Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Şaphane Meslek Yüksek Okulu'nun ek bina inşaatı için Şaphane Kaymakamlığı öncülüğünde başlatılan kampanya devam ediyor.
Kampanyaya ilçede görev yapan idareci ve memurlar 20 YTL, diğer memurlar 10 YTL, muhtarlar da birer maaş bağışta bulundu. Kampanyaya İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görevli personelin de katıldığı bildirildi.
DPÜ Şaphane Meslek Yüksek Okulu Kampusü'nde Şaphane Kaymakamlığı tarafından yapılan toplantıda, esnaflar ortalama bin YTL bağış taahhüdünde bulundu. Yapılan bağışların ek bina inşaatının başlamasını tetikleyeceği belirtildi. Kaymakam Mehmet Gök, 79 esnafın taahhütte bulunduğunu belirterek, esnaflara teşekkür etti.
Esnaflardan en fazla taahhüdü 2 bin 500 YTL ile Bekaroğlu firması verdi. İlçede bakkallık yapan Mehmet Karadoğan, kafe işletmecisi Halil Demir, inşaat malzemeleri satıcısı Necati Demirtaş, eczacı Meliha Babalık, eczacı Fatma Türker de bin 500'er YTL taahhütte bulundu. Lokantacı Yakup Onur, DPÜ Şaphane Meslek Yüksek Okulu için bin 250 YTL vereceğini belirtirken, lokantacı Mehmet Gürler, inşaat malzemeleri satıcısı Sami Mutlu, kantin işletmecisi Mehmet Durmaz biner YTL vermeyi taahhüt etti.
.
Yayın Tarihi :
17 Ocak 2006 Salı 12:08:38
Yorumlarınız
Emin KARA IP: 88.247.211.xxx Tarih : 23.09.2006 19:36:53
LİSTEDE YAYINLANAN ESNAFLARIN HEPSİ GERÇEKTEN VAATLERİNİ YERİNİ GETİRMİŞLERMİ DİYE SORMADAN GEÇEMİYOR İNSAN...Daha yeni geldim oradan ana kolonlar ve kiremitsiz bir çatı.Bu işe öncülük yapan büuüğümüze sorduğumda paralarının bittiğini,beş vadedenlerin bir yada hiç yardım etmediğini söylüyor.Devamı için şimdilik bile en az 50 ytl gerekiyormuş.HANGİ ESNAFLARIMIZ NE YAPARAK İLME DESTEK OLUYOR ACABA.
MUJDE ÜNLÜ IP: 85.101.109.xxx Tarih : 28.01.2006 22:11:34
Dumlupınar Üniversitesi Şaphane MYO ek bina inşaatı için kollar sıvandı. Dün Kaymakamımızın, Belediye Başkanımızın ve Okul Müdürümüzün gayretleriyle Şaphane Esnafı toplandı. Her esnaftan ne kadar yardım yapabileceği soruldu. Herkes elinden gelen gayretleri gösterdi. Rakamı daha yükseltecek olanları da göz önünde bulundurarak, esnafların ortalama katılımlıkları 1000 lirayı buluyor .( 1 Milyar TL. ) Böylece ulaşılacak rakamın daha şimdiden 30 milyara aştığı söylenebilir. Bu da büyük bir işi tetiklemeye yetecektir. Yaşamları ve gelirleri sadece üniversiteye bağlı olan esnaflar bu yarışda biraz daha güçlerine göre önde olmalıdırlar.. Esas olan, böyle bir destek grubu oluşturmuş olmak. Ek bina yaza kışa aldırış edilmeden hemen başlanacağı başlanacak Eylülde burası öğrencilerle dolup taşacak. Camimizin restorasyonu devam ediyor. Ama bir orijinallik sorunu var. Esas orijinal resimleri arşivini de yıllardan beri biz tutmaktaydık. İşte sadece bu resimler sayesinde, camimizin 2 asır önceki son halini, yani orijinal halini görüyoruz. Buna Ressam Ahmet Bayraktar’ın sanatı da birleşince, aslına uygun onarıma ulaşılmaktadır. Sağ olsunlar, Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden Mustafa Bey ressamız Ahmet’le buluşarak, eksik kısımların göstermesini istedi. Ahmet de teknik olarak eksiklikleri, aksayan yönleri gösterdi. Bunların haklı talepler olduğu görüldü ve orada duran yüklenici firma yetkilisine gerekli talimatları verildi. İşte burada hem tarihi mekânların resimlerini şuan ki durumlarını çekmek hem de bunların geçmişte ki resimlerinin arşivlenmesinin ne kadar önemli ve yararlı olduğunu görüyoruz. Nihayet Şaphane’de de dernekleşmenin ne kadar önemli olduğu anlaşılmıştır. Şaphane Kültür, Tanıtma, Geliştirme