21
Şubat
2026
Cumartesi
VAN

Van evleri tarihe karışıyor

Van Mimarlar Odası Başkanı Şahabettin Öztürk, tarihi Van evlerinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını ve bunun en büyük sebebinin ise 1974 yılında uygulanan imar planı olduğunu söyledi.


Doğu Anadolu Bölgesi'nin geleneksel ev mimarisinden uzak olan kerpiç ve ahşap ağırlıklı inşa edilen tarihi Van evlerinin, yılların verdiği yorgunluk ve bakımsızlıktan dolayı yok olma riskiyle karşı karşıya kaldığı bildirildi.

Van Mimarlar Odası tarafından 1993-2002 yılları arasında yapılan araştırmalar sonucunda, tarihi Van evleri sayısının 19'a kadar düştüğünü ifade eden Öztürk, koruma altına alınan ve ayakta durabilen Van evi sayısının sadece bir tane olduğunu söyledi.

Öztürk, 19 Van evinden yalnızca Mustafa Dilaver'e ait evin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1989 yılında tescillendiğini belirterek, "Geleneksel Van evi dokusunda, 1900'lü yılların başında inşa edilen ev, hak sahiplerinin içerisinden çıkmasıyla büyük tahribata uğramıştır. Mimarlar Odası olarak bu evin restorasyonunu üstlendik. Ancak hak sahiplerinin veraset problemi çözülemediği için kamulaştırma çalışmaları yarım kaldı. Herhangi bir güçlendirme ve restorasyon çalışması yapılamadığından dolayı geriye kalan tek bir Van evi de tamamen yıkılmak üzeredir. Van evlerinin yok olma tehlikesinin en büyük sebebi, 1974 yılında Van'da yapılan ilk imar planıdır. Bu çalışmada tarihi Van evleri korunmamıştır. Bu evlerin koruma imar planları yapılmadı. Bu paralelde sadece evler değil çok sayıda sivil mimarlık örneği, dini yapılar, kehrizler ve çeşmelerin de kaybolduğunu görüyoruz" dedi.
Van'ın geleneksel kültürünü temsil eden bu tür yapıların yeniden inşa edilmesi gerektiğini dile getiren Van Mimarlar Odası Başkanı Şahabettin Öztürk, tarihi Van evlerindeki yapım özelliğinde daha çok Orta Anadolu'nun mimari özelliğinin göze çarptığını söyledi. Öztürk, "Tarihi Van evleri, genellikle 2 katlı olarak inşa edilirken, ana malzeme de tamamıyla kerpiç ve ahşaptan oluşuyor. Bu özellikler itibariyle bölge mimarisinden çok farklı bir özellik sergileyen Van evleri, Bitlis ve Erzurum sivil mimarlık örneklerinden farklı bir konumdadır. Örneğin harem-selamlık ilişkisini Van evlerinde görmemiz mümkün değildir. Tamamen sokağa açık bir anlayış söz konusudur. Van evlerinde, yapım özelliği olarak daha çok Orta Anadolu'nun mimari özelliği göze çarpmaktadır" şeklinde konuştu.


Van'da şehirleşmenin 1918 yılından sonra başladığını, bundan önce ise Van kentinin kalenin güneyinde bulunan yaklaşık 500 bin metrekareli bir alanda kurulduğunu anlatan Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Tarihi Van evlerinin ilk örneklerinin ne zamana dayandığı net olarak bilinmemektedir. Araştırmacıların, eski gravürlerin, topografların eşliğinde, uzun süre yapılan kazı bölgelerindeki veri ışığında bu evlerin kalıntılarına rastlanılmıştır. Ana malzemesi geleneksel kerpiç olan Van evleri su basmasına kadar taştan yapılarak, kapı ve pencerelerin örtü sistemi ise ahşaptan oluşmaktadır."


VAN EVLERİNİN TİPOLOJİSİ


Van Mimarlar Odası Başkanı Şahabettin Öztürk, yaptıkları araştırmalar sonucunda Van evleri ile ilgili dört tipoloji ortaya çıktığını söyledi. Öztürk, "Bu tipolojilerden birincisi tek katlı, fakir ailelerin kullandığı evler olarak kayıtlara geçiyor. İkincisi, iki katlı evlerdir, bunlar da orta gelir düzeyindeki insanların kullandığı evlerdir. Üçüncüsü, iki katlı cumbalı evlerdir ve bu tür evleri de ekonomisi biraz daha ön plana çıkan insanlar kullanıyor. Dördüncüsü ise iki katlı geniş ev örneğidir. Bunlarda o bölgede çok sevilen, sayılan, fazla nüfus sahibi olan insanların kullandığı ev olarak karşımıza çıkmıştır. Tüm bu evler için kullanılan malzemeler aynı olurken, fonksiyonellik son iki tipte daha çok ön plana çıkıyor" dedi.


Van evlerinin Türkiye'de ender özelliklere sahip bir mimari dokusunun olduğunu vurgulayan Öztürk, bu güzelliğin bundan sonra sadece fotoğraflarda görülebileceğini söyledi.

 

İHA
Yayın Tarihi : 3 Ekim 2007 Çarşamba 19:25:55


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?
Yorumlarınız
Melih Samurkaş IP: 85.101.99.xxx Tarih : 25.10.2010 23:44:16

Sn.Yetkililer Yazınızı ilgi ile okudum ben de bu çalışmalara belki biraz ivme kazandırabilirim diye size bizim ürünümüzden bahsetmek isterim. Ürünümüz EARTHZYME'in özü enzimdir. Kerpiç blokların hem güçlendirilmesinde, hem de kerpiç yapılarda en önemli husus olan yağmurdan etkilenmelerini önlemek amacıyla sızdırmazlık özelliği de kazandırılarak kerpiç yapıların daha yaygın kullanımını sağlamayı amaclayan bir üründür bu ürünü klasik kerpiçden ayırmak için biz buna KERPBLOKS ismini koyduk Uygulama toprağı %100 doğal ve çevre dostu EARTHZYME (Toprak Stabilizatörü) ile harmanlanarak elde edilen KERPBLOKS güçlendirilmiş kerpiç bloklar yüksek izolasyon özelliği ile kışın ısıtmak yazın da serinletmek için gereksiz bir enerjiye ihtiyaç duymazlar aynı zamanda rutubetlenmeyi önlediğinden bu tür yapılarda oturanlarda romatizma pek görülmez ve sıhhidir. Yüksek mukavemeti, kurşun geçirmezliği, su geçirmezliği ve haşere barındırmaz özellikleri ile sıhhi ve çevreci bir yapı malzemesidir. Bu üstün özellikleriyle çeşitli yapılar yapmak mümkündür (Dağ ve yayla evleri, villalar, köy okulları ve camiler, afet konutları, hayvan barınakları, depolar, garajlar, sınır karakolları ve daha bir çok yapılar). Bu ürüne ilişkin daha detaylı bilgileri www.kerpbloks.com web adresinden edine bilirsiniz