nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Gümüşhane temasları kapsamında gazetecilerle birlikte yaptığı toplantıda önemli açıklamalarda bulundu.
Rusya ile Ukrayna arasında yeniden baş gösteren doğalgaz krizi ile ilgili soruya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, "Doğalgaz kış mevsimi bitse de yaz aylarında elektrik üretimi ve sanayide kullanıyoruz. Ancak aldığımız tedbirlerle yer altı depomuzda ve enerji terminalleri ile diğer kaynaklardan elde ettiğimiz doğalgazla bunu yine dengeleyeceğiz. Krizi yöneteceğimize inanıyorum. Sorun olacağını düşünmüyorum. Bizim de temennimiz her iki ülke arasındaki sorunun bir an evvel çözülmesi" şeklindecevap verdi.
Bakan Güler, nükleer enerji ve su politikası konularında yaptığı açıklamalarda nükleer enerjinin Türkiye için tercih değil artık bir mecburiyet olduğunu söyledi. Dünya genelinde bir 'Nükleer Rönesans' dönemi yaşandığını ifade eden Güler, "Nükleer enerji santralleri ile ilgili yurtdışındaki tepkilerin büyük ölçüde azaldığını düşünüyorum. Çünkü petrol ve doğalgazdaki fiyat artışları, hem küresel ısınma hem de ülkeler arasında yaşanan geçici krizler nükleer enerjiyi gündeme getirdi. Bilhassa küresel ısınmanükleer enerjiyi ön plana çıkarıyor. Nükleer enerjiyi kendi enerji denklemimizdeki beş sütunlu sistemimizin beşinci ayağı olarak düşünüyoruz. Biz elektriği kömürden, barajlardan, doğalgazdan elde ediyoruz.
Gelişmiş ülkeler hep beş sütun üzerine bu dengeyi kurmuşlardı. Biz de şimdi beş sistem üzerine kuruyoruz. Kömür, Baraj ve Doğalgazın yanında yenilenebilir dediğimiz rüzgar, güneş, ve biyomas (Tarımsal atıklar). Bunların beşincisi de nükleer enerji olacak. Çevresel, ekonomik kalkınma ve sanayi boyutunu ele
alacak olursak nükleer enerji önemli bir faktör. Nükleer enerji en ucuz enerji kaynaklarından bir tanesi. Nükleer enerji dünyanın birçok ülkesinde yaygın olarak kullanılıyor" dedi.
Türkiye'deki nükleer enerji çalışmaları hakkında da bilgi veren Enerji Bakanı Güler, Sinop'ta kurulacak olan nükleer santralin ihalesinin yapıldığını ve değerlendirme aşamasında olduğunu söyledi. Konunun bir-iki hafta içerisinde Bakanlar Kurulu'na sunulacağını söyleyen Güler, tesis için yasada değişiklik yapılması gerektiğini de vurguladı.
Bir gazetecinin, ''Hükümetin su politikası var mı'' yönündeki sorusu üzerine Bakanlık olarak bir süredir özel bir çalışma yaptıklarını söyleyen Güler, üç yeni çalışma hakkında bilgi verdi.
Bakan Güler, "Nasıl ki petrol, boru hatları ile taşınıyorsa, biz denize akan suları da boru hatları ile suyu az olan yerlere taşıma projesi başlattık. Doğalgaz ve petrol boru hatları gibi suyu da taşıyacağız. Çalışmalarımız belli bir noktaya geldi. Bu noktada üç önemli proje başlattık. Bir tanesi suyu çok olan yerlerden az olan yerlere boru hatları ile taşıyan bir sistem. İkinci olarak da barajlardaki suyu tekrar kullanabilecek bir sistem. Buna da pompalı depolama diyoruz. Belli saatlerde akan suyu dahaüst seviyeye taşıyarak onu tekrar tekrar kullanmak. Bir diğer çalışmamız da yer altındaki akiper tabakasındaki boşlukları etüt ediyoruz. Burada da yine yüzey sularını kullanmadan dışarı giden, denize giden suları yer altındaki depolara doldurabilmek. Bu çalışmalar süratli bir şekilde devam ediyor. Su, petrolden daha da önemli bir kaynak. Su, hayatımızın vazgeçilmez unsuru" şeklinde konuştu.
Bakan Güler basın toplantısının ardından Gümüşhane Valisi Enver Salihoğlu'nu ziyaret ederek, ilin maden, güneş ve rüzgar potansiyellerini gösteren detaylı harita ve kitapları hediye etti. Valilik Şeref Defteri'ni de imzalayan Bakan Güler'e Vali Salihoğlu Osmanlı döneminde Gümüşhane'de bastırılan paraları simgeleyen plaketi takdim etti. Bakan Güler Gümüşhane'de partililerle birlikte esnaf ziyaretinde de bulundu.
Bakan Güler, daha sonra Koza Altın İşletmeleri'ne ait Mastra Altın Madeni'ni ziyaret ederek, maden yetkililerinden brifing aldı.
Güler'in Cuma namazını Torul ilçesinde kıldıktan sonra esnaf ziyaretinin ardından Giresun iline hareket edeceği öğrenildi.