19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Azerbaycan' dan ilk izlenimler...

Azerbaycan’dayım…

Dönüşte Azerbaycan’la ilgili size çok anlatacaklarım var.

Bugün iki kısa anekdotu dikkatinize getirmek istiyorum:

Beraber seyahat ettiğim Hüseyin Mümtaz Bey bir konuşmasında, daha doğrusu bir sohbetinde çok basit bir soru sordu. Sorunun basitliğine bakmayın sizi de düşündürecek:

“İki Almanya birleşti dünya alkışladı. İki Vietnam birleşti dünya alkışladı. İki Kore’nin birleşmesi için dünya çırpınıp duruyor. Çok güzel. İyi güzel de, Türk Dünyası birleşmeye kalkınca neden dünyada kıyamet kopuyor?”

Düşünmek lazım değil mi?

****
Bu sabah bir Türk lisesine gittik: Atatürk Lisesi. Fevkalade zor şartlarda eğitim yapan bu lisedeki çocukların yüzünden fışkıran pozitif enerjiyi, hocaların inanılmaz bir şevkle neredeyse gecekondu şartlarında verdiği başarılı eğitimi görmenizi isterdim.

Bu ziyaretten sonra yurtdışında her zaman müspet çalışma yaptıklarını düşündüğüm için desteklediğim Gülen Cemaatine mensup Çağ Öğretim İşletmelerinin Lisesini ziyaret ettik. Bu işletme Kafkas Üniversitesi, 12 lise ile beraber, aynen Türkiye’deki gibi üniversite giriş kurslarını da organize etmiş. Mükemmel bir tesis, harika bir görüntü, cemaatçi- pardon- askeri bir disiplin…. Habersiz gittiğimiz için Başkan Enver Özeren bizi biraz rahatsız olarak kabul etti ama yine de zaman ayırdı. Eğitim tamamen İngilizce, Türkçe yabancı dil olarak öğretiliyor.

Ziyarete beraber gittiğimiz Azerbaycan Parlamentosu Milletvekili Sabir Rüstemhanlı Enver Bey’e şu soruyu sordu: “Sizin okullarınızı destekledim ama kabul edemediğim bir husus var: Eğitimi neden İngilizce yapıyorsunuz? Eğitimi Azerice veya Türkçe yapmanız doğru olan tavır değil midir? Madem kapınızda Türk lisesi yazıyor, eğitiminiz neden Türkçe değil? Bilakis Türk dünyasının, Türkiye’ye olan sempatisini kullanarak bütün tedrisatı İngilizce yapmanız, insanları İngilizce düşünür hale getirmeniz doğru değil. Biz, 80-90 sene Rusça ile uğraştık, nihayet kurtulduk. Rusça sadece yabancı bir lisan ama Türk adını kullanarak siz gelip Ruslar’ın yaptığını yapıp İngilizce’yi empoze ediyorsunuz. ‘İngilizce sadece araçtır’ sözünüz de geçerli değil. Derslerin Azerice veya Türkçe okunması, İngilizce’nin de yabancı bir dil olarak öğrenilmesi yeterlidir değil mi?” dedi.

Enver Bey’den aldığımız cevaplardan hiç tatmin olmadık. Güya İngilizce eğitim olimpiyatlarda başarı sağlatıyormuş. Peki bu, “olimpiyatlarda” başarı kazanmak, Azerbaycan’a, Türkiye’ye ve Türk Dünyasına ne kazandırıyor?

Gülen’in mükemmel okullarını ben son olarak 7-8 yıl evvel ziyaret etmiş, aşıladıkları milli duygulardan gurur duymuştum. Bugün bunu göremedim. Bu okulları organize eden eskiden cemaat, şimdi de şirket gibi hareket eden; eskiden gönül ehli iken, şimdi iş adamı olanların bu dost ikazlarına kulak vermelerinde fayda var.
Yayın Tarihi : 4 Mayıs 2005 Çarşamba 18:42:13
Güncelleme :5 Mayıs 2005 Perşembe 00:24:15


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?