21
Şubat
2026
Cumartesi
BAYBURT

Sağlık-Sen’den YÖK’e dava

SAĞLIK-SEN’DEN YÖK’E DAVA

Sağlık-Sen Bayburt İl Temsilcisi Fikret Lökoğlu, Yükseköğretim Kurulu’nun Laborant ve Veteriner Sağlık Önlisans Programı'nın sağlık çalışanları için üst öğrenim olmadığına ilişkin aldığı karara karşı Danıştay’a yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtıklarını söyledi.

Yükseköğretim Kurulu’nun 18 Ağustos 2006 tarihinde aldığı kararla, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Laborant ve Veteriner Sağlık Önlisans Programını, sağlık çalışanları için mesleki bir üst öğrenim saydığını hatırlatan Lökoğlu, “YÖK’ün bu kararı doğrultusunda 3 yıldan fazla süredir devam eden uygulamaya bağlı olarak, Laborant ve Veteriner Sağlık Önlisans Programını bitiren çok sayıda sağlık çalışanının intibakı yapıldı ve bu durum maaş, döner sermaye, özel hizmet tazminatı ve diğer haklarına yansıtıldı. 4 Kasım 2009 tarihinde toplanan YÖK Yürütme Kurulu, Laborant ve Veteriner Sağlık Önlisans Programının laborant ve laboratuar teknisyenleri dışındaki sağlık çalışanları için üst öğrenim sayılmayacağı yönünde karar alarak, binlerce sağlık çalışanının mağduriyetine yol açacak bir adım attı.

Sağlık-Sen, kazanılmış hakların ortadan kaldırılması anlamı taşıyan YÖK kararının yürürlüğünün durdurulması ve iptali için Danıştay’a dava açtı” diye konuştu.

Lökoğlu, dava dilekçesinde, YÖK’ün kararı nedeniyle, bu bölüme girecek olan veya bitiren binlerce öğrenci, mezun ve çalışanın mağdur olacağına işaret edilerek, söz konusu kararın uygulamada kaosa neden olacağının belirtildiğini sözlerine ekledi.

İHA
Yayın Tarihi : 20 Kasım 2009 Cuma 16:03:04
Güncelleme :20 Kasım 2009 Cuma 16:37:10


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
ali IP: 188.58.192.xxx Tarih : 28.11.2009 01:04:26

iyi günler;

Hakkın elinden alınması maalesef Türkiye de çok yaşanmaktadır. Mahkeme sizden taraf karar verirse ne iyi dersiniz, eğer aleyhine verirse ideolojik karar verdi diye yapıştırırsınız. Oradaki yani mahkemede ki hakimlere ne yazık ki bu tip kararlarda yorumlamak kolay.Kendinizi lütfen onların yerine koyun ve düşünün. Yüce Allah ne dedi; "Vay haline eksik ölçüp tartanların" bu ayete eminim ki o hakimlerde herkes gibi akıllarından çıkarmamaktadırlar. Birde hak etmediğini istemek kadar kötü bir hareket yok. Hakkı olmadığı halde hakkım deyip araya siyasetçiyi koymak, veya beğenmiyorum bu kadrodaki kişiyi deyip onu oradan almak ne kadar ahlaka uymaktadır? Yüce Allah katında hem haketmediğini isteyen ve haketmediğini hak gibi gösteren siyasetçiler cezalanacağı unutulmamalıdır. Bu dünya zevkleri için hiç bir mümin hak etmediği ve kendisi için "haram" olan bir istekte bulunmamalıdır. Ona vasıta olan her kimse bu kişi Vekil, İktidarı elinde bulunduran yetkili, il başkanlarınında o kusurda emeği olduğu unutulmamalıdır. Belkide haksız yere sağlanacak hak kişiye ve onun evlatlarına haram lokma olarak boğazlarından geçecektir. Devleti yöneten tüm Hükümetler, bürokratlar, amirler  ve memurların kanunlara göre iş yapmaları gereklidir. Eğer KAnun hükümlerini hiçe sayarak eşe dosta veya herhangi bir vatandaşa ayrıcalık  yapması halinde vebal altında olacaktır.Eğer inancı varsa tabiki. Onun için karar vericiler çok düşünmelidirler. Ben beğenmiyorum seni git burdan benim adamım gelsin mantığı çok tehlikelidir. Eğer görevini yapmıyor, hırsız ise o zaman durum farklıdır. Adam hırsız, devlet malını özel işinde kullanıyorsa ona da sahip çıkılmamalıdır. Ve o işi bilipte dile gelmeyenlerde o işe şahit olmaktadır. Yine ayete göre "Şahitler çağırıldıklarında, şahitlikten kaçınmasınlar.Bir de şahitliği, görüp bildiğinizi gizlemeyin." hareket etmelidirler.Ömür çok kısa ama ahiret yaşamı çok güzel ve uzun.

Onun için hakimlerin verdiği kararlar her ne olursa olsun eleştirilmemelidir. Selamlar