19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

Bu da ne belgeymiş ama?

Yok yok, bunlar kesinlikle bizim aklımızı ve sabrımızı sınıyorlar.

Çünkü bu olan bitenin başka bir izahı yok!

Genel Kurmay’da hazırlandığı söylenen şu meşhur belgeden söz ediyorum:

Kamuoyuna AKP ve Fethullah Gülen’i bitirme planı olarak yansıyan İrticayla Mücadele Eylem Planından…

Var olduğu iddia edilen belge öyle musibet bir şey ki; ne aydınlığa kavuşuyor ne de gündemden düşüyor!

* * *

Bir defa belgeyle ilgili her gelişme savcılıkla aynı anda medyaya da düşüyor!

Öyle bir spekülasyon var ki, at izi it izine karışmış durumda…

Ne var ki bu kargaşada yetkililerden birisi çıkıp da ya bu olayın aslı şudur demiyor ya da diyemiyor?

Böylece varlığı veya yokluğu ispatlanamayan bir belge etrafında kotarılan orta oyunu devam edip gidiyor.

Mesela aynı UFO meselesine döndü:

Gördüğüne yemin edenler var ama aslında UFO var mı yok mu kimse tam anlamıyla ikna olmuyor.

* * *

Tartışmanın birinci ayağı Genel Kurmay.

Kendisinden beklenen refleksi göstermemekte ısrar ediyor.

Aslında takip etmesi gereken üç yol var:

1- Belge gerçekten emir – komuta düzeni içinde hazırlanmışsa, sorumlularını ortaya çıkarmak ve hepsini tek tek cezalandırmak.

Böylesine büyük ve çaplı bir konuda, bürokraside her zaman yapılageldiği gibi; alt kademenin feda edilerek, üst kademedeki sorumluların korunması yoluna gidilmesi bile kabul edilebilecekken askerden tek kelime bile çıkmaması; aslında bu tartışma sürecinden rahatsız olmadıkları anlamına mı geliyor?

2- Eğer böyle bir plan ordu içindeki birkaç cuntacı tarafından kendi inisiyatifleri dahilinde hazırlanmışsa –ki bu ordunun da kabul edemeyeceği disiplinsizliktir, bunları derhal ayıklayarak, yargılanmalarını sağlamak.

3- Eğer gerçekten böyle bir plan yoksa ve ordu bir takım odaklarca haksız olarak yıpratılmaya çalışılıyorsa, bunu bangır bangır kamuoyuyla paylaşmak!

Siz bugüne kadar bunlardan herhangi birinin yapıldığını gördünüz mü?

* * *

Peki Hükümet bu durumda ne yapmalı?

1- Bu belgenin gerçekliği ortaya çıkarıldıysa ve TSK üst kademesi de bunu bilerek gizliyorsa başta komuta kademesi olmak üzere tüm sorumluları görevden alarak, bu işe ucundan kenarından bulaşmış olanları derhal yargılamalıdır.

2- Yok eğer ordu haksız yere suçlanıyorsa; komplocular ve orduyu haksız yere suçlayanlar hakkında gereğini yapmalıdır.

Peki ya bunlardan herhangi birisinin yapıldığını gördünüz mü?

* * *

Bence her iki taraf da durumdan memnun ve bu “geyiğin” sürmesini istiyor.

Nedenini ben de bilmiyorum.

Ama size bir şey söyleyeyim mi?

Bu kayıkçı kavgası mizanseni milleti sıktı artık…
 

Yayın Tarihi : 8 Kasım 2009 Pazar 14:13:41
Güncelleme :8 Kasım 2009 Pazar 14:26:16


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Zübeyde IP: 88.231.81.xxx Tarih : 13.11.2009 00:02:39

Sayın Gönül Hanım: Açıklamalarınızı, seçim sandığına giden yurttaşlarımıza da bir benimsetebilsek..., işte o zaman, dilekleriniz gerçekleşebilir !


Mansur AYAR IP: 85.104.241.xxx Tarih : 14.11.2009 14:10:17

Merhabalar ben tamamen Gönorül hanıma katılıyorum gerçekler acıdır deniliyor hakaten de öyledir. Yılardır güney doğuda iş imkanları yapacaz deniliyor ama bakıyoruz hiç bir çaba yok mesela benim organize sanayi bölgesinde fabrika için arazim var ama fabrika kurmak için yeterli param yok Hükümet şimdi bana hibe teşfik kredisi vermese ben yapamam kuramam duğu halkına iş imkanı sağlayamam devlet bunu yapmasa biz ne yapalım insanlarımız özelikle özelikle gençlerimiz işsizdir kendilerini sıgaraya kahvelere vermiler yazık günahtır. Hükümet gözünü açsın selam ve dua ile


Gönül Aydemir IP: 88.235.213.xxx Tarih : 11.11.2009 22:03:08

Bütün bunlar bir yurttaş olarak beni yordu.İnsanımız aç,yoksul,kendi derdinde. Yargının işi yargıya bırakılmıyor.Adam gibi bir kalkınma projemiz yok.Bu öyküleri dinlemek karnımızı doyurmuyor,kiramızı vermiyor,ayakkabımızı almıyor,iki kilo et bile etmiyor.Usandık.