Gerçek dünyanın kumdan kuklaları, evet bazı insanlara böyle demek istiyorum. Şatafatı da, rezaleti bol bir dünyada yaşıyoruz. Daha doğrusu nefes alıyoruz. Kimler gelip kimler geçiyor hayatımızdan. Bazıları iz bırakıyor bazılarının esamisi okunmuyor. Ama hep biz varız. Kim nereye, nasıl giderse gitsin. Kalan hep biziz. Bir dünyamız var, hayallerimiz, ümitlerimiz, peşinden koşturduğumuz hedeflerimiz. Buraya kadar insani değil mi? Ama bu koşturmaca nasıl yapılmaya başlandı günümüzde, nasıl insanlar olmaya başladık 21.Yüzyılda, işte meselenin burada olduğunu düşünüyorum. Haa şunu asla unutmayın karamsar falan değilim, o nedenle bu yazıyı yazmıyorum. Sadece bazı görebildiğim tespitleri sizinle paylaşmak istiyorum.
Ortalama bir insan ömrü 60, 70 sene diye düşünürsek çok trajik bir sonuç çıkıyor ortaya. Bu yaşanılan zaman içerisnde insanlar son zamanlarda öyle ömür tüketmeye başladı ki, hep israf. Nasıl geçtiğini bilmediği bir ömür ve geride haksızlık yaptığı insanlar. Bunu bu şeklilde yaşayan insanlar öyle hırsla yaşıyorlar ki, sanki asla ölmeyecekler, işleri güçleri, yükselmek, çok para kazanmak. Bu hayat yolunda önlerine çıkan her engeli aşıp geçiyorlar! Büyüyüp kocaman insan oluyorlar ama kocaman oldukça gerçek olmaktan uzaklaşıyorlar.
İnsan, insan olmayı unutup daha yüce daha ulu olmaya çalıştıkca sonunu hazırlıyor aslında. Çünkü Unutmak kısa zamanlı kaçış demek bu tür durumlarda. Ama sonunda gerçek, o insanları öyle sobeliyor ki gerçek dünyada kumdan kuklalara dönüşüp sadece SOBEyle bile yıkılabiliyorlar.
Sadece İnsan kalabilmek dilegiyle…
Gerçek bir yazı, gerçeği anlayabilmek dileğiyle teşekkür ederim...