ankara’da her hafta görüştüğüm ve çok takdir ettiğim Yusuf Küçük hocamın, o şanlı görevden nasıl uzaklaştırıldığını ve kendisi yüzünden görevinden uzaklaştırıldığı kişilerin hala o görevlerde olmasını anlamıyorum. Bu siyaseti ben hiç mi hiç anlamıyorum. Allah’tan Süleyman Bey gibi bir şahsiyet o görevde de, bu bir nebze benim duygularımı bastırıyor. Yoksa ben kişilerin hakkını gazetem de sonuna kadar savunan birisiyim. Sayın hocam, kutsal bir görevi yürütüyorsunuz ve Allah katında çok ağır bir vebaliniz var. O toplantıda veya herhangi görüşmelerinizde, hiç yardımcılarınıza, şube müdürlerinize, öğretmenlerinize; ‘ Ya bu gençlik nereye gidiyor, biz bunları acaba yeterince eğitim verebiliyor muyuz diyebiliyor musunuz? Acaba aldığımız parayı biz hak ediyor muyuz, çocuklara gereken ilgi ve alakayı gösterebiliyor muyuz? Esas mesleği öğretmenlik iken, başka işlere yönelenlere, Allah’tan kork diyebiliyor muyuz? Kendi evine, çoluk-çocuğuna sahip olamayan kişilerin; siyasilere sığınarak, onların dalkavukluğunu yaparak, bukalemun gibi renk değiştirerek bir yere gelmemelerini, hak edenin burada, bu kutsal meslekte olabileceği öğüdünü verebiliyor muyuz? Okulda yaşanan şiddetin sebebi, sadece aile terbiyesi mi yoksa bizim eksik olan öğretmenlik bilgimiz diyebiliyor muyuz? Bu çocuklara kendi çocuğu gibi davranma şuuru verebiliyor muyuz? Başöğretmen Mustafa Kemal’in çizgisinden gidebili yormusunuz?’ Bence yapılan toplantılar da bunlar da dile getirilmeli, bunlar da masa ya yatırılmalıdır. En kutsal meslek olan çocuk, genç eğitimcisi öğretmenler ve insan eğitimci din görevlileri, siyasiler den uzak, dalkavukluk edenin değil de, hak edenin bu görevlere geldiği sürece, inanıyorum ki bu canımdan çok sevdiğim ülkem, bayrağı altında olmaktan gurur duyduğum ve esaretin altında ezilmediğim, minarelerinden ezanın dinmediği, milli şuurumu yitirmediğim vatanımda, sizlerin yetiştireceği gelecek ile aydınlık günlere kavuşacağına inanıyorum. İşte sizler okulda, din görevlileri cami de bu şuur içinde olmanız ve aydınlık gelecek günlere erişmek üzere. Hoş çakalın.