‘Türkiye Sinagogları’, bu topraklardaki Yahudi varlığını en eski tarihinden günümüze kadar kent kent, kasaba kasaba belgeleyen bir çalışma. Kitap, İzzet Keribar’ın usta işi fotoğraflarıyla, terk edilmiş ya da hâlâ faal tüm yapıları iç ve dış görünümleriyle gözler önüne seriyor
TÜRKİYE SİNAGOGLARI
İzzet Keribar/Naim A Güleryüz Gözlem Gazetecilik 2008 136+212 sayfa, 2 cilt 250 YTL.
Yahudilerin bu topraklardaki tarihi eldeki bulgulara göre MÖ 4. yüzyıla kadar uzanıyor. 15. asırda İspanya’dan gelen Seferadlarla birlikte farklı coğrafya ve kültürlerin de etkisini taşıyan özgün bir Yahudi kültürü oluşmuş Osmanlı İmparatorluğu’nda. Yahudiler de diğer azınlıklar gibi, son bir kaç yüzyılda önemli ölçüde azaldı, farklı ülkelere göç ettiler. Yahudi kültürü sayısı azalan cemaat tarafından yaşatılıyor, sahip olduğumuz Anadolu kültürünün içindeki etkileri sürüyor. Ama belki de en çok sinagog binalarıyla Türkiye’deki tarihini sessizce anlatıyor.
Dinsel yapılarında en gösterişsiz ve içine kapalı bir üslubu benimseyen din Yahudilik. En azından Türkiye’de böyle. Bunun sebebi elbette Yahudilerin tarih boyunca çektikleri sıkıntılarda aranmalı. Belki bir çoğunun bir zamanlar Yahudi cemaatinin dini mekânı olduğunu bilmediğimiz, pek çok Sıhagog yapısı ya da o yapılardan kalanlar Anadolu’da hâlâ duruyor. Özellikle Yahudilerin yoğun olarak yaşadıkları İstanbul ile Trakya ve Akdeniz’de. Cemaatin azalmasıyla terk edilen, kullanılmayan, zamana direnemeyen pek çok yapı var. Kimisi Edirne’deki gibi tek bir cepheyle, kimisi Gelibolu’daki gibi çatısı çökmüş bir eski ev görünümünde hâlâ duruyor aslında. Kimisi de İstanbul’daki Neve Şalom, Eşkenaz sinagogları gibi Yahudi kültürünün yaşayan, capcanlı yanını gösteriyor.
Türkiye Hahambaşılığı dört yıl önce, bu sinagog binaları hakkında bir projeye başlamış. Araştırmacı Naim A. Güleryüz yapıları tespit edip tarihlerini ortaya çıkartırken fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar da onları görüntülemiş. Tam dört yıl süren proje, iki parkurda gerçekleşmiş. Balat’ta başlayıp Marmara Kıyılarını ve Adları dolaşan İstanbul Sinagogları, Edirne’den başlayıp Bursaya kadar uzanan ise Trakya-Anadolu sinagogları olarak iki ayrı kitap olmuş. Bu iki kitap tek bir kutuda, Türkiye Sinagogları adıyla Gözlem Gazetecilik tarafından yayımlandı.
İzzet Keribar, mekânları iç ve dış görünümleriyle fotoğraflamış. Elbette terk edilmiş, harap olmuş yapılar özellikle dış görünümleriyle, kimi zaman Tekfur Sarayı Sinagog’u gibi ayakta kalan bir bahçe kapısıyla, ya da ta milattan önceki zamanlardan kalma Sardes Sinagog’u gibi günümüze kalan sütünları, mozaikleriyle yer alıyor. Ama pek çok Anadolu ve İstanbul sinagoğu, Yahudi geleneğini, ibadet biçimlerini de aktaran detaylı ve etkili fotoğraflarla kapılarını açıyor okuyucuya. Ahşap sırıları, tavan ve duvar işlemeleri, sütunları, kimi tek katlı kimi iki katlı mekân bütünlükleri, ortalarında dua edilen ‘Teva’larıyla kimi göz alıcı kimi gayet mütevazı sinagoglar birer birer anlatılıyor.
Her sigagog hakkında verilen mimari özellik ve tarihçe, bir yandan da o bölgedeki Yahudi cemaatinin tarihi hakkında bilgi veriliyor.
Türkiye Sinagogları, çok önemil bir kültürel çalışma. Hem, Yahudi inancı ve Türkiye’deki cemaatin tarihi hakkında verdiği bilgi bakımından, hem de belki birçoğu zamanın ve kentlerin tahribatına daha fazla direnemeyip yakın bir gelecekte tamamen yok olacakları için onları belgelemesi bakımından.
Kitabı arayıp da bulamazsanız diye şimdiden bir irtibat telefonu verelim: 0212 231 92 82 (Gözlem Gazetecilik)