
Kırklareli Valisi Ali Haydar Öner, Ergene havzasında yaşanan kirliliğe dikkat çekerek, "Bu sorun Trakya'nın ortak sorunudur" dedi.
Valilik Atatürk Toplantı Salonu'nda düzenlenen İl Genel Meclisi'nin Mart ayı 1. birleşim toplantısının açılış konuşmasını yapan İl Genel Meclisi Başkanı Tuna Soykan, "Valimiz Ali Haydar Öner, Mart ayı Meclis toplantısının açılışında bizleri onurlandırdılar. Kendisine hoş geldiniz diyoruz ve meclis olarak kendisinin Kırklareli'ne önemli hizmetler vereceğini inanıyoruz" dedi.
Toplantıda Kırklareli'nin genel sorunlarına değinen Vali Öner ise, "7 Ocak 2011 tarihinden bu yana bir aradayız. Türkiye'nin en batı illerinden biri olan Kırklareli'ne hizmet vermenin onurunu ve kıvancını yaşıyoruz. Kırklareli bir yandan Avrupa Birliği'ne üyelik konumunda olan Bulgaristan ile sınır bir il, bir yandan Karadeniz'e kıyısı olan, bir yandan da İstanbul'a komşu bir il" dedi.
Kırklareli'nin güzellikleriyle ünlü bir il olduğunu söyleyen Öner, "Özellikle Longoz Ormanları ile Avrupa'nın en büyük su basar ormanları niteliğine sahip, zengin bitki örtüsü, florası ve Kırklareli'nin nitelikli insan yapısı burada hizmet vermeyi zevkli bir hale getiriyor. Hemşehrilerimiz yasalara bağlı ve saygılı, alın teriyle kazandıkları edinimleri rızka dönüştüren kimlikleriyle biliniyorlar. Çalışkan köylü yurttaşlarımız, helal kazanç peşindeki esnaflarımız Kırklareli'nin önemli varlıkları ve değerleri. Kültürel varlıkları bakımından da, tarihi varlıkları bakımından da zengin bir bölgeyiz. Doğal güzellikleri muhteşem. Kırklareli'de çok güzellikler var ama bazı sorunlarımız da var. Bu sorunlarımızdan bir tanesi, Kırklareli'nin olduğundan geriye gidişine dair göstergeler. 2008 yılında sosyoekonomik göstergeler bakımından en yaşanılabilir konumunda 10. olan Kırklareli, 2009 yılında aynı kurumun aynı göstergeleri 21. yaşanılabilir il konumuna gerilediğini göstermektedir. Allah kimseyi gördüğünden geri koymasın" diye konuştu.
Eğitim altyapısındaki sorunları asgariye indirmeleri gerektiğini anlatan Öner, "Kırklareli eğitim bakımından iyi, eğitim altyapısı bakımından çokta iyi olmayan bir il. Öğretmenlerimiz çocukları geleceğe hazırlıyorlar. Çocuklarımız da aynı gayret içindeler. İçinde bulunduğumuz dönem yeterlilik dönemi değil, yarışma dönemi. Herkes sınıf geçiyor ama içinde bulunduğumuz dönem yarışma rekabet dönemi. Emsallerinizi geride bırakmazsanız bir üst sınıfa geçmenin çokta önemi yok. Kırklareli'de çocuklarını özveriyle geleceğe hazırlayan aileler ve öğretmenlerimiz her türlü desteği hak ediyorlar. Eğitim altyapımızdaki sorunları asgariye indirmemiz gerekiyor. Bunun için genel bütçenin bir kısmını kullanırken, bir yandan da Özel İdaresi olarak üzerimize düşeni yapmak zorundayız. İlave paylar ayırmanın imkan ve yollarını bulmalıyız" şeklinde konuştu.
Yeni bir hastane yapımı konusunda çalışmalar olduğunu ifade eden Öner, "Kırklareli' de sağlık altyapısı bakımından yeni bir hastane yapma sürecindeyiz. Özel bir proje ile yeni bir arsa üzerinde inşa edildiğinde hastalarımız daha kısa sürede tedavi olma şansı bulacaklardır. Ancak daha önemli olan hastalığa yakalanmadan önleyici sağlık hizmetlerinin verilmesi önemlidir. Aile hekimliği sürecine geçmiş olmakta bu konuda anlamlıdır. Her aile hekimimiz hangi aileden sorumluysa, o aileleri gezip kendini tanıtmalı, 'hastalığınızın ilk aşamasında ben sizden sorumluyum' demelidir. Aile hekimi artık ailenin en yakınlarından biridir" dedi.
Sanayileşmeye geçerken çevreye duyarlı yaklaşımlar sergilenmesi gerektiğini anlatan Öner, "Ergene'yi mahvetmişiz. Bu sorun Trakya'nın ortak sorunudur. Tekirdağ kirletiyor, Kırklareli kirletiyor, Edirne kirletiyor. Hiçbiri kabul edilemez. İnsanoğlu kullandığı yeri temiz terk etmesini bilen bir varlıktır. Kullandığımız yeri ne kadar temiz terk ediyoruz. Piknik yerlerinde, saklı pınarların başında naylon poşetleri bırakıp, şişeleri etrafa atıyoruz. Kullandığımız yeri temiz terk etmediğimiz gibi kullandığımız suyu temiz alıyoruz ama temiz bırakmıyoruz. Bu insanlık suçudur. Kirlettiğimiz suları arıtmaya tabi tutmadan doğaya salmaya ne hakkımız var. Çiftçimizin tarlasındaki bereketi söndürüyor. Üretilen bir ürün farkına varmadan tüketicisini zehirliyor. Ne kadar bir vahim suç işliyor ve buna izin veriyoruz. Suların kirletilmesi ne kadar suçsa, kirletilmesine izin veren bizler de suçluyuz" diye konuştu.
![]() |