
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hükümet olarak terörün bataklığını kurutmak için çalıştıklarını belirterek, "Terör sadece dağda mücadele ile bitmiyor. Bu işi çok boyutlu bir şekilde çözmeye çalışıyoruz" dedi.
Gaziantep Valisi Süleyman Kamçı, AK Parti Gaziantep milletvekilleri ve beraberindeki heyetle Gaziantep Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ni ziyaret eden Mehmet Şimşek, şehit aileleriyle yakından ilgilenerek sorunlarını dinledi.
Şehit ailelerine ülke için en büyük fedakarlıkta bulunduklarını belirten Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Allah sizlerden razı olsun. Şehitlerimiz en üst mertebeye layık görülmüş biz hepimiz sizlerle onlarla gurur duyuyoruz" dedi.
Terörle mücadele ve teröristle mücadelenin iki ayrı konu ve birbiriyle ilintili olduğunu belirten Şimşek, "Terörle mücadele çok kapsamlı bir konudur. Terörle mücadelenin uluslararası boyutu var. Örneğin komşu ülkelerle olan diyalogları üçüncü ülkelerle olan diyalogları terörü, teröristi besleyen kanalları Avrupa'da olsun başka ülkelerde olsun kurutmak işin bir boyutudur. Terörle mücadele çok geniş bir alandır. Hükümet doğrudan doğruya tabi ki bu alanlarda her şeyi yapıyor. Gereken her şeyi yapıyor.
Terörle mücadele tabi ki finansman gerektiriyor. Bu konuda güvenlik güçlerimize her türlü desteği verdik. İşin bu boyutuyla Türkiye'de hiçbir zaman hiçbir eksiklik ortaya çıkmamıştır. Dağdaki teröristle mücadele güvenlik kuvvetlerinin meselesidir. Çünkü o nedenle güvenlik kuvvetlerimiz var. Onlara biz her türlü ekipmanı, her türlü teçhizatı her türlü mali imkanı sağlıyoruz, sağlamaya da devam edeceğiz. O konuda en ufak bir tereddüt yok" diye konuştu.
"Terörle mücadelenin ekonomik boyutu var" diyen Şimşek, "Mesela Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Doğu Anadolu Projesi (DAP) bu işin bir parçası. Vatandaşımıza iyi eğitim vermek, iyi altyapı oluşturmak iş imkanları sağlamak işin ekonomik boyutu, işin sosyal boyutları kültürel boyutları var dolayısıyla terörle mücadele çok kapsamlı bir mücadeledir ve hükümetimiz hiçbir dönemde olmadığı kadar cesaretli davranıp çok kapsamlı bir terör mücadelesi ortaya koymuştur, koymaya da devam etmektedir. O nedenle biz esas bataklığı kurutmaya çalışıyoruz. Bir yandan terörün sosyo- ekonomik boyutu, yani terörle mücadelenin sosyo ekonomik boyutunun amacı aslında esas olarak onları besleyen kanalları kapatmak finansman olsun veya onlara insan kaynağı sağlayan bataklıkları ortadan kaldırmaktır. Hükümetimiz aslında geçmiş dönemlerde olmadığı kadarıyla milli birlik ve beraberliği kardeşliği pekiştirmek için ne gerekiyorsa yapıyor. Dediğim gibi dağdaki teröristle mücadeleyi de her türlü imkanımızla destekliyoruz. Bugün güvenlik güçlerimize her türlü imkan sağlıyoruz sağlamaya da devam edeceğiz. Tabi ki Türkiye ben her zaman söylemişimdir, güçlü bir ülkedir. Zaman zaman değişik vesilelerle terör olaylarında bir yoğunlaşma yaşanabiliyor. Bakın eğer iş hak hukuk özgürlük olsaydı son yıllarda terörün azalması lazımdı. Fakat teröristler her yerde aynı teröristlerdir. İsterse İspanyada isterse Afganistan'da olsun terörist teröristtir. Onların hakkı ne haktır ne özgürlük. Dolayısıyla en şiddetli bir şekilde hükümetimiz onlarla mücadele etmeye devam edecektir. O konuda en ufak bir tereddüt yok. Dediğimiz gibi sizler bu ülke için en büyük fedakarlığı yaptınız biz de her zaman sizin yanınızda olduk. Hükümet olarak geldiğimiz günden bu yana şehitlerimizin yakınlarına çok büyük imkanlar sağladık. Bu şehidimizi geri getirmiyor ama hiç olmazsa arkada kalanlara her türlü desteği veriyoruz vermeye de devam edeceğiz. Asıl olan da budur" diye konuştu.
"BU ÜLKE TOPYEKÜN BİR ŞEKİLDE AMA KARDEŞLİK RUHU İÇERİSİNDE TERÖRLE MÜCADELE EDECEK"
Terörden mağdur olanların her zaman başlarının tacı olduğunun altını çizen Şimşek şöyle devam etti:
"Varsa bir takım sorunlarınız her zaman geliriz dinleriz. İmkanlar çerçevesinde onların gereklerini yerine getiririz. Anayasa değişikliğinin önemli parçalarından bir tanesi bellidir. Dezavantajlı kesimlere pozitif ayrımcılık yapmanın yolunu açmaya yönelik bir madde var. Ne diyoruz; kadınlarımıza yaşlılarımıza özürlülerimize, gazilerimize şehