Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kamplaşma, sertleşme yolunda tam manasıyla psikolojik bir vaka haline geliyor. Daha doğrusu, psikolojik bir vaka haline gelerek Türkiyeyi geriyor, sertleştiriyor.
Kanal 7den tanıdığımız Akif Bekiyi tuttu, Cumhuriyet gelenekleri içinde olmayan, hangi kadrodan maaş alacağı da belli olmayan bir şekilde Başbakanlık Sözcülüğüne getirdi.
Kim Akif Beki?
Akif Bekinin, Erdoğanın Harfleri adlı kitabı elimizde. Bu kitaptan Akif Bekinin Erdoğanı nasıl tarif ettiğine bakalım; hem Erdoğanı, hem Akif Bekiyi tanıyalım:
Kitabın, 83-85s sayfalarında; Beklenen kurtarıcı, göksel değil dünyalı başlıklı bölümünden:
Müslüman cemaatler için, Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasından sonra dünya kötü bir yer olmaya, kıyamet alametleri ortaya çıkmaya başlamıştı. Bir çokları için artık kıyamet saati yaklaşmış, insanlığın son günleri gelmişti. Hz. Muhammedin hadislerinde haber verilen Mehdi gelecek, din düşmanı Deccale karşı savaşacak ve bu savaşta İsa Mesih önderliğindeki Hıristiyanlar da ona katılacaktı. Bu kurtarıcı (yani Mesih) beklentisi, özellikle baskı ve zulüm dönemlerinde güçlenen milenarist akımların sloganlarından biri. Hadis külliyatında geniş yer tutan Mehdi, sembolik anlatıma sahip olsa da, küçümsenmeyecek bir kitle yakın zamanlara kadar onları birebir okudu. Mehdinin söylendiği gibi Şamdan çıkıp geleceği sanıldı.
Göklerden beklenen kurtarıcı, insanların arasında zuhur etti. Göksel değil, dünyevi bir kurtarıcı, bir siyasi lider olarak. Mucizelerle gönderilen göksel bir varlık yerine, oylarla sandıktan çıkarılan bir kurtarıcı. Büyük bir kitlenin son umudu. Seçilmiş biri ama, seçmenleri tarafından.
Görüyorsunuz değil mi; Akif Beki, Tayyip Erdoğanı mehdi ilan ediyor. Tayyip Erdoğan da kendisini Başdanışmanlığına ve Başbakanlık Sözcülüğüne getiriyor.
Gazetelerde, Akif Bekinin kitabının Tayyip Erdoğanı Hz. Musaya benzettiği kısmı ön plana çıkmıştı. Bırakın Hz. Musaya benzetmeyi, hızını alamayan Akif Beki Erdoğanı Mehdi yapıyor
****
Tayyip Erdoğanın ruh hali çok tehlikeli. Daha geçen hafta, kullanılmış 5 çift pabucunu satışa çıkarttı. Ondan evvel, sanki hiçbir yer kalmamış gibi İstanbulda çalışma ofisini Osmanlı Sultanlarının Dolmabahçe Sarayına taşıttı. Tayyip Erdoğan artık eskimiş pabuçları bile satışa çıkartılan bir sultan görünümünde. Hoş, Erdoğan için, Akif Beki sultanlıkla da yetinmiyor evvela Hz. Musa ile karşılaştırıyor, sonra da Mehdi ilan ediyor.
Tayyip Erdoğan, dün, Müthiş bir şekilde gürlemiş:
Adam geliyor, benim kafamın içini okuyor. Benim niyetimin ne olduğunu nereden biliyorsun, benim adıma hüküm veriyorsun?
İyi güzel de, bugünlerde bir numaralı kafasının, ruhunun içini, niyetlerinin ne olduğunu okuyan kişi Akif Beki. Sen de onu tutup, kendi adına sözcü yapıyorsun!..
Tayyip Erdoğan devam ediyor:
Ali kıran, baş kesen misin? Adam kalkıyor, Erdoğan imam hatip mezunu diyor. Ne olacak yani?
İmam hatip mezunu olmaktan ne olacak? sorusunun cevabını da Akif Bekinin kitabından bulalım:
Bilindiği gibi Erdoğan Rizeli ve anadili Türkçe. Zihin mekanizmaları Türkçe gramere göre çalışıyor ama yine biliniyor ki, Tayyip Erdoğan bir imam-hatip liseli. Temel düzeyde de olsa, Arapça eğitimi gördü ve Kuran-ı Arapçasından okuyabiliyor. Muhafazakar bir çevrede yetiştiği için de dini terminolojiye hakim. Peki bu durum Tayyip Erdoğanın mental süreçlerini nasıl etkiliyor?
Türkçe ile Arapça söz konusu olduğunda somut düşünce ile soyut arasında bir yerde duruyor ve rasyonel düşünceye, şeylerin analitik yorumuna ve parçalı bir dünya görüşüne açık görünüyor. Teorik bilimlere uygun ama somut düşünüş biçimine daha elverişli. Kelime ve fiil yapıları gerçeği birebir tasfiye etmeye imkan sağlıyor. Ne dediğini biliyor Türkçe gramer.
Arap aklı ise, büyülü bir dünya görüşüne daha yatkın. Abartıya mübalağaya dayanan bir yapısı var. Arap aklı, simgelerle düşünüp konuşmayı seviyor. Mecaz ve teşbihler arasında, gerçek dışı abartılı bir dünyada yaşıyor. Olayları ve olguları olduklarından farklı algılıyor. Zihni, dünyasıyla dış gerçekliği tam ayırt edemiyor, karıştırıyor.
İmam-hatiplilerin, diğer liselilerden ne şekilde farklı olduğunu bu satırlarla anlatan ben değilim; Akif Beki. Yani, Tayyip Erdoğanın Başbakanlık Sözcülüğüne ve Başdanışmanlığına getirdiği kişi.
****
Allah Türkiyeye kolaylık versin
Yayın Tarihi :
7 Haziran 2005 Salı 01:21:07