Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da olan “Saray Muhallebicisi” isimli gıda zincirlerinin isim hakkının sahibi Sayın Kadir Topbaş’a atadan gelen muhallebi yapımı sırlarını soracak değiliz tabii ki?
Biz buradan; “Saray Muhallebicisi” isimli işletmenin dünü, bugünü; Kadir Bey’in “saray” sırları ve mimarlık geçmişiyle ilgili olarak birçok kanaldan bize ulaşan bazı iddiaları kendisine soracağız.
Haydi başlayalım:
• Hüseyin Orga ve Ahmet Topbaş kimdir?
• Babanız Hüseyin Topbaş ile ortak olarak kurdukları Saray Muhallebicisi’nin ilk kuruluş tarihi 1935 mi, yoksa 1949 mudur?
• Yukarıda saydığımız üçlü arasındaki “Saray Muhallebicisi” ortaklığı ilk kez 1949 yılında kurulduğuna göre, şu an isim hakkı bizzat şahsınıza ait olan “Saray Muhallebicisinin” 1935 yılından beri sadece sizin ailenize ait olduğunu belirten beyanlarınız ve logonuzun üzerindeki 1935 tarihi nereden çıkmıştır?
• “Saray Muhallebicisi” isim hakkını “adınıza” tescil ettirirken, yukarıda adlarını zikrettiğimiz babanızın diğer ortaklarından veya varislerinde sözlü veya yazılı olmak üzere, izin veya onay aldınız mı?
• Diğer ortaklar veya varisleri yıllar sonra “Saray Muhallebicisi” isim hakkını adınıza tescil ettirdiğinizi öğrenince tepkileri nasıl oldu?
• “Saray Muhallebicisi” markası sizin adınıza tescilli olduğuna göre, bu ismi hala kullanmaya devam eden babanızın ortakları olan Hüseyin Orga’nın varislerinden veya amcanız Ahmet Topbaş’tan “isim hakkı” için herhangi bir ücret talep ediyor musunuz?
• Böyle bir yasal hakkınız olmasına rağmen, babanızın eski ortaklarından “isim hakkı bedeli” talep etmemenizin nedenini sadece "ahde vefa" kaygısı mıdır?
• Babanız “ilahiyat” tahsili yapmanız için ısrar etmesine rağmen, amcanızın baskın çıkmasıyla eğitimini aldığınız “mimarlık” alanında imzanız olan eserler hangileridir?
• Petek Çay isimli şimdi iflas etmiş olan firmayla herhangi bir şekilde bir bağınız oldu mu?
• Ve son bir soru:
• Bir yüksek mimar olarak, halen Belediye Başkanı olduğunuz İstanbul’daki patates tarlası gibi olan ana arterler sizin içinize siniyor mu?
* * *
Bir ara “artistlik” de dâhil her türlü işi denediğini ancak başarısız olduğu gerekçesiyle devam ettirmediğini samimiyetle itiraf eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş’ın yukarıdaki sorularımızı da samimiyetle cevaplamasını bekliyoruz.
Sahne sizin; buyrun Kadir Bey…
vay bee..sayın kadir topbaş yoksa akrabalarına mı kazık atmış..aslında bu sorulara mutlak cevap vermeli....gerçekten merak konusu..
Türk halkına sorularda benden...ah Türkiye ah...
bu ülkede bilim dergisi 'darwin' yüzünden sansüre uğradı... Türkiye ağlıyor... Dünya gülüyor... ah canım Türkiyem ah... bu ülkede hukukcular dışında herkes savcı, avukat... kaç sene oldu iddanameler okuna çizile bitiremedi ergenekonu... Türkiye durdu... AB insan hakları mahkemesi ilerledi...ah moda ah... bu yaz havalimanlarında takım elbise terlik dolaşmak, deve-zürafa kesmek out :(
uçağı bakım yaptırmak in :)ah medya ah... eli kalem tutan köpek mi kalacak ülkede (bekir coşkun'un köpeği) yoksa gemi altın sahibi kedi mi? (hülya avşar'ın kedisi)ah sansür ah... uzan medya grubundan sonra doğan medya grubuda sindirecekmi bu ülke... hiç mi ak kaşığa kara kaşık denmeyecek...tır çarpmışın halinden tır çarpmış mı anlar?Fatih Doğan sevgilerle...
MEHMET AKİF ERSOY der ki;
Müslümanlık nerde bizden geçmiş insanlık bile
Alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile
Kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir
Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir
Varsa şayet söyleyin bir parçık insafınız
Böyle kansızmıydı haşa kahraman eslafınız
Böyle düşmüşmüydü herkes ayrılık sevdasına
Benzeyip şirasesiz bir mushafın eczasına
Hiç görülmüşmüydü olsun kayd ı vahdet tarumar
Böyle olmuşmuydu millet can evinden rahnedar
Böyle açlıktan bogazlarmıydı kardeş kardeşi
Böyle adetmiydi bi perva yemek insan leşi
Irzımızdır çiğnenen evladımızdır doğranan
Hey sıkılmaz ağlamassan bari gülmekten utan
Kurt uzaklardan bakar dalgın görürmüş merkebi
Saldırırmış ansızın yaydan boşanmış ok gibi
Lakin aşk olsunki aldırmazda otllarmış eşşek
Sanki tavşanmış gelen yahud kılıksız köstebek
Kar sayarmış bir tutam fazla olsun yutmayı
Hasmı derken çullanırmış yutmadsan son lokmayı
Bir hakikattır bu bildiğin usluba sok
Halimiz merkeple kurdun aynı asla farkı yok
Burnumuzdan tuttu düşman biz boğaz kaynındayız
Bir bakın halamı hala ihriras ardındayız
Saygısızlık elverir bir parça olsun arlanın
Vakti çoktan geldi hem geçmektedir arlanmanın
Davranın haykırmadan nakus-u izmihlaliniz
Öyle bir buhrana sapmıştırki zira haliniz
Zevke dalmak şöyle dursun vaktiniz yok mateme
Davranın zira gülünç olduk aleme
Bekleşirken gökte yüzbinlerce ervah intikam
Yerde kalmış naşa benzer kavm için durmak haram
Kahraman ecdadınızdan sizde bir kan yokmudur
Yoksa istikbalinizden korkulur pek korkulur
Mehmet Akif Ersoy
Anlayabilen kalp,özümseyebilen vicdan duasıyla...