19
Mart
2026
Perşembe
ANASAYFA

“Komşulara” bir haller oluyor?

Yaşı yetenler hatırlayacaktır; o zamanlar Ermenistan henüz Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) içinde yer alan bir devlet olduğundan Türkiye ile doğrudan bir diyaloğu yoktu ama Yunanistan ile Türkiye gün geçirmeksizin aralarında hırlaşırlardı!

Kıbrıs sorunu, Batı Trakya’daki Türklerin haklarının zulme varan derecede kısıtlanması, Ege’deki kıta sahanlığı meselesi, MTA Sismik 1 gemisinin Ege Denizi’ndeki bilimsel araştırmaları ve hatta kuş uçmaz kervan geçmez Kardak kayalıklarının egemenliği ilk akla gelen Türk – Yunan anlaşmazlıklarıdır.

Zamanın Başbakanı Turgut Özal’ın CNN ekranlarına İngilizce olarak yaptığı, Ege’de bilimsel araştırmalar yapan MTA Sismik 1 gemimize yapılacak olan herhangi bir Yunan tacizini “savaş sebebi” (casus belli) olarak sayacağını belirten açıklamaları bazı hafızalarda hala tazeliğini korumaktadır.

Tüm bu sorunlar hız kesmeden devam etmekte iken ne olduysa oldu ve Türkiye halkı kısa süren ama etkili ve kuvvetli bir medya operasyonuyla Yunanistan’ı kısa sürede “komşu” olarak benimseyiverdi.

Medyada “komşu” denilince halk artık hangi ülkenin kastedildiğini anlıyordu.

“Komşu” Türkçe’de bize bazen anne babamızdan bile daha yakın; derdimizi kederimizi, gün gelince aşımızı ve acımızı paylaştığımız kimse anlamına gelmiyor muydu?

Peki, gerçekten de Yunanistan ve bağımsızlığını elde ettikten sonra aynı şekilde “komşu” sıfatı kazanan Ermenistan Türkiye’nin, komşuluk yükümlülüklerini yerine getiren has komşuları mıydı?

Yoksa bizim her sıkıntısına koşturduğumuz “komşuların” niyeti bizimkinden farklı mıydı?

Yunanistan’ın NATO üyeliğine tekrar kabulünü veto etmememizden sonra bize Kıbrıs da dâhil olmak üzere uluslar arası politikada, tabiri caizse, attığı goller herhalde bini geçmiştir?

Ermenistan’ın bağımsızlığını kazanır kazanmaz yürürlüğe koyduğu Büyük Ermenistan projesinin hedefindeki ülkelerden birinin de Türkiye olduğunu tahmin etmemek için saf olmak gerekli değil midir?

“Hamdolsun”, 25 yıllık terör belasına çözüm bulmak için bugünlerde bilimsel olarak kafa yormaya başladığı iddia edilen Türkiye’nin bu planlı projeli oturulan Kurtlar Sofrasındaki durumunun iç açıcı olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün olarak görünmüyor!

Daha dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne uluslar arası anlaşmayla garantör olarak bulunduğu Kıbrıs’ta “işgalci” olmakla şikâyet ederken; Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan da Dünya Ermeni Komitesinin aldığı karara uyarak, sınır kapısı açılmaksızın önümüzdeki günlerde Türkiye’de yapılacak olan Türkiye-Ermenistan futbol maçına gelmeyeceğini açıkladı.

Ermenistan Cumhurbaşkanı’nın Dünya Ermeni Komitesi’nin kararıyla Türkiye’ye gelmeyeceğini iyi anladık da Türkiye Cumhurbaşkanı kimin kararıyla ve alayu valayla geçenlerde Erivan’a maç izlemeye gitti, onu hala anlayamadık?
 

Yayın Tarihi : 31 Temmuz 2009 Cuma 12:38:32


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?