19
Mart
2026
Perşembe
KİTAP

Yazmak aşk gibi

2008 Milliyet Haldun Taner Öykü Ödülü’ne edebiyat öğretmeni olan genç yazar Murat Özyaşar layık görüldü. Özyaşar, ‘Yazmak aşk gibi’ diyor: İnsanın başına geliyor

2008 Milliyet Haldun Taner Öykü Ödülü Murat Özyaşar’ın oldu. Doğan Hızlan’ın başkanlığında, Hasan Özkılıç’ın yazmanlığında Semih Gümüş, Prof. Dr. Şara Sayın ve Demet Taner’den oluşan Seçiciler Kurulu, Özyaşar’ı “Ayna Çarpması” adlı kitabıyla ödüle değer buldu. Ödül töreni, 26 Ekim Pazartesi akşamı Pera Müzesi’nde yapılacak.

Edebiyat öğretmeni

30 yaşında Murat Özyaşar ve “Ayna Çarpması” ilk kitabı... Üstelik bu, kitabın aldığı 2. ödül... Mayıs ayında da Yunus Nadi Öykü Ödülü’ne değer görülmüştü. Bir anda bu kadar başarı kazanan genç bir yazarı merak etmemek olmaz... Diyarbakır’da bir lisede edebiyat öğretmeni Özyaşar.

Ortaokuldan beri edebiyat tutkunu. ‘Müsebbibi’ ise yalnızca bir hafta dersine giren edebiyat hocası Bilal Küçük. “İlk derste Yahya Kemal’in ‘Sessiz Gemi’ şiirini anlatmaya başladı. Çok etkilendim sözcüklerin değişimden. Sözcüklerin büyüsü o gün bugündür peşimi bırakmadı” diyor. Şimdi o da hocası gibi ‘birilerine değmeye’ çalışıyor. Bazı öğrencileriyle, adını Sait Faik’in bir öyküsünden alan “Hişt... Hişt...” adında bir dergi çıkarıyorlar.

‘Ödülü bekliyordum’
Okumanın yanında ‘yazmak’ ise düşünüp taşınmadan eklenmiş Özyaşar’ın yaşamına. “Yazmak aşk gibi” diyor: “İnsanın başına geliyor”. ‘Ayna Çarpması’nda yazarın doğup büyüdüğü ve halen yaşamını sürdürdüğü Diyarbakır’ın izleri var. Şehrinin edebiyat konusundaki bereketinin Evliya Çelebi tarafından bile onaylandığını anlatıyor: “Seyahatname’sinde der ki, ‘Diyarbakır Ulu Camii’de bir cuma namazı çıkışı, herhangi birine sarılın; o sarıldığınız kişi ya yazar ya da şairdir’.”
Belki kanındaki bu edebiyatçı geninden, ilk kitapla aynı yıl içinde iki değerli ödül kazanması onu şaşırtmamış: “Ukalalık mı olacak bilmiyorum ama, iki ödülü de bekliyordum. Haldun Taner Öykü Ödülü haberi gelince gidip Taner’in “Onikiye Bir Var” öyküsünü okudum kimbilir kaçıncı kez...

Kürtçe isimden utanan çocuk
Kitaptaki “Kış Bilgisi” öyküsünde annesinin Kürtçe olan Kevok adından utanan bir çocuk var. Öğretmeni “Annenizin adını yazın” deyince, çocuk aklıyla o adın Türkçesini yazıyor: Güvercin. Ancak yıllar sonra azap duyuyor yaptığından. Kendisi de Kürt olan Murat Özyaşar’a “Siz de böyle şeyler yaşadınız mı?” diye soruyorum, şu karşılığı veriyor: “Birkaç öyküde topal karakteri var. Bir okur benim de topal olduğumu düşünmüştü. İnanıyorum ki, o hikâyeleri yazdıktan sonra ben de artık topalım. Ha başımdan geçmiş, ha zihnimden...” Ayna Çarpması’nda öyküler her ne kadar Kürt meselesine dokunsa da Özyaşar edebiyata siyaset karıştırmıyor. Bunun bir tuzak olduğunu düşünüyor: “Defterin başına otururken Bilge Karasu’nun, Yusuf Atılgan’ın, Oğuz Atay’ın beni gözetlediklerini düşünerek yazdım."

Miraç Zeynep Özkartal
Yayın Tarihi : 23 Ekim 2009 Cuma 17:40:38


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?