4 Haziran Perşembe günü yine 32.Gün’ün konuğuyduk.
Mehmet Ali Birand ve ekibi bu hafta Münevver Karabulut cinayetini masaya yatırmıştı.
Baba Süreyya Karabulut, İstanbul Emniyet Müdürü ve Valisi’nin kendisi hakkında ardı ardına yapmış olduğu açıklamalara isyan edercesine program boyunca “adalet istiyorum” diye haykırıyordu.
* * *
Bu hunharca cinayet sadece polisin değil, hepimizin ezberini bozmuştur.
90 gün boyunca “faili firar” olarak yürütülen bir cinayet soruşturması, otopsi raporunun tamamlanmasıyla birlikte bir anda “faili meçhul” bir olaya dönüşmüştür.
Cinayet mahallinde bulunan ve Cem’le aynı kan bağına sahip olmayan “diğer kişilerin” varlığının ortaya çıkması, herkesin bugüne kadar olan ezberini bozmuştur!
Bu cinayet soruşturması şimdi sil baştan ele alınmak zorundadır.
* * *
Bir diğer yönüyle bu cinayet soruşturması bize adli soruşturma yürüten birimler arasındaki koordinasyonsuzluğu da göstermiştir.
Adli Tıp uzmanlarının neyi aradığını bilmeden yaptıkları rutin incelemeler adaletin tecellisi açısından yeterli olmamaktadır.
Anlaşılmıştır ki; Polis ve Savcılık birimlerinin Adli Tıp uzmanlarıyla daha yakın çalışmalarına ihtiyaç vardır.
Adli tıp personeli suç araştırmalarının içinde daha fazla ve doğrudan yer almak durumundadır.
Bundan sonra gözlerin adli tıp bilimlerinin üzerine daha fazla çevrileceği muhakkaktır.
Türkiye her konuda adaletin sağlanması ve kamu vicdanının rahatlatılması için adli tıp bilimleri alanında batılı ülkeleri yakalamak zorundadır.
* * *
Etiler cinayetinin 1 numaralı şüphelisi Cem Garipoğlu halen ortalarda yok.
Ancak bir kimsenin başını canlı canlı kestiği iddia edilen veya en azından o ortamda bulunup bu olaya şahit olduğuna dair kuvvetli karine bulunan Cem’in ruh sağlığı şimdi nasıldır acaba?
Firari olmanın manevi baskısı kendisini nasıl etkiliyordur?
Kendisinin bir gün yakalanacağı muhakkak olduğuna göre, bir an önce teslim olup adaletin tecellisine yardımcı olması veya hasta ise tedavisi yoluna gidilmesi daha iyi olmaz mı?
Cem’in ailesi veya kendisini saklayanlar bunu bence bir kez daha düşünmelidir.
Bugünün dünyasında sonsuz kaçış asla mümkün değildir.
Hele ki böyle vahşi bir cinayetin faili için!..
Katil(ler) polisten bir süre kaçabilse bile vicdanlarından asla kaçamayacaktır!