Cumhuriyetin ilk kadın yazarlarından Şuküfe Nihal’in, Kurtuluş Savaşında Gördes, Kahraman Makbule ve silah arkadaşlarını konu eden “Vatanım İçin” isimli romanı, 1955 yılında bir gazete tarafından tefrika edilmiş, aradan geçen onca yıla rağmen bir kitap olarak basılıp yeni kuşaklarla buluşturulamamıştı. İlgilenen hemşerilerimiz hatırlayacaklardır, 2007 yılının sonlarında Gördesliler Derneği bu eseri az sayıda basarak yayınlamıştı. Amaç, Gördes için özel önem taşıyan söz konusu romanın unutulup gitmesine engel olmak, bir bölüm insanın evlerinde ve önemli kütüphanelerin raflarında da olsa yaşamını sürdürmesini sağlamaktı.
1896 yılında İstanbul Yeniköy’de dünyaya gelen Şuküfe Nihal, Cumhuriyet döneminin ilk kadın yazarlarından biri olma özelliğinden öteye, Türkiye’nin ilk üniversite mezunu kadınlarından biriydi. Şiirden öyküye, romandan gezi yazılarına ve makalelere kadar birçok edebi eserin sahibiydi. O, edebi kişiliğinin yanında eylemci kişiliğiyle de tanındı. Cumhuriyetin kurulması aşamasında ikinci eşi Ahmet Hamdi Başar'la Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinde önemli çalışmalar yaptı.
Şişli'deki evlerinde toplantılar düzenlenip, kurtuluş mücadelesinin kararları alındı. Halide Edip, Sultanahmet'te tarihi demecini verirken, Şukûfe Nihal de Fatih mitinginde dinleyenleri oldukça etkileyen tarihî konuşmasını yapıyordu. Sonraki yıllarda da Anadolu'yu gezen ve gördüklerinden etkilenen Nihal, eserlerinde Anadolu’nun sorunlarına yer vererek, gördüğü, tanıdığı köyleri ve köy kadınlarını anlattı. Tarihimizde kadın özgürlüğünün ilk temsilcileri, savunucularından biri olan Nihal, aynı zamanda Türk Kadınlar Birliği'nin de kurucularındandır. Kurtuluş Savaşı sonrasında da ülkeyi yönlendiren kararlarda etkili olan Atatürk sofralarının vazgeçilmez konuğuydu.
24 Eylül 1973 tarihinde İstanbul Bakırköy’deki bir huzurevinde hayata veda eden Cumhuriyet değerlerine yürekten bağlı, kadın hareketinin önderlerinden olan Şükufe Nihal ne yazık ki ölümünün üzerinden çok uzun bir zaman geçmemesine rağmen çabuk unutulmuş bir yazardır.
Şuküfe Nihal, Kurtuluş Savaşının az bilinen ve en çok acı çeken bu toprakları ölümüne savunan milis güçlerinin, kaymakam İbrahim Ethem’in, Asker Makbule’nin, Halil Efe’nin, Parti Pehlivan’ın, Hacı Ethem Büke ve diğerlerinin, Mustafa Kemal’in adsız askerlerinin yani kahraman akıncıların kan ve gözyaşları ile yazdıkları destanı anlatıyor romanında. Çok daha sonraları rahmetli Ergun BÜKE’den öğreniyoruz ki yazar, Gördes’e gelip dönemi bizzat yaşayanlarla görüşmeler yapıyor, yaşanan olayların geçtiği mekanları gezip dolaşarak romanını biçimlendiriyor.
İşte bu romanın dernek tarafından yayınlanan az sayıdaki ilk basımı için dönemin başkanı İbrahim BALIKLI yazdığı sunuş bölümünde:
“ İçten dileğimiz en kısa sürede romanın bir yayınevi tarafından ticari anlamda basılıp dağıtılarak kamuoyunun bilgisine ve beğenisine sunmasıdır. Böylece kasabamız tarihiyle coğrafyası ile kurtuluş savaşı sırasındaki kahramanlıkları ve ulusal kahramanı Makbule’siyle Türk kamuoyunca daha çok bilinecek, tanınacaktır.” diyor.
Dileğimiz 2008 yılı sonuna doğru gerçekleşti. Kitap Yayınevi yazarın tüm eserlerini “Mor Kitaplık Kadın Tarihi ve Eserleri Dizisi”nde beş cilt halinde okurlarına sundu. Birinci cilt yazarın yaşam öyküsü ve tüm şiirlerini içeriyor. İkinci ve üçüncü ciltler romanlarına, dördüncü cilt öykü ve gezi yazılarına beşinci cilt ise kadın, toplum, edebiyat ve sanat üzerine tüm yazıları ve makaleleri, demeç ve söyleşilerini oluşturuyor.
Biz Gördesliler için özel önem taşıyan “Vatanım İçin “ “Çölde Sabah Oluyor” romanı ile birlikte 3. kitabı oluşturuyor. Bu cildin ederi 20.00 TL. Ancak kitabı internet sitelerinden 13.00 TL. almak mümkün.
Yazıldıktan tam 53 yıl sonra yayınlanan, Gördes ile ilgili ilk edebiyat eseri olma özelliği taşıyan son derece önemli gördüğümüz kitabı her Gördesli’ nin edinmesi gerektiğine inanıyoruz.
İlçemizin genel ve yerel yöneticilerine, kasabanın kanaat önderlerine ve tarihimize en çok sahip çıkması gereken gençlerimize sesleniyoruz. Kitabın tanıtılması, okunması ve okutulması için herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Göz ardı edilemeyecek bir görevimiz de tarihimizi, kültürümüzü öğrenmek, öğretmek ve tanıtmaktır.