7
Şubat
2026
Cumartesi
KARABÜK

'Ülke kaynakları peşkeş çekiliyor'

Atatürkçü Düşünce Derneği Karabük Şube Başkanı Bülent Vidinli, "Son zamanlardaki uygulamalar, ülkemizi, Atatürk'ün hedeflediği tam bağımsız, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışından bir hayli uzaklaştırmış, karşı devrim tehlikesi belirmiştir" dedi.


KARŞIT GRUPLAR OLUŞTURUP SİYASİ RANT ELDE EDİLİYOR
Ülkede ekonomik, sosyal, kültürel, politik ve hukuksal yapının derin bir çıkmaza sürüklendiğini ifade eden ADD Karabük Şube Başkanı Avukat Bülent Vidinli, şöyle konuştu: "Ülkenin ekonomik ve ulusal güvenlik çıkarları hiçe sayılarak yeraltı ve yerüstü kaynakları ile Cumhuriyet'le özdeş kurumları yok pahasına yabancılara ve yerli işbirlikçilerine peşkeş çekilmiştir. Öz kaynaklarına ve üretime dayanmayan, halkın çıkarlarını gözetmeyen, dışa bağımlı ekonomik uygulamalarla ardı arkası kesilmeyen ekonomik krizler, gelir dağılımında adaletsizlik ve kronik işsizlik ortaya çıkmıştır. Halkın yoksulluğu ve işsizliği üzerinden kolaycı ve günlük politikalar yürütmek, ülkemizin zenginliğini oluşturan etnik ve dini farklılıkları istismar etmek suretiyle karşıtlık yaratıp bundan siyasi rant elde etmek genel siyasi anlayış haline dönüşmüştür."


Bu siyasi yozlaşma sonucu ülkenin doğu ve güneydoğusunun etnik temele dayalı siyaset yapan bir partiye, iktidarı da laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi'nce sabit bulunan bir partiye bırakıldığını anlatan
Bülent Vidinli, sözlerine şöyle devam etti: "60 yıldır yapılageldiği gibi, yaşanan toplumsal çöküntü ve kötü gidişin halk tarafından fark edilmemesi için yapay gündem yaratılmaya başlanmıştır."


Son olarak da hukukun siyasallaştırılması ve yargının siyasi vesayet altına alınmasıyla bu amaca hizmet edildiğini anlatan Vidinli, şunları söyledi: "Susurluk'tan bu yana şaibeli geçmişleri bir türlü aydınlatılamayan halk düşmanı kişilerle, ülkemizin aydınlık yüzünü oluşturan gazeteci, yazar, sanatçı, subay ve bilim insanları bir kefeye konulmak suretiyle korku toplumu yaratılmaktadır. Derin devlet Türkiye'nin bir gerçeğidir ve herkesin bildiği üzere, devlet içerisindeki karanlık ilişkilerin ortaya çıkarılmasını da ilk önce biz Atatürkçü ve demokrat insanlar istemektedir. Derin devletin ve darbelerin ilk hedefi de her zaman Atatürkçü ve demokrat insanlar olmuştur. Ancak bugün hedeflenen devlet görevlerini illegal faaliyetlerinde kullanan derin devletin kırıntılarıyla Atatürkçüleri, soyut ve inandırıcılıktan uzak suçlamalarla ilişkilendirmek suretiyle terörist gibi algılatmak, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve muhalif çevreler üzerinde baskı kurmaktır."


EMPERYALİZME KARŞI MÜCADELE ŞART
Bu durum karşısında herkese düşen görevin "hukukun üstünlüğü ve Türk yargısına olan inancımızı yitirmeden, Cumhuriyet ve Atatürk devrimlerine karşı yapılan tüm hukuk dışı, gerici ve baskıcı uygulamaları reddetmek" olduğunu anlatan Bülent Vidinli, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakabilmek için akıl ve bilimi rehber edinerek Atatürk'ün ışığından ayrılmadan çağdaş yaşamın koşullarını oluşturmak, köktendinciliğe, gericiliğe, emperyalizme ve onun işbirlikçilerine karşı yılmadan yorulmadan mücadele vermektir."
 

İha
Yayın Tarihi : 23 Nisan 2009 Perşembe 20:28:51


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?