19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

"Kasımpaşa Canavarı"nın Son Hedefi: Celalettin Cerrah


Orta yaş kuşağı iyi bilir; 1976 yılının sonbaharında Kasımpaşa’da ardı ardına korkunç cinayetler işlenmeye başlamıştı:

Önce, Ali Bakırca.

Ardından Osman Periz.

Hasan Kaya.

Veli Özel ve başkaları...

Hepsi de kafalarına sert bir cisimle vurularak, korkunç bir şekilde öldürülmüştü!

Cesetleri tanınmaz haldeydi.

İstanbul Kasımpaşa’da iki ay gibi kısa bir zaman aralığında işlenen bu seri cinayetler, tüm Türkiye’de tedirginlik yaratmış; medyanın hayal gücü de olaya eklenince, “Kasımpaşa Canavarı” efsanesi doğmuştu.

Polis, özel ekipler oluşturmasına rağmen, herhangi bir ipucu bulamıyordu.

* * *

Aslında, o dönemde, Kasımpaşa’daki bu cinayetleri işleyen tek bir kimse değildi!

Sonradan anlaşıldı ki; değişik insanlar, bu furyada, düşmanlık güttükleri kişileri tek tek öldürmüşlerdi.

Yani; insanlar, kendi kan davalarını ve düşmanlıklarını güderken; ardı ardına işlenen cinayetler de ismi olan, ancak cismi olmayan meşum “Kasımpaşa Canavarı”nın üstüne yıkılmıştı.

O dönemde bazı insanlar, işin aslını biliyorlardı ama nedense, bildiklerini, devletle paylaşmamayı tercih etmişlerdi.

“Kasımpaşa Canavarı”nın gölgesi, yeni yeni cinayetlere çanak tutarken; asıl katiller yakalanmadan “işlerini” görmüşlerdi!

* * *

Aşağıda anlatacaklarımız, yukarıdaki hikâyenin aslını bilen dikkatli gözlerden kaçmamıştır:

Son günlerde yürütülmekte olan, kamuoyuna duyurulan adıyla, “Ergenekon” soruşturmasının adının gölgesinde de aynı ‘yöntem’ görülmeye başlandı:

Değişik kişilerce “hedefe alınanlar”, tek bir isim altında “infaz” ediliyor.

Bir yandan; eski askerler, kamu görevlileri ve siviller; hükümete karşı komplo kurdukları ve bir takım faili meçhul cinayetlerin müsebbibi oldukları iddiasıyla tutuklandılar.

Diğer yandan; geçen sene İstanbul’da öldürülen gazeteci Hrant Dink’in ailesi, “Ergenekon” operasyonunun (cinayetin perde arkası bağlantılarının ortaya çıkarılması açısından) kendilerini “umutlandırdığını” açıkladı.

Bir diğer yandan; gazeteler, Hrant Dink cinayetine adı karışanlardan bazılarının “Ergenekon” oluşumuyla doğrudan ilgili olduklarını yazdı.

Ve en nihayetinde; Çarşamba günkü gazeteler, tüm bu “Ergenekon” soruşturmasını yapan ve muhtemelen yukarıda yazdığımız “bağlantıların” varlığını tespit eden İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün başındaki isim olan Celalettin Cerrah’ın, Hrant Dink cinayetinde de parmağı olduğu iddia edilen bu ‘oluşuma’ göz yumduğu savıyla soruşturma konusu edildiğini yazdı.

İstanbul’da çalışan yaklaşık 40 bin polisin başındaki adam olan Cerrah hakkında; “denetim görevini ihmal etmek” suçundan soruşturma açılması istenmişti!

Zaten bizzat denetimle görevli birim müdürleri varken ve bazıları bu olayla ilgili olarak halihazırda soruşturuluyorken, çok alakasız bir biçimde Cerrah’ın da bu soruşturmaya dahil edilmesi; kamuoyunda “Herhalde üzüm yenmek değil, bağcı dövülmek isteniyor?” şeklinde algılandı.

* * *

Burada dikkat çeken bir başka nokta da; “Ergenekon”un da, böyle bir ortamdan faydalanmak isteyenler için, en az “Kasımpaşa Canavarı” kadar verimli bir tarla olduğudur.

Nasıl mı?

Katil işin içinde!

Maktulün ailesi “umut sahibi” olarak işin içinde!

Bu suç (?) oluşumunu çözdüğü iddia edilen Emniyet Müdürü de bizzat işin içinde!

Bu durumda; kendi “çetesini”(?) yakalayıp, deşifre eden ilk Emniyet Müdürü de Celalettin Cerrah oluyor o halde?

Akla uygun değil ama; “birileri” öyle “diyor” işte?

Doğrular zamanla mutlaka ortaya çıkacaktır, kimsenin bundan korkusu olmamalı.

Fakat kısa vadede görünen o ki; yine hareketlenen “Kasımpaşa Canavarı”, bu kez; zamanında astlarının ipleri aynı şekilde çekilirken, biraz olsun hassasiyet göstermeyi aklına getiremeyen Celalettin Cerrah’ın da ‘kalemini kıracak’ galiba?


feramuzerdin@kenthaber.com

Yayın Tarihi : 21 Şubat 2008 Perşembe 13:31:15


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Bülent AY IP: 85.105.244.xxx Tarih : 23.02.2008 12:47:56

abi öncelikle saygılarımı sunuyorum herne kadarda mesleğimizden ayrılmış olsanda her zaman bizim büyüğümüzsün biz böyle gördük hele sevgi ve saygı duyduğumuz abilerimizi hiç unutmadık ayrıca yazılarında çok güzel ve elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum sanada bu yakışır zaten sevgi ve saygılarımı sunarım bülent ay


eray ümit kaplan IP: 81.215.73.xxx Tarih : 21.02.2008 22:15:42

yıllar sonra bir tesadüf üzerine seni buldum.sene 1994 aynı yerde aynı görevdeydik. sene 2008 aynı yerdeyiz ama sen farklı görevdesin.sarıyerde rumelifenerindeyim. beni bul dostum.


Hüseyin Biçer IP: 88.253.102.xxx Tarih : 7.03.2008 06:33:54

Feramuz Abi yeni işinde başarılar diliyorum.Çok güzel yazılar yazıyorsun.Tebrikler