23
Mart
2026
Pazertesi
KİTAP

Böyle esecek bu ‘rüzgâr’!

Marie-Rose hem Hıristiyandır hem de Lübnan Ulusal Hareketi’ni destekleyen, Filistin halkının özgürlüğünü isteyen bir öğretmendir. Tam da bu nedenle falanjistler tarafından hain ilan edilmiş ve kaçırılarak ölüme mahkûm edilmiştir

Lübnan doğumlu Amerikalı yazar Etel Adnan’ın savaş karşıtı olarak nitelendirilen ilk romanı Sitt Marie-Rose, Ortadoğu’nun gözde şehri Beyrut’un, Lübnan İç Savaşı’ndan sonra bir katliam şehri oluşunu anlatır.

Yazar, Ortadoğu’nun 1975’te başlayan parçalanma sürecini, romanına biçimsel olarak yansıtmış ve kurgusunu dört bölüme ayırmıştır, ki her bölüm de kendi içinde parçalar taşımaktadır. Bir Milyon Kuş adlı birinci bölüm, dört Hıristiyan Lübnanlının Suriye çölünde ve Türkiye’nin güneydoğusunda çektikleri bir filmin anlatılmasını içeriyor. Filmde, dört arkadaş ciplerinin içinde ellerinde silahlarıyla kuş avlamaya giderler; fakat bu görüntüler anlatıcımız için hem tanıdık hem de yabancıdır: “Önceleri, perdede gördüklerimize benzeyenler ve Suriye’ye, Irak’a başka yerlere avlanmaya gidenler Avrupalılardı.. şimdiyse bu turistik ve askeri edevatla istedikleri yere gidenler, Hıristiyanlaşmış ve çağdaşlaşmış Lübnanlılar.”

Şüphesiz bu sahne sömürgeci devletlerin politik ‘doğu’ söylemlerinin başarılı bir sonucudur. Lübnanlı Hıristiyanlar kendilerini yanı başlarındaki Suriye halkına değil de denizaşırı ülke ABD’ye daha yakın bulmaktadırlar; fakat Lübnan İç Savaşı’nın başlamasıyla kardeş ülke Suriye de Lübnan’ın kanını akıtacaktır. Romanın ilk bölümü iç savaşı tetikleyen olayla biter: 13 Nisan 1975 Pazar. Kamplara dönen Filistinlilerle dolu bir otobüs falanjist milisler tarafından durdurulur ve on dört Filistinli kurşunlanır.

Kanlı Beyrut’un ‘Meryem’i
Romanın asıl kişisi Marie-Rose hem Hıristiyandır hem de Lübnan Ulusal Hareketi’ni destekleyen, Filistin halkının özgürlüğünü isteyen bir öğretmendir. Tam da bu nedenle falanjistler tarafından hain ilan edilmiş ve kaçırılarak ölüme mahkûm edilmiştir. Marie-Rose kaçırılışından öldürülüşüne kadar barışın ve sevginin sözcülüğünü yapar, kelimenin tam anlamıyla bir savaş karşıtıdır, o kadar ki Filistinli militanlar onu on üç falanjistle takas etmek istediklerinde dahi, “mal değilim ben, alışverişinizde bozuk para olmaktansa ölümü yeğlerim” der. Çatışan iki tarafı da bu anlamda ‘halı tüccarı’ olmakla suçlar. Yazarın tavrı bu noktada son derece düşündürücüdür, silahlara karşı gül atılmasını salık verecek kadar. Marie-Rose bir taraftan ezilen halkların savunucusu ya da anası olduğunu (isminin Marie oluşuyla yazar Meryem’e gönderme yapar) diğer taraftan ise tarafların bu kanlı savaşında bozuk para olmayacağını söyler. Yazar romanın son bölümünde siyasal ideolojilere bakışıyla niyetini belli eder: “Vücutları ayırdılar ve ruhları ayırdılar bu yöneticiler, Batı rüzgarının getirdiği o yabancılar ve İran’dan Sovyetistan’dan gelenler, hepsi, birbiriyle çatışan bu köylü düşüncelerine, gurbetçilerin beyinlerine, bu gecekondu çocuklarına, bu şizofren öğrenci mantığına zehirli otlar ektiler; ve bunu, aynı zamanda binlerce yön izleyen halkın yönünü kaybetmesi ve yürüyen her varlıkta bir hedef ya da kesin bir ölüm tehlikesi görmesi için yaptılar.”

Etel Adnan’ın bu noktada çözümü naiftir; insanlar birbirini kardeşçe sevdiklerinde savaşlar olmayacaktır. Kaldı ki savaşın müsebbibi olarak gördüğü ideolojilerden Sovyetleri dillendirirken, değil Beyrut’u Ortadoğu halklarının kanına ekmek doğrayan ABD’yi, sadece ‘rüzgâr’ olarak belirtmeyi seçmiştir. Bu nokta Terry Eagleton’a katılmamak mümkün değil; “...göçmenler sığındıkları yerin geleneklerine meydan okumaktan ziyade, kabul görmeye daha meraklıydılar... Salman Rüşdi’ye verilen şövalye unvanı, Batı’nın amansız bir tenkitçisinden Irak ve Afganistan’daki canice maceralarının şakşakçısına dönüşen birine resmi yapının verdiği ödüldür.” Eagleton, bugün görünenin arkasına bakıp altta yatan küresel kapitalizme göz diken büyük yazarların olmadığına dikkat çeker. Etel Adnan’ın romanı yaklaşık otuz Amerikan üniversitesinde savaş karşıtı bir roman olarak okutulmakta, görünen o ki Türkiye’de de iyi bir oryantalist roman örneği olarak ilgi çekecektir.

SITT MARIE-ROSE

Etel Adnan,
Çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu
Yapı Kredi Yayınları
2008, 92 sayfa
6 YTL.

Radikal
Yayın Tarihi : 13 Temmuz 2008 Pazar 13:03:08
Güncelleme :13 Temmuz 2008 Pazar 13:16:51


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?