Urartu Medeniyeti'ne başkentlik yapan Selçuklu ve Osmanlıların yanı sıra tarih boyunca birçok kültürün izlerini taşıyan Van, bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte tarihi eserler ve turistik yerleri ile ayrı bir güzelliğe büründü.
Tarihi Van Kalesi ve Akdamar Kilisesi gibi onlarca eser, ziyaretçilerini adeta tarihin derinliklerine çağırıyor. Şehir merkezine 5 kilometre uzaklıkta bulunan ve Van Gölü'nün kıyısında Urartu Kralı 1. Sarduri tarafından M.Ö. 9. yüzyılda inşa edilen Van Kalesi, Urartular'ın en büyüleyici kalesi olarak biliniyor. Asurlu, Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı dönemi kalıntılarının da bulunduğu kale, adeta bir tarih abidesi. Bahar mevsiminin gelmesi ile birlikte yeşile bürünen kale, Van Gölü'ne yukarıdan bakan manzarasıyla ilin önemli turizm mekanlarından biri olarak biliniyor. Van Gölü'nde gün batımının izlenmesi için vazgeçilmez mekanlar arasında bulunan kale, kuzey yamacında ise II. Sarduri'nin açık hava tapınağı (Analı Kız), kale içinde mezar odaları, mağaralar, su sarnıçları ve çeşitli odalar yer alıyor. Kalenin güneyinde yer alan eski Van Şehri yerleşim alanından Van
Beylerbeyi Köse Hüsrev Paşa tarafından 1567 tarihinde yaptırılan ve Mimar Sinan'ın eserleri arasında yer alan tarihi Hüsrev Paşa Külliyesi ise çeşitli tahribatlara uğrasa bile muhteşem yapısı ve manzarasıyla günümüze kadar gelmeyi başardı.
Van Gölü'ndeki Akdamar Adası'nda bulunan ve M.S. 915-921 yılları arasında Ermeni Kralı I. Gagik tarafından yaptırılan Akdamar Ermeni Kilisesi, karlı dağlarla bütünleşen manzarasıyla adeta ziyaretçilerini büyülüyor. Keşiş Manuel'in mimarlığında dört yapraklı yonca biçimli haç planı şeklinde inşa edilen kilise, taş işçiliği ve duvarlarındaki İncil ve Tevrat'tan alıntılar, günlük olaylar ve av sahnelerinin bulunduğu kabartmalar ise tarihin derinliklerini günümüze taşıyor.
.
Yayın Tarihi :
31 Mayıs 2006 Çarşamba 10:40:31