Bank Asya 1. Lig takımlarından Kardemir Karabükspor'un Altay maçı sonrası istifa eden Kulüp Başkanı Hikmet Ferudun'u geri dönmesi için 5 ilçe Belediye Başkanı ziyaret ederek ikna etmeye çalıştı.
Karabükspor Kulüp Başkanı Hikmet Feridun Tankut'a, istifası sonrası kulüpte kalması için ikna ziyaretleri sürüyor. Kendisini ziyaret eden Belediye Başkanlarına kararının kesin olduğunu ifade eden Ferudun Tankut, "Kendimi çakalların önüne atılmış yem gibi hissettim" dedi.
Safranbolu, Yenice, Ovacık, Eflani ve Yortan Belediye Başkanları Karabük'e gelen Karabükspor Kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut'u Çelik İş Sendikası Şube binasında ziyaret ederek geri dönmesi konusunda ikna etmeye çalıştı. Belediye Başkanları adına bir konuşma yapan Safranbolu Belediye Başkanı Nihat Cebeci, "Sizi aramızda görmek istiyoruz. Karabük olarak eksikliğimiz oldu. Çalışan kişileri biliyorduk ama sıkıntıları dile getirmemiz gerekiyordu. Sizin vermiş olduğunuz karar Karabük'e yapılan, Karabükspor'a yapılan bir haksızlık olur. 100 kişi de olsa 500 kişi de 1000 kişide olsa kararınızı kimse tasnif etmiyor. Sizinde anlayışınızda yılmak, pes etmek, biz sizi pes etmeyen yılmayan gerekirse sıfırdan başlayan birisi olarak görüyoruz. Hep beraber başarılı olacağız ve olmak zorundayız. Birinci ligdeydik düştük 2'ye nerdeyse amatöre düşerken siz geldiniz bunu süper lige çıkardınız. Burada 1-2 sene dururuz, yerimizi sağlamlaştırırız. Sonra çıkarız ligden. Kimsenin morali bozulmadan, ekipten kimse ayrılmadan devam ederiz. Yarı yolada bırakmak size bize yakışmaz" dedi.
Kardemir Karabükspor Kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut ise, "Bugün Karabükspor'u Türkiye genelinde çok prestijli bir konuma getirdik. Türkiye'deki süper ligde dahil neredeyse bütün kulüp Başkanları beni tek tek arayarak dönmem konusunda ricada bulunuyor. Ben sürekli üstüne basa basa 'Yalvarıyorum' kelimesi kullandım. Taraftarın takıma ve yönetime sahip çıkmasını istedim ama sürekli küfürlere maruz kaldım. Ben Adıyamanlı olmama rağmen Karabük'e 30 yıldır hizmet ediyorum. Son karşılaşmamızda bana küfür edilirken, şeref tribününde oturan arkadaşlarımın da biri de kalkıp bir el işareti bile yapmıyor. Ben o konumda kendimi çakalların önüne atılmış yem gibi hissettim. 14- 15 yaşında çocukların önüne atılmış gibi oldum. Maçlarda terbiyezlik yapanların karşına şeref tribününde oturan arkadaşlarımız karşısına çıksaydı belki bugün bunların hiç biri olmazdı. Oynadığımız maçların içinde nereden puan alabilir, tabi ki kendi sahamızdan alacağız. Ama gelin görün ki, biz iç sahamızda deplasmandan daha kötü şartlar altında oynuyoruz. Dolayısıyla çok ciddi bir sıkıntı var. Ben görevlerden kaçmam. Ben sokaklardan mücadelenin içinden geldim. Tesadüfen genel başkan olmadım. Ben gerektiğinde yumruğumu yüreğimi, beynimi, bileğimi kullanan insanım. Ben bu 35-40 tane kendisine bilmeyen insanların karşısında yılacak insan değilim. Ben Karabük'e korumasız gelip gezen bir kişiyim. Ben nasip olursa 29 Kasım'da görevi bırakıyorum. Kardemir Karabükspor'un Başkanlığını yapacak, her türlü hazırlığını yapmış kişilerin kongreye gelerek aday olmasını istiyorum. Benim kalbim ve gönlüm kırık. Hiçbir şey olmamış gibi davranabileceğimi sanmıyorum. Sezon başından beri, birinci maçtan buyana başlayan son artık Altay maçında doruğa çıkan benim içinde artık katlanacak konumda olmayan bir noktadan sonra verdiğim bir karar. Takım Bank Asya 1. Ligine çıkıyor, çiçeklerle karşılanır, bir teşekküre layık görülürüz diye beklediğimiz bir anda ilk maçta Giresunspor lehine slogan atılarak gelindiğini gördüğüm zaman ben yıkıldım. Ondan sonraki maçlarımızda futbolcularımız çok tedirgin oynadılar. Dolayısıyla biz puanları iç sahada toplayacağız, dış sahada gelen puanlar ekstra puanlardır. İç sahada almamız gereken puanları toparlayamıyoruz. Çünkü takımın daha ilk dakikadan itibaren morali bozuluyor. Taç atan, korner çizgisine gelen futbolcumuza küfürler ediliyor. Karabük'e hangi hocamızı getirdiysek, hocalarımız buradan ayrılırken, biz bu kadar yer dolaştık ama bu kadar zor bir yer görmedik diyerek ayrılıyor. Kaptanımız ve ikinci kaptanımız bu kadar zor yer görmedik. Biz içerde deplasmanda daha kötü şartlarda oynuyoruz diyorlar. Bunlar doğru şeyler değil. Hakarete varan noktalara doğru gidiyor ve şehir seyrediyor. Ben arzu ederdim ki, ayağa kalkmış bir şehrin 15 günde bir maçlarda yanımızda olmasını beklerdim. Şahsıma duyulan bu samimi duyguları takdirle karşılıyorum ve teşekkür ediyorum. Bende Karabük'ü seviyorum. Karabük halkını seviyorum. Gözümüz gibi baktığımız Kardemir'imizi seviyoruz. Karabükspor' umuzu seviyoruz. Her mücadelemiz
Karabükspor için. Rahmetli Metin Türker'in vasiyetini yerine getirmeye çalışıyoruz ama bunlar bir noktaya kadar oluyor. Sonra olumsuzluklar takıma yansıyıp, sonucunda da kötü sonuçlarla karşı karşıya kaldıktan sonra da görev yapmanın bir anlamı da kalmıyor. Verdiğimiz karar noktasında ki düşüncem devam ediyor. Doğru bir karar verdim ve o kararında arkasındayım. Asla mücadeleden kaçan bir yapım yok. Üç - beş tane çapulcuya pabuç bırakacak bir yapım da yok. Ben buralara kolayla gelmedim. Dolayısıyla 35 - 40 kişi beni asla ve asla yıldırmaz. Ama benim yüreğimi yakan olay 35 - 40 kişinin karşısına çıkmayan bir seyirci kitlesidir. Şehrin tüm dinamiklerinin önce Kardemir Karabükspor' a sahip çıkmasını bilmesi gerekiyor. Önce sahip çıkmasını bileceğiz. Bunu bilmeden günün şartlarına göre insanlara sahip çıkmak ta yeterli değil. Bunda haz duydum ama sağ olsunlar, teşekkür ederiz. Ama dediğim gibi yarın aynı şartlarla yine karşılaşırız. Görünen köy kılavuz istemez. 1 - 2 maç sonra aynı olaylarla karşı karşıya kalırız. O bakımdan şahsımın yıpranması bir tarafa benim temsil ettiğim kurumlarım var. Onları da yıpratmaya hakkım yok. Kardemir Karabükspor sahipsiz kalmaz. Mutlaka birileri sahip çıkacaktır. Çelik İş Sendikası olarak biz Kardemir Karabükspor' umuzun başarılı olması için her zaman yanında oluruz. Ama ya şehir sahip tel başkan olmadım. Ben gerektçıkmasını öğrenecek, ya da şehir sahip çıkmasını öğrenecek. Başka söz söylemek doğru değil. Futbol artık dünyada, yenilse de, yense de 90 dakika taraftarı
tarafından desteklenmesi gereken bir olgu. Kendi takım futbolcusuna söven bir taraftar da dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Bu beni derinden yaralamıştır. Üzüntüm sonsuzdur. Dolayısıyla psikolojik olarak ta benim geri dönmek gibi bir düşünce içersinde olmam söz konusu değildir" diye konuştu.