Askerler bir süredir kendilerine karşı yürütülen bir ‘asimetrik psikolojik harekattan’ şikayet ediyor.
Bunu çeşitli kademelerdeki yetkilileri de çeşitli zamanlarda dillendirmişti.
Askerin, herhangi bir kurumun veya herhangi bir insanın asimetrik psikolojik harekatın hedefinde olması şaşılacak veya olmayacak bir durum değildir.
Şaşılacak olan durum, askerin bunu sürekli şikayet konusu yapmasıdır.
Askerin görevi ‘düşmanla’ savaşmak değil midir?
O halde iki de bir de ‘düşmanlarımız var’ diye feryat etmenin anlamı nedir?
Eğer amaç mesaj vermekse, bu açıklamalardan herhangi bir mesaj çıkaracak kimse yoktur:
‘Düşman’ düşmanlık yapmaktan vazgeçmeyeceğine, savaş usullerini TSK’nin savunma sistemine göre değiştirmeyeceğine göre, buradan ‘düşmanın’ çıkaracağı bir mesaj yoktur.
Ordunun görevi düşmanla ‘her şart altında’ savaşmak olduğuna göre, buradan halkın çıkaracağı bir sonuç da yoktur!
TSK kendisine karşı yürütülen asimetrik psikolojik harekatla nasıl baş etmesi gerektiğini kendisi bulmak zorundadır!
Gerçekler acıdır ama TSK bu konuda yalnızdır.
Yalnızlıktan öte, bu asimetrik savaşla mücadele etmek, yenilmemek ve hatta ‘düşmanı’ yenmek TSK’nin asli görevidir.
Eğer bizim Silahlı Kuvvetlerimiz, kendi ifadeleriyle, basit “bir kağıt parçası” karşısında böyle sinip yitecekse, vay bizim halimize!
Biz vatan savunması için kime güveneceğiz o zaman?
* * *
Geçmişte Ordu içindeki bazı kimselerin, nüfuzlarını kullanarak siyasete yaptıkları müdahalelerin Türkiye’nin bugünkü siyasi atmosferini şekillendirdiği bir gerçektir.
Türkiye’de asla belli bir oy oranının üzerine çıkamayacak olan bir siyasi görüşü temsil eden Tayyip Erdoğan’ın ve benimsediği siyasi görüşün, halk tarafından, (TSK içindeki bazı odaklarca) sürekli mağdur ediliyor şeklinde algılanması, bu görüşün (şimdilik) 7 yıl süren muazzam tek parti iktidarını getirmiştir!
Askerin bu durumda, bugün kendisine karşı yürütülen psikolojik harekata karşı açıkça tavır almayan bu hükümetten şikayet etme hakkı da sınırlı olmalıdır.
* * *
Yaşanan bu süreç her kurum için olduğu gibi Silahlı Kuvvetler için de öğretici olmalıdır.
TSK çağın gerektirdiği her türlü savunma stratejisine ivedilikle ayak uydurmalıdır.
Bunu sağlamak için her türlü kalıbı kırmalı, gerekirse geçmişteki tüm bildiklerini çöpe bile atmalıdır.
ABD Başkanı Reagan’dan beri kurulan “yeni dünya düzeninde” ağır kanlılığa yer olmadığı artık görülmektedir.
* * *
Genel Kurmay Başkanı Başbuğ kamuya hitaben yaptığı en son konuşmasında, kendilerine karşı yürütülen bir asimetrik psikolojik harekattan bahsetmiş ve bunun Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasını da hedef alan bir durum olduğunu söylemişti.
Bizim anlayacağımız bir dile çevirirsek, ortada Ordumuzu ve bununda ötesinde Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan bir “savaş” vardı!
Bu savaşın taraflarından birisi olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tedbir almak yerine, sık sık psikolojik harekat imkanlarından yoksun olduğunu beyan etmesi; bir sıcak savaş anında halka “düşman bize füzelerle saldırıyor ama biz ancak topla tüfekle savaşma eğitimine sahibiz; kusura bakmayın yapacağımız bir şey yok, siz de başınızın çaresine bakın” denmesi gibi bir şeydir!
Milli savunma senin görevin, düşmanın analizini sen yapacaksın, neyle ve nasıl saldıracağını sen hesaplayacaksın ve ona göre tedbirleri de sen alacaksın!
Güç sende, kudret sende, para sende…
Nereden çıktı şimdi bu mızmızlanmak?
ordu ne yapsın avrupa birliği bütün makamları ile kürdistan hayali güderken bir yandan iran ermenistan suriye rusya el altından ne kadar terör örgütü varsa türkiyenin üzerine salarken bir kısım içimizdeki seçilmişlerde ülkenin geleceği davası yerine islam ve yobazlık davası güderken ne yapacak yargı yürütme bütün makamların onların elinde amerikan ordusunu ve devletini ele alalım yazar onu örnek vermişya oradaki kanunlar hiç kimsenin amerikaya hainlik yapmasına müsade etmiyor eee amerikan ordusu içeriyle uğraşıcağına dışarıyla uğraşıyor siyasiler olarak sen önce içeriyi bir hallet ceza işleyene hak ettiği cezayı ver vatandaşa yaşama ortamı sağla asker içeriyle değil dışarıyla uğraşşın içerdeki hainleri tüketmek aslında askerin işi değil bu işi askere vermekle biz ülke olarak suç işliyorruz bu işi siyasiler halletmeli eğer hainler fazla ise gözünüz korkutmayın fıransa 1700 lerde 1 milyon astı gerekirse bizde 5 milyon asarız iran asıyor kim içindeki haini yaşatmassa o süper güç kim hainlerle uzlaşmaya çalışırsa sonu felaket oluyor
ahmet rumuzlu kardeşim ne asması..... adeta kıçlarını pışpışlıyorlar teröristin..Ordu ve yargı ile hesabı olanlar ... hesabını bu zamanda yapmasın...ordunun en demokratik zamanı şimdi...ama ...şu anlaşılmaz....
Cumhurbaşkanını günlerce seçemeyen siyasiler (1979 -80)...Sincan da kurdurdukları dev çadırlara HAMAS liderlerinin dev posterlerini asan bunlar.Doğu ve güneydoğuya gittiklerinde orada kamera ortamından uzaklaştıklarında siz valla işkence çekmişsiniz....sizlerin çok haklarınız var diyerek oy tahvilinde bulunmaya çalışanlar bunlar....27Mayıs'ta Menderes ve arkadaşlarının asılmasına seyirci kalan bu siyasetçiler.....
insanları 1970 -80 arasında kuyruklara düşüren ülkede yokluk ve kıtlık yaratan bunlar.....YA ŞİMDİ KALKIYORLAR HER SUÇU ASKERE YÜKLETMEYE KALKIYORLAR.....ULAN KARDEŞİM ...BU ÜLKEDE SİLAHLI KUVVETLER DEN BAŞKA GÜNAH KEÇİNİZ YOK MU? Silahlı kuvvetler sizlerin emrinde idi...Bir hatası varsa sen suçlu olmasan ortaya çıkarırdın..DENİZ FENERİ ALMANYADA YARGILANDI VE SONUÇ VAR.ama TÜRKİYE DE fener var suçlu yok.....
ASKER YAPMIŞTIR ONU DA....!!!!!!!!!!!!!!!!!!! SİLAHLI KUVVETLERDEN TEDRİCEN İNTİKAM ALMAYA KALKIŞANLAR....SONRA BU HESABI MİLLETE VEREMEZLER...
ÇÜNKÜ BAŞKA TÜRKİYE YOK......
Allah kalemine güç, ellerine sağlık versin. Noktası, virgülüne kadar size katılıyorum. Ama ben galiba, Ülkemin geleceğiyle ilgili, Umutlarımı tükettim. (Ben acelemi ediyorum acaba.)