1980 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore çalışmalarına başlanılan fakat ödenek yokluğu sebebiyle, yap-işlet-devret modeli ile ancak 24 yılda tamamlanan Cinci Hanı düzenlenen törenle açıldı. Cinci Hanı yap-işlet-devret modeli gereği 20 yıllığına özel sektöre devir edilen konaklama ve restoran olarak kullanılacak. Cinci Hanı’nın açılına Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, Mostar Belediye Başkanı Hamdi Jahiç, Avrupa Tarihi Kentler Birliği Başkanı Belçikalı Louis Roppe, AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Kansu, AK Parti Karabük milletvekilleri Mehmet Ceylan, Hasan Bilir ve Ali Öğüten ve Safranbolu Belediye Başkanı Nihat Cebeci ile çok sayıda davetlinin katılımıyla açıldı.
Hanın açılış kurdelesini Bakan Mumcu, Avrupa Tarihi Kentler Birliği Başkanı Louis Roppe ve Mostar Belediye Başkanı Hamdi Jahiç kesti. Açılıştan sonra bir konuşma yapan Bakan Erkan Mumcu bayram sevinci yaşadığını belirterek, "Çocukluğumda bayramları nasıl özlediysem, beklediysem, bu anı bu gibi anları işte öyle bekliyorum ve özlüyorum. Bu anı gerçekten bir bayram coşkusu, sevinci ile yaşıyorum. Herkeste aynı sevinç var o zaman ne mutlu bize. Teşekkürü hak eden herkese şükranlarımı belirtiyorum. Bu güzel eserleri bize bırakanlara, bize millet olma şuurunu kazandıran, koruyan ecdatlarımızın manevi huzurlarında rahmetle ve şükranla anıyorum, mekanları cennet olsun ve eserleri ile birlikte hayır defterleri de sonsuza dek açık olsun. Bu tür sahneleri çok yaşayacağız çünkü hükümetimizin en önemli misyonlarından biri olan ulusal kültürümüzü seçkin örneklerinin geri kazanılması, korunması gibi konuları öncelikli politika haline getirdi. Bu politikaların meyvelerini hep beraber yaşayacağız" dedi.
ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU
Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu bu yıl beşincisi yapılan Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde ödül alan yapımcılarının ödüllerini vermek için Aslan Kültür Merkezine geldi. Belediye Başkanı Nihat Cebeci’nin ardından konuşan Bakan Mumcu, konuşmasına fıkra anlatarak başladı. Mumcu, "Siz çok uyanık bir belediye başkanı seçmişimiz, güzel bir konuşma yaptı ’Hiçbir şey istemiyoruz sağlığınızı istiyoruz’ dedi. Bu benim aklıma bir fıkra getirdi. ’Temel bir gün orta okul arkadaşını yıllar sonra görmüş. Ne zamandır görüşmüyoruz, bir gün bize oturmaya gel bak sana evimi tarif edeyim demiş. Ve evini tarif ettikten sonra işte o apartmanın giriş kapısında bulunan zillerin en üstüne burnun ile basacaksın demiş. Arkadaşı merak edip sormuş: Niye burnum ile? Eşek değilsin ya eli kolu boş gelmeyeceksin.’ Abartmayalım memlekette sadece Safranbolu yok 81 il 850 ilçe var, her ile bir şeyler götürmek lazım ben size söyleyeyim. Safranbolu’ya yaptığımız yatırım ortalamasını Türkiye’ye yayabilseydik Amerika’yı 5 senede yakalardık. Bu ne festivali belgesel film festivali. Sizler buraya konser var diye geldiniz, belgesel film izleyenlerin sayısı az bu sene. Diğer senelere göre biraz daha fazla imiş. Son günlerde böyle bir tartışma çıktı. Yine böyle bir tartışma yaratmak istemiyorum. Çünkü bu basın mensubu arkadaşlarım bu mevzuyu nasıl aktaracakları konusunda çok ciddi kuşkularım var. Sadece onların şahsiyetleri için söylemiyorum onlar gönderiyor. Sonra montaj filan derken kim vurduya gidiyor. Onun için çok dikkatli konuşacağım. Şimdi arkadaşlar müzik değerli ve saygı ve muhteşem bir sanat alanı, ben ne popüler kültürü aşağılıyorum ne de popüler sanatçıları hor görüyorum. İnsanların bir araya gelmelerine onların eğlenmelerine çok büyük hizmetler bulunuyor. Belgesel de son derece önemli bir sanat alanıdır. Biz Safranbolu’da bir belgesel film festivali düzenlerken insanlar bu sanat alanından da yararlansınlar diye düzenledik. Gidin onları görün onlarda çeşitli insanların emeği var. Müziği CD’lerden, kasetlerden dinlersiniz ama birazcık da yorulun canım. Bu sözler hoşunuza gitmedi. Her söz de hoşunuza gitsin diye söylenmez. Bazen de böyle konuşacağız, dürüstçe içtenlikle konuşacağız" dedi.
Törende daha sonra Belgesel Film Festivali çerçevesinde yapılan yarışmada dereceye girenlere ödülleri verildi. Festivalde dereceye giren eserler şu şekilde belirlendi: Amatör kategoride Güneşin Ötesi filmi ile Cüneyt Karakuş birinci olurken, Avantgard isimli eser ile Ayday Amankulova ikinci, Can İnsanlar eseri ile Özlem Karasu’da üçüncü oldu. Profesyonel dalda ise, Yahyalılı Halıcı Ana isimli eseri ile Metin Tunçtürk birinci, Ninni isimli eser ile Tülin Sertöz ikinci, Sular ve Sırlar Kenti Kütayha isimli eser ile Mustafa Nadir Önay üçüncülüğe seçildi. Proje kategorisinde ise birinci ve ikinci değerde eser bulunmazken, Düğün ve Türkü isimli proje ile Hüseyin Akıncı üçüncü oldu. Yarışmada ayrıca övgüye değer filmlerde ise Anneler ve Çocukları ile Sürgün isimli film ile Orhan Eskiköy özel ödül alırken, Anadolu Sanat Tarihçileri Özel Ödülü’nü ise Güneşin Ötesi isimli eserle Cüneyt Karakuş aldı.
KARABÜK (İHA) - Karabük’ün tarihi evleriyle ünlü Safranbolu İlçesi’nde bulunan, Safranbolu eşraflarından Karabaşzade Cinci Hüseyin Efendi tarafından yaptırılarak 1645 yılında açılan ve o dönemde İpekyolu güzergahında bulunan Cinci Han, 24 yıl süren restorasyonun ardından bugün Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu’nun katılımıyla hizmete açıldı.
1980 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore çalışmalarına başlanılan fakat ödenek yokluğu sebebiyle, yap-işlet-devret modeli ile ancak 24 yılda tamamlanan Cinci Hanı düzenlenen törenle açıldı. Cinci Hanı yap-işlet-devret modeli gereği 20 yıllığına özel sektöre devir edilen konaklama ve restoran olarak kullanılacak. Cinci Hanı’nın açılına Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, Mostar Belediye Başkanı Hamdi Jahiç, Avrupa Tarihi Kentler Birliği Başkanı Belçikalı Louis Roppe, AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Kansu, AK Parti Karabük milletvekilleri Mehmet Ceylan, Hasan Bilir ve Ali Öğüten ve Safranbolu Belediye Başkanı Nihat Cebeci ile çok sayıda davetlinin katılımıyla açıldı.
Hanın açılış kurdelesini Bakan Mumcu, Avrupa Tarihi Kentler Birliği Başkanı Louis Roppe ve Mostar Belediye Başkanı Hamdi Jahiç kesti. Açılıştan sonra bir konuşma yapan Bakan Erkan Mumcu bayram sevinci yaşadığını belirterek, "Çocukluğumda bayramları nasıl özlediysem, beklediysem, bu anı bu gibi anları işte öyle bekliyorum ve özlüyorum. Bu anı gerçekten bir bayram coşkusu, sevinci ile yaşıyorum. Herkeste aynı sevinç var o zaman ne mutlu bize. Teşekkürü hak eden herkese şükranlarımı belirtiyorum. Bu güzel eserleri bize bırakanlara, bize millet olma şuurunu kazandıran, koruyan ecdatlarımızın manevi huzurlarında rahmetle ve şükranla anıyorum, mekanları cennet olsun ve eserleri ile birlikte hayır defterleri de sonsuza dek açık olsun. Bu tür sahneleri çok yaşayacağız çünkü hükümetimizin en önemli misyonlarından biri olan ulusal kültürümüzü seçkin örneklerinin geri kazanılması, korunması gibi konuları öncelikli politika haline getirdi. Bu politikaların meyvelerini hep beraber yaşayacağız" dedi.
ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU
Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu bu yıl beşincisi yapılan Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde ödül alan yapımcılarının ödüllerini vermek için Aslan Kültür Merkezine geldi. Belediye Başkanı Nihat Cebeci’nin ardından konuşan Bakan Mumcu, konuşmasına fıkra anlatarak başladı. Mumcu, "Siz çok uyanık bir belediye başkanı seçmişimiz, güzel bir konuşma yaptı ’Hiçbir şey istemiyoruz sağlığınızı istiyoruz’ dedi. Bu benim aklıma bir fıkra getirdi. ’Temel bir gün orta okul arkadaşını yıllar sonra görmüş. Ne zamandır görüşmüyoruz, bir gün bize oturmaya gel bak sana evimi tarif edeyim demiş. Ve evini tarif ettikten sonra işte o apartmanın giriş kapısında bulunan zillerin en üstüne burnun ile basacaksın demiş. Arkadaşı merak edip sormuş: Niye burnum ile? Eşek değilsin ya eli kolu boş gelmeyeceksin.’ Abartmayalım memlekette sadece Safranbolu yok 81 il 850 ilçe var, her ile bir şeyler götürmek lazım ben size söyleyeyim. Safranbolu’ya yaptığımız yatırım ortalamasını Türkiye’ye yayabilseydik Amerika’yı 5 senede yakalardık. Bu ne festivali belgesel film festivali. Sizler buraya konser var diye geldiniz, belgesel film izleyenlerin sayısı az bu sene. Diğer senelere göre biraz daha fazla imiş. Son günlerde böyle bir tartışma çıktı. Yine böyle bir tartışma yaratmak istemiyorum. Çünkü bu basın mensubu arkadaşlarım bu mevzuyu nasıl aktaracakları konusunda çok ciddi kuşkularım var. Sadece onların şahsiyetleri için söylemiyorum onlar gönderiyor. Sonra montaj filan derken kim vurduya gidiyor. Onun için çok dikkatli konuşacağım. Şimdi arkadaşlar müzik değerli ve saygı ve muhteşem bir sanat alanı, ben ne popüler kültürü aşağılıyorum ne de popüler sanatçıları hor görüyorum. İnsanların bir araya gelmelerine onların eğlenmelerine çok büyük hizmetler bulunuyor. Belgesel de son derece önemli bir sanat alanıdır. Biz Safranbolu’da bir belgesel film festivali düzenlerken insanlar bu sanat alanından da yararlansınlar diye düzenledik. Gidin onları görün onlarda çeşitli insanların emeği var. Müziği CD’lerden, kasetlerden dinlersiniz ama birazcık da yorulun canım. Bu sözler hoşunuza gitmedi. Her söz de hoşunuza gitsin diye söylenmez. Bazen de böyle konuşacağız, dürüstçe içtenlikle konuşacağız" dedi.
Törende daha sonra Belgesel Film Festivali çerçevesinde yapılan yarışmada dereceye girenlere ödülleri verildi. Festivalde dereceye giren eserler şu şekilde belirlendi: Amatör kategoride Güneşin Ötesi filmi ile Cüneyt Karakuş birinci olurken, Avantgard isimli eser ile Ayday Amankulova ikinci, Can İnsanlar eseri ile Özlem Karasu’da üçüncü oldu. Profesyonel dalda ise, Yahyalılı Halıcı Ana isimli eseri ile Metin Tunçtürk birinci, Ninni isimli eser ile Tülin Sertöz ikinci, Sular ve Sırlar Kenti Kütayha isimli eser ile Mustafa Nadir Önay üçüncülüğe seçildi. Proje kategorisinde ise birinci ve ikinci değerde eser bulunmazken, Düğün ve Türkü isimli proje ile Hüseyin Akıncı üçüncü oldu. Yarışmada ayrıca övgüye değer filmlerde ise Anneler ve Çocukları ile Sürgün isimli film ile Orhan Eskiköy özel ödül alırken, Anadolu Sanat Tarihçileri Özel Ödülü’nü ise Güneşin Ötesi isimli eserle Cüneyt Karakuş aldı.