Burdur'daki sivil toplum kuruluşları "Türkiye İçin Sağduyu" başlıklı ortak basın açıklaması yaptı.
Türkiye genelinde eş zamanlı yapılan ortak basın açıklamasını Burdur TSO Başkanı Yusuf Keyik yaptı. Ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi.
"Türkiye Cumhuriyeti, anayasanın başlangıç ilkelerine dayalı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Vazgeçilmez olan bu ilkeler bütünü, bizi bir arada tutmaktadır. Bu ilkelerin varlığı dışında her mesele, siyasetin konusu olabilir ve özgürce tartışılabilir. Türkiye'de yaşanan politik süreç, toplumda umutsuzluğu ve karamsarlığı artırmaktadır.
Siyasi, ekonomik ve sosyal istikrarı tehlikeye atmakta ve toplumun enerjisinin pozitif alanlara yönelmesini engellemektedir."
Siyasi partilerin, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğuna işaret edilen açıklamada, "Siyasi partilerin kolaylıkla kapatılabilmesi, aynı kolaycı yaklaşımla kurum ve bireylerin özgürlüklerinin kısıtlanması, demokratik süreç ve kurumların güçlenmesine hizmet etmek yerine zarar vermektedir"
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin, demokrasi işleyişi için son derece önemli olduğuna da dikkat çekilen açıklamada, bu ilkenin, kuvvetler arasında uyum sağlaması, çatışmaya neden olmaması, toplumda yaratılmak istenen kamplaşmayı beslememesi ve kuvvetlerin bağımsızlığını temin etmesinin de esas olduğu dile getirildi.
Açıklamada, ülkenin, Anayasa'yı ve Siyasi Partiler Kanunu'nu ilgilendiren çeşitli sorunlar etrafında gergin bir süreç içerisinde olduğu, oysaki yapılması gerekenin, ülkeyi ekonomik, siyasi ve sosyal standartları gelişmiş ülkeler düzeyine ulaştırmak ve AB sürecini hızlandırmak olması gerektiği vurgulandı.
Türkiye'nin, gelişen dünya şartlarına uygun, toplumun beklentilerini karşılayan, her ferdini kucaklayan, evrensel değerler ile kendi değerlerini bütünleştirecek bir anayasa ve siyasi partiler kanununa ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmeye ihtiyacı bulunduğu dile getirilen açıklamada, şöyle denildi: "Türkiye, kendi meselelerini sindire sindire tartışarak katılımlı bir süreç içinde tüm kesimlerin mutabakatı ile hazırlanacak bir anayasayı hak etmektedir. Bizler memur, işçi, çiftçi, esnaf, tüccar ve sanayiciler olarak bu zor zamanda sağduyu ve serin kanlılıkla Türkiye'nin temel sorunlarının çözümüne her zaman olduğu gibi katkı sağlamaya ve sorumluluk üstlenmeye hazırız. Demokrasi, tüm kurum ve kurullarıyla hayata geçirildiğinde, bütün kurumları kısır çekişmelerden uzaklaşarak uyum içinde çalıştığında, ülkemizin aydınlık yarınlara yürüyeceğinden hiç kuşkumuz bulunmamaktadır. Türkiye, bir an önce kavga ve kaos ortamından çıkmak zorundadır. Türkiye'nin istikbalini karartmaya kimsenin, ama kimsenin hakkı yoktur."