Kemal'e Eren Kadınlar neyi anlatıyor?
Murathan Mungan'ın çok sevdiğim bir sözü vardır, konuştuklarımızdan çok konuşamadıklarımızdır bizi anlatan diye...Bu kitap işte bu iki kadının, Fikriye ve Latife Hanım'ın konuşamadıklarını anlatıyor. Atatürk için ölümü seçmiş Fikriye Hanım ve onun için ölümüne susmuş Latife Hanım'ı öbür dünyada buluşturuyor, birbiriyle hesaplaştırıyor. Onların gözünden o günleri, Kurtuluş Savaşı'nı, yokluk Ankara'sını ve Atatürk'ü anlatıyor.
Peki öbür dünyada Atatürk ile de karşılaşıyorlar mı?
Evet, kitabın sonunda.
Kurgu bir roman bu elbette?
Kurgu ama fonda anlatılan tarihler, olaylar tamamen gerçek. Ben bu kitabı yazmadan önce 50'ye yakın kitap okudum, eski gazeteleri taradım. Tarihi gerçeklere sadık kaldım, kitapta kadınlar hesaplaşırken fonda anlatılan olaylar gerçek. Ben aradaki boşlukları bu kadınların duygularıyla doldurdum.
Atatürk Fikriye ile de nikah kıymış mı?
Kıymış. Hıfzı Topuz bunu belgeliyor hatta nikah şahitlerinin ismini bile veriyor. Neden ayrılmışlar peki? Hem Fikriye Hanım'ın hastalığı hem Zübeyde Hanım'ın onu oğluna layık görmemesi. Başka nedenler de var elbette. Onlar da kitapta.
Sizce Atatürk Latife Hanım'ı mı Fikriye Hanım'ı mı daha çok sevmiş?
Bence ikisi ile de tam mutlu olamamış. Eksik hissetmiş. Fikriye'nin kalbini, Latife'nin beynini sevmiş. Keşke ikisi tek bir kadında buluşabilseymiş, belki o zaman mutlu bir yuvası olurdu da daha uzun yaşayabilirdi. O daha uzun yaşasaydı eminim Türkiye'nin ayakları da yere daha sağlam basardı.
Kitabınızın gelirinin yüzde 10'unu Terörle Mücadele Gazilerine bağışlayacağınızı belirtmişsiniz?
Evet. "Terör örgütüyle girilen çatışmadan 3 asker yaralı kurtuldu" diye haberler duyarız hep. Kurtulmuşlar diye seviniriz, rahatlarız, ama hiç düşünmeyiz kolu mu koptu, bacağı mı kesildi, kör mü kaldı...Bundan sonra hayatına nasıl devam edecek...21 yaşında sağlam gittiği askerden yarım dönmek nasıl bir travmadır...O yüzden onlara bundan sonraki hayatlarını biraz olsun kolaylaştırabilmek için destek olmak istedim. Sözleşmem gereği yayınevi kitap satışından payıma düşeni bana 6 ay sonra verecek. Ben de o zaman onların kapısını çalacağım.Kendi kendime bir karar aldım, bundan sonra yazdığım bütün kitapların gelirinin yüzde 10'u terörle mücadele gazilerine...Onlara çok şey borçluyuz biz, onları başımızın üstünde taşımamız lazım. Keşke daha fazlasına gücüm yetse...
Bir sonraki projeniz ne?
Şimdi dedemizin romanını yazıyorum. Sarıkamış'ta esir alınıp, Sibirya'da 4 yıl esir tutulan dedemizin...