6
Şubat
2026
Cuma
BURDUR

M. Akif Ersoy Sempozyumu başladı

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Mehmet Akif Ersoy'un adını taşıyan bir Üniversite için bu kadar beklemiş olmanın hüzün verici olduğunu söyledi.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) tarafından düzenlenen "1. Uluslararası Mehmet Akif Ersoy Sempozyumu" Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın katılımıyla Burdur'da başladı.

MAKÜ Akademik Oda Orkestrası ve MAKÜ Müzik Öğretmenliği Bölümü Ana Bilim Dalı öğrencilerinin hazırladığı konserle başlayan Sempozyumun açılış konuşmasını yapan MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Günay Yıldız, Mehmet Akif Ersoy'un 19. yüzyıldan 20. yüzyıla geçişte yaşanan toplumsal değişime tanıklık etmiş ve bu tanıklığını eserlerine yansıtmış önemli bir insan olduğunu söyledi. Mehmet Akif'in eserlerinde gençlere öğütlerde bulunduğunu belirten Yıldız, Akif'in gençlere, kendilerini iyi yetiştirmeleri ve çok çalışmalarını önerdiğini ve son olarak gerektiğinde vatan için ölmelerini öğütlediğini söyledi.

MAKÜ Konferans Salonu'ndaki sempozyumda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Günay, Mehmet Akif Ersoy adını taşıyan bir üniversitede bulunmanın heyecan verici olduğunu söyledi. Aslında Mehmet Akif Ersoy'un adını taşıyan bir üniversite için bu kadar beklemiş olmanın hüzün verici olduğunu söyleyen Günay, vefatından 70 yıl sonra Mehmet Akif Ersoy'un isminin bir üniversiteye bu kadar geç verilmiş olmasının kendisini hüzünlendirdiğini" ifade etti.

Bakan Günay, "Ama geç de olsa, Mehmet Akif Ersoy'un adını bir üniversiteye verenlere minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Mehmet Akif Ersoy'un Meclis'te görev yaptığı dönemde Ankara'da yaşadığı evin Hacettepe Üniversitesi'nin şehir içindeki kampusü içerisinde kaldı. Üç yıl kadar önce bir kontrol için Hacettepe Üniversitesi'ne gittiğimde, vakit geçirmek amacıyla çocuklarından biriyle Mehmet Akif'in evini ziyaret etmek istedim. Biraz yürüdükten sonra çevredeki bakımsızlığı görüp, çocuğumdan utanıp eve gitmekten vazgeçmiştim. Çocuğum da bana 'Akif'e Türkiye'nin verdiği
değer bu mu' diye içimi acıtan bir soru sormuştu. Şimdi gecikmiş bir sevinci burada paylaşıyorum. Bakanlığımın birinci yılında, geçen yıl, Cumhurbaşkanı'nın katılımıyla Mehmet Akif'in evi ve Taceddin Dergahı çevre düzenlemesini gerçekleştirdik. Evinin çevresinin yakınında ana cadde üzerine Mehmet Akif anıtı yaptık ama ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti bunları çok geç yaptı" diye konuştu.

Mehmet Akif Ersoy'un başka hiç bir şey yapmasa bile, sadece İstiklal Marşı'nı yazmış olmasıyla ve Türkiye Cumhuriyeti Birinci Meclisi'nde 10 kez ayakta dinlenen ve o günkü koşulların Ankara'sında konulan büyük para ödülünü almamış olmasıyla bir büyük ahlak örneği olduğunu belirten Bakan Günay, "Nazım'ın söylediği gibi O, yalnızca bir büyük adam değil, bir büyük erdem örneğidir. 1920'lerin Ankara'sında ısıtma şartları fevkalade kötüyken, İstiklal Marşı'nın yazılması karşılığında konulan o günün değeriyle iki ev değerindeki parayı alabilecek olan Akif'in Taceddin dergahında otururken yanan bir sobası, sırtında onu soğuktan koruyacak bir paltosu yoktur. Akif böyle bir erdemin, bir büyük ahlakın sahibidir" dedi.

Bazılarının Mehmet Akif'in şairliğini beğenmediklerine de değinen Bakan Günay, "Nurullah Ataç'tan Necip Fazıl'a kadar bazıları Akif'in şairliğini pek beğenmezler. O'nun şairliğini pek beğenmeyip bir küçümseme duygusuna sahiptirler ama Akif'in insan yanına ilişkin bir kıskançlık olabilir bu küçümseme. Bazıları bir fikri paylaşmakla birlikte o fikre uygun hayatı yaşayamamışlardır. Akif bunu başarabilmiş ender insanlardan biridir. Kendisiyle yakın fikirdekilerin, Akif'in şairliğiyle ilgili dudak bükmelerde onun ahlakına olan kıskançlığın olduğunu hep düşünmüşümdür. Akif için Nazım 'Bir büyük şair... Akif inanmış insan' diyor. Başka fikriyattan insanın böyle bir tespiti var. Akif bütün bu inanmışlığı içinde samimi bir Müslüman ama inanmışlığı içinde hiç bir zaman mürteci bir fikre kaymamıştır.

Akif hep gelişmeden, hep ilerlemeden, hep toplumun hayatının ileri gitmesinden yana ilerici bir çizgiyi temsil eden bir Müslümandır. 'İnançlarımız, hiç bir zaman bizi geriye götürmenin aracı değildir. İçimizdeki miskinlik duygusu bizim uydurduğumuz bir hurafedir'. Bunu açıkça ifade ediyor. Teslimiyet, miskinlik, tevekkül duygusu Akif'te kesinlikle yoktur. Akif'te umutsuzluk duygusu da yok. Çalışacaksın, geleceği hak etmek istiyorsan çalışacaksın diyor. Akif bir büyük şair, bir büyük eğitici, bir büyük ilerici, zamanının koşulları içinde bir büyük devrimcidir. Sadece şiir yazan bir milletvekili değil Akif. 48 yaşında milletvekili seçildi ve Anadolu'yu adım adım dolaşıp, cephedeki mücadeleyi cephe gerisindeki halka anlatmaya çalışıyor" dedi.

Sempozyumun açılış oturumundan sonra Bakan Günay, sempozyum kapsamında açılan Yrd. Doç. Dr. Hatice Keten'in Mehmet Akif ve şiirlerinden esinlenerek yaptığı resimlerle, seramik sergisinin açılışını yaptı. Günay, sergiyi gezerken Hatice Küçük'ün resimler hakkında bilgi vermesi üzerine, "Resim anlatılmaz, resim hissedilir" diyerek, bilgi vermesine gerek olmadığını belirtti.

İHA
Yayın Tarihi : 19 Kasım 2008 Çarşamba 16:14:13


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?