18
Temmuz
2024
Perşembe
MERKEZ - KIRKLARELİ
Belediye Sayfaları
Nufus
333.256
Yüz Ölçümü
6.550
İlçe Sayısı
8
Vali
Nufus
83.378
Yüz Ölçümü
0
Belediye Sayısı
45
Köy Sayısı
0
Kaymakam

Kırklareli Tümülüs ve Dolmenleri

Vize-Çakıllı TümülüsüKırklareli’nin arkeoloji yönünden en başta gelen özelliklerinden birisi de yörede çok sık rastlanan yığma tepelerden oluşmuş tümülüslerdir. XIX.yüzyıldan sonra Trakya ve Kırklareli’nde araştırma yapan bir çok gezgin bunlardan söz etmiştir. Bu araştırmacıların başında 1881’de buraya gelen Rum Papazı Kristodulos, İngiliz Arkeolog F.W.Hasluck gelmektedir. Bu araştırmacılar Kırklareli’nin güneyinde, Aşağıpınar’da ve yörede çok sayıda tümülüs bulunduğunu yazmışlardır. Nevar ki bu tümülüslerin çoğu kaçak kazılar sonucunda zarar görmüş, bazıları ortadan kalkmış, bazıları da soyulmuştur.

Kırklareli’ndeki ilk düzenli tümülüs kazılarını 1936 yılında Ord.Prof.Dr.A.Müfit Mansel başkanlığındaki bir grup yapmıştır. Bu araştırmalar sonunda bu tümülüslerin Traklara ait olduğu ortaya çıkmıştır. Nitekim Herodotos’un Trakların ölü gömme törenleri ile ilgili yazdıkları ile Arif Müfit Mansel’in ortaya çıkardıkları birbirine uymuştur.

Herodotos’a göre: “Zenginlerin ölü gömme törenleri şöyledir: Ölüyü üç gün seyre koyarlar, çeşitli kurbanlar keserler, yanıp yakınırlar ve arkasından büyük bir şölen yaparlar. Sonra da gömerler. Ölü ya gömülür, ya da yakılarak külleri alınır. Bundan sonra bir tümsek yaparlar ve üzerini örterler”.

A.Müfit Mansel yöredeki araştırmaları sırasında, Alpullu’da, Lüleburgaz çevresinde Umurca’da tümülüsleri açmış, bunlardan bazılarında zengin buluntular ortaya çıkmış, bazılarının da içlerinin boş olduğu görülmüştür. Buluntular arasında altın, gümüş, süs eşyaları çeşitli biçim ve büyüklükte tunç eserler, pişmiş topraktan çeşitli objeler, cam, keramik, kandil ve el aynaları bulunmuştur.

Yündolan Tümülüs KazısıLüleburgaz tümülüsünde ise İmparator Vespasianus’tan Hadrianus’a kadar basılmış gümüş sikkelerle de karşılaşılmıştır. Burada bulunan iki tümülüs MS.II.yüzyılın ortalarına tarihlendirilmiştir. Ayrıca Vize çevresinde yapılan kazılarda da 40 tümülüsten yalnızca dördü kazılmıştır. Bunlardan bir tanesi 9,50 m. yüksekliğinde olup, içerisinde bir de taştan ölünün gömüldüğü oda bulunmuştur. Beşik tonozlu bu odanın tavan ve duvarları tümü ile fresklerle kaplanmıştır. Burada bulunan tunç maskeli bir miğfer ve yüzük gibi eserler o döneme ait ilginç eserler arasındadır.

Sonraki yıllarda Vize tümülüslerinin kazısı sırasında, Kırklareli’nin Aşağıpınar Köyü’nde de tümülüslerle karşılaşılmıştır. A, B, C olarak isimlendirilen bu tümülüslerin bindirme tekniği ile yapılmış kubbeleri bulunmaktadır. Bunlarda da dikdörtgen bir gömü odası ile yuvarlak gömü odası bulunmaktadır.

Kırklareli il sınırları içerisinde bugüne kadar Kırklareli Müzesi’nce 92 adet tümülüs tespit edilmiştir. Ancak yapılan yüzey araştırmalarında bu sayının küçük boyuttaki tümülüslerle beraber 200’e yaklaştığı da dikkati çekmektedir. İçerisinde mezar odaları bulunan bu tepecikler Tunç Çağı’nın sonlarından başlayarak MS.III.yüzyıla kadar geniş bir zaman süreci içerisinde yapıldığı kazılar sonucunda anlaşılmıştır.

Vize çevresinde yoğun olan bu tümülüsler, Kırklareli il merkezi, Asibeyli Köyü, Değirmencik Köyü, İnece Bucağı, Karadere Köyü, Düzorman Köyü, Lüleburgaz, Pınarhisar, Pehlivanköy, Kofçaz, Demirköy ve Babaeski ilçelerinde de çok sayıda bulunmaktadır.

Kapaklı Dolmeni (Kaya Mezarı)Kırklareli’nin kuzey-kuzeybatı dağ yamaçlarında ve bu yamaçlara yakın ova eteklerinde Dolmenler bulunmaktadır. Dolmenlerin yöredeki başlangıcı Demir Çağı’na kadar inmekte olup, daha sonraki dönemlerde Helenistik döneme kadar gömü amacı ile kullanılmışlardır. Bunlar kayalar gömülen ölünün üzerine dikey ve yatay olarak yerleştirilmişlerdir.

Kırklareli Ahmetçe Köyü’nde bulunan mezarlıkta bir çok mezar taşının menhirlerden bozulmuş taşlardan yapıldığı görülmüştür. Buradaki tümülüsler ve dolmenler 1829 yılında Ruslar tarafından araştırılmış ve bunu Türk Tarih Kurumu adına Arif Müfit Mansel’in 1938 yılında yaptığı kazılar izlemiştir. Günümüzde bu bölgedeki araştırmaları İstanbul Üniversitesi adına Prof.Dr.Mehmet Özdoğan ile Alman Arkeoloji Enstitüsü ortaklaşa sürdürmektedir.

Krklareli’ne 15 km. uzaklıktaki Kadıköy’de 3 dolmen, Kapaklı Ayazma Mevkiinde de bir dolmen yakın tarihlerde bulunmuştur. Buradaki bir tümülüsün içerisinden çıkan buluntular ise bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunmaktadır.


Kenthaber Kültür Kurulu

Fotoğraflar, Kırklareli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden alınmıştır.

Yayın Tarihi : 24 Haziran 2009 Çarşamba 21:48:46

Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?