Van Bölge Tabipler Odası Başkanı Doç. Dr. Özkan Ünal, Kuzey Irak'ta meydana gelen ve Türkiye'yi tehdit eden kolera salgını hakkında uyarılarda bulundu.
Özkan, ani başlayan karın ağrısı, sulu ishal ve ardından kusma ile seyreden hastalığın hızla su, tuz ve mineral kaybına yol açtığını ve tedavi edilmediği taktirde ölüme bile sebebiyet verebildiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığı tarafından Kuzey Irak'taki kolera salgını nedeniyle, sınır bölgelerinde bulunan il valilikleri, sağlık müdürlükleri ve üniversitelerini bilgilendirdiğini ifade eden Doç. Dr. Özkan Ünal, tedbir amaçlı olarak Habur Sınır Kapısı'nda 24 saat hizmet veren bir sağlık istasyonu kurulduğunu söyledi. Ünal, Irak'tan gelenlerin hastalık açısından sorgulandığı, şüpheli vakaların takip ve tedavisinin yapıldığı, kolera açısından riskli et, balık, çiğ sebze ve meyve ile sulu gıdaların ülkemize
girişinin engellendiğini belirtti.
Doç. Dr. Özkan Ünal, "Bölgemizde henüz kolera vakası görülmemiştir. Ancak bulaşıcı hastalıkların sınır tanımaz özellikleri ve ülkemiz ile Irak ve İran arasında yoğun insan geçişleri ve ticari ilişkiler önemli bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle hastalığın ülkemize girişinin engellenmesi için alınan tedbirlerin artırılması, İran ile komşu illerde ve bu illerdeki sınır kapılarında da aynı tedbirlerin alınması, koleradan korunma ile ilgili halk eğitimlerinin yapılması ve
kamuoyunun bilgilendirilmesi gereklidir" dedi.
İran ve Irak'a gidecek vatandaşlarımıza kolera hakkında bilgi verilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Özkan Ünal, buralardan gelen vatandaşlarda ishal olması durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kurumuna götürülmesi gerektiğini vurguladı. Kolera ve bulaşıcı yolları hakkında mutlaka el broşürleri basılması gerektiğini ifade eden Ünal, bu konuda posterlerin hazırlanarak okul ile sınır kapılarına asılmasının gerektiğini söyledi. Van'da, Valilik, Sağlık Müdürlüğü ve üniversite hastanelerinin birlikte çalışarak tedbir alması uyarısında bulunan Ünal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Tüm sağlık kurumları konu hakkında bilgilendirilmeli, kolera ve salgınlara müdahale konusunda sağlık personelinin bilgilerini tazeleyen eğitim verilmelidir. İçme ve kullanma suyu temin edilen su kaynağı ve hattının kirlenmelere karşı korunması için gerekli önlemler alınmalıdır. İçme suyu şebekelerinin ve depolarının bakımı yapılmalı ve tam otomatik klorlama cihazları ile klorlamaya azami dikkat edilmelidir. Sorumlu sağlık birimleri tarafından içme ve kullanma suyu şebeke sisteminde yeterli sayıda su numunesi alım noktaları belirlenmeli ve klorlama etkinliği sık kontrol edilmelidir. Özellikle ticari transferlerin yapıldığı güzergahlarda yemek, dinlenme ve benzeri amaçlarla konaklama yapılan dinlenme yerleri ile lokanta gibi yerlerde sık denetimler yapılmalı, tuvalet ve lavaboların temizliğine hassasiyet gösterilmeli, klor ve klorlu bileşiklerle sürekli dezenfekte edilmesi temin edilmeli, buralarda çalışanlara konu ile ilgili bilgi verilmelidir.
Oteller, okullar, hastaneler ve sağlık kurum ve kuruluşlarının su depoları kontrol edilerek temizlettirilmeli, dezenfeksiyonları yapılmalı, tuvalet ve lavabolarda sıvı sabun kullanılması sağlanmalıdır. Su ve kanalizasyon sistemi gözden geçirmeli, patlak ve sızıntı bölgeleri onarılmalı, onarım yapıldıktan sonra sistem yüksek düzey klorla dezenfekte edilerek şebekeye bağlanmalıdır. Pazar yerlerinde satılan sebzelerin kirli sularla yıkanması engellenmelidir. Lağım ayaklarıyla kirlenen sularla sebze sulaması yasaklanmalıdır. Açıkta yiyecek satışı
engellenmelidir. Kirli sularda su ürünü avlanması, yakalanan su ürünlerinin satışa sunulması engellenmelidir. Su ve besinlerle bulaşan hastalıklar ve ishalli hastalıklar takip ve sürveyansı bütün sağlık kuruluşlarında daha büyük bir titizlikle sürdürülmelidir."
Kolera salgınından korunmak için vatandaşları da uyaran Ünal, vatandaşların da bazı tedbirler alması gerektiğini söyledi. Ünal, "Vatandaşlarımız da kolera salgınından korunmak için bazı konulara önemle dikkat etmelidir. Vatandaşların uyması gerekenleri şöyle sıralamak mümkündür. Eller bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Temiz olduğundan emin olunmayan sular içilmemelidir. Mümkünse kapalı pet ambalajlı sular tüketilmelidir. Zorunlu durumlarda suları dezenfekte etmek için klor tableti bulundurulmalıdır. Mümkün olduğunca tuvalet kağıdı kullanılması tercih edilmeli ve tuvalet kağıdı kullanıldığında ellerin kirlenmemesine dikkat edilmelidir. Tuvaletten çıktıktan sonra eller mutlaka su ve sabunla iyice yıkanmalıdır. Pişmemiş yiyecek tüketilmemelidir. Zorunlu durumlarda tüm sebze ve meyveler akan su altında bol ve temiz su ile yıkandıktan sonra ve mümkün olduğunca kabukları soyularak tüketilmelidir. Açıkta satılan gıda maddeleri kesinlikle alınmamalı ve tüketilmemelidir. Özellikle salata ve kıymalı yemek tüketiminden
kaçınılmalıdır. Karın ağrısı, ishal ve kusma belirtileri ortaya çıktığında hekime başvurulmalıdır" şeklinde uyarılarda bulundu.