Ve Çevre Derneği’nin ilk genel kurul toplantısı geçen hafta yapıldı. Halk o kadar ilgiliydi ki toplantıya üyelerin bir kısmı eşleriyle ailece, ileriye dönük fikirleriyle katıldılar. Herkes bir görev paylaştı. En mühimi bütün üyeler “Halka Hizmet, Hakka Hizmettir” anlayışını iyice benimsediklerini gördüm. Meğer hepsi memleketimiz için çok önemli fikirlere sahip olduklarını görmek de ayrıca bir gurur vesilesi oldu. Şaphane manzaralarıyla takvim bastırma fikri de benimsendi. İlk defa duvarlarımızda Şaphane manzaralı takvimlerimiz olacak. Bir şehrin gelişmişliği sivil kuruluşlarına bağlıdır. Yapılan hizmetleri oturduğunuz yerde tenkit etmek en kolay iştir. Mühim olan, vicdanınızla baş başa kaldığınızda “ Bugün şu memleketim için, şu toplum için ne yapabildim” diye derin derin düşünmek gerek. Eğer çok tenkit ettim ama memleketim için kendim hiç bir şey yapmadım diyorsanız ne kadar yazık! O zaman bu günler ömürden boşu boşuna geçmiş günlerden sayılmalıdır. Bu arada bölgemiz mahalli tarihini de her fırsatta araştırıyorum. Bir söz vardır geçmişini bilmeyen geleceğini sahip çıkamaz. Eski Savcımız Turan Bey, bize Şaphane kavşağındaki bir kahraman kadını anlatarak araştırmamızı istemişti. Bende araştırdım. Yunan işgal kuvvetlerinin hatırı sayılır bir gücün komutanı Şaphane’ye doğru giden yolu göstererek “Kadın bu yol nereye gider ” diye sorar. Bu kadın kahramanımız da gayet soğukkanlılıkla ve sertçe “Bu yol şurada biter ve hiçbir yere çıkmaz! “ diye cevap verir. O zaman düşman komutanı askerlerini başka tarafa sevk eder. Bu kahraman kadın soğuk kanlılığıyla Şaphane’nin işgalini ve kan dökülmesini önlemiştir. Ama daha önce başka yerlerden keşif birliği Şaphane’yi ulaşır en ihtişamlı ve güzel bina Şaphane Ulu Camisidir. O zaman ki Şaphane’liler Caminin işgale uğrayıp zarar görmemesi için canlarını ortaya koyarak, caminin içinde ve dışında tedbir alırlar. Hele caminin içindekilerin tamamı silahlıdır. Hemen camiye doğrulan bu öncü birlik ummadığı durumla karşılaşır buraya giren sağ çıkamaz diyerek rapor eder ve derhal Şaphane’yi terk ederler. Dört etrafındaki köyler, mezralar, şehirler yunan işgal kuvvetlerince teslim alındığı ve işgal edildiği halde Şaphane’lilerin can siperhane davranışları karşısında işgale uğramayan tek şehir Şaphane’dir. Etrafımızda her komşu ilçemizin kurtuluş günleri olduğu halde Şaphane işgale uğramadığından kurtuluş günüde de yoktur. İşte biz o mabetlerine el sürdürmeyen atalarımızın mirasçıları durumundayız. Mustafa İslamoğlu karısı Yörük kızının o uzun saçlarını kendi elleriyle örmüştür. Ama bu onun karısının uzun saçlarını son örüşü olur. Rahmetli olmuştur. Yörük kızı Ayşe de kendi ölümüne kadar bu örgüyü bozmaz. Vasiyeti üzerine öyle defnedilir. Eşi Yörük kızı İslamoğlu’nun arkasından ağıtlar yakar. Geçen hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu ağıt da burada sona ermektedir. FERMANLARIN SORKUN DAĞI’NDAN DAĞILDI, YİĞİTLİĞİN KÂİNATA DUYULDU, AKAN KANIN İÇERİME YAYILDI KİMLERE BIRAKTIN BENİ MUSTAFAM. Haftaya daha Müjdeli haberlerde buluşmak üzere, hoşça kalın sağlıcakla kalın benim bölgemin
GÖRKEM BALCILAR IP: 85.96.241.xxx Tarih : 28.12.2006 15:06:58
MERHABA..BEN DPÜ ŞAPHANE MYO 2. SINIF ÖĞRENCİLERİNDENİM..ŞAPHANEDEKİ BİRLİK VE BERABERLİK,BİNA YAPIMI İÇİN HARCANAN KARŞILIKSIZ EMEK VE İNSANLARIN ÇABASINI MÜKEMMEL BULUYORUM..BİNA ŞUANDA SIVANMA AŞAMASINDA BİTMEK ÜZERE YANİ..GEREK MADDİ KONUDA GEREKSE MANEVİ OLARAK EMEK VEREN HERKESE ŞAPHANE MYO ÖĞRENCİLERİ ADINA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM..