Kadınlar Elele Derneği Van Şube Başkanı Gülseren Erdem, Doğu Anadolu Kalkınma Programı'na (DAKP) sunulan 'Zihinsel Engelli Çocuk Annelerine Yönelik Eğitsel Psikolojik Destek' projesi ile özürlü çocukların, anneleri tarafından daha bilinçli bir şekilde bakılacağını söyledi.
Odalar İş Merkezi'ndeki Tabipler Odası'nda üyeleri ile birlikte proje hakkında bilgi veren Gülseren Erdem, zihinsel engelli çocuklu ailelerin, çocuklarını artık sıkılmadan daha iyi büyüteceğini ifade etti. Erdem, proje kapsamında 20 bayana daha 6 ay sürecek olan bir kurs vereceklerini kaydetti. DAKP'den dernek olarak 44 bin Euro aldıklarını bildiren Erdem, "Annelere psikolojik destek verilmesini amaçlıyoruz. 6 ay sürecek olan kursta eğitimlerimiz, kendi dallarında uzman olan hocalar tarafından verilecek. Projeye ayrılan 44 bin Euro'nun 40 bin Euro'su Avrupa Birliği (AB) fonlarından, geri kalan kısmı ise Van Belediyesi ve Tabipler Odası tarafından karşılanmaktadır. Kurs gören annelerimizin sıkılmaması için bazı etkinlikler düzenleyeceğiz. Artık anneler, zihinsel engelli çocuklarını daha bilinçli ve kolay bir şekilde büyütecekler" ifadelerini kullandı.
iha
Yayın Tarihi :
12 Ekim 2006 Perşembe 22:36:45
Yorumlarınız
ALİ RAMAZAN GÜLER IP: 85.101.44.xxx Tarih : 15.10.2006 23:43:16
Öncelikli olarak kadınlar elele derneğini böylesi güzel bir projeye öncülük ettiklerinden dolayı canı gönülden tebrik ediyor bu başarılı öncülüklerini başka projelerdede sergilemelerini temenni ediyorum.Sosyal refah devletinin gereğini bütünüyle yerine getiremeyen devletimizin bu yöndeki eksikliklerini bir nebzede olsa tamamlamaya çalışan sivil toplum örgütlerinin her konuda destekleyicileri olmamız gerektiğini düşünüyorum.Çünkü onlar bizim için vardırlar vede her biri kendi kuruluş amacı doğrultusunda toplumsal eksiklikllerimizi gidermeye yönelik birer aracıdırlar.Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi o ülkedeki sivil toplum bilincinin gelişmişliğiyle aynı paraleldedir.Bizlere düşen görevde önce bireysel anlamda kendi gelişimimizi tamamlamak,zamanın gerektirdiği bireysel donanıma sahip olmak,sonrasında bu bilgi,birikim ve becerimizi sivil toplum örgütleri,siyasi parti teşkilatları,vakıf,dernek ve benzeri nitelikteki kuruluşlarda görev alarak toplumsal faydaya dönüştürmektir.Bu görev ve sorumluk bilinciyle hareket etmezsek ülkemiz gelişmekte olan ülke konumundan dahada alal aşağı bir konuma sürüklenir vede bunun etkiside toplumsal ve bireysel anlamda bize yansır.Yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan dolayı pişmanlık duyacağımız günler gelmezden evvel üzerimize düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmemiz temennisiyle...aliramazanguler@gmail.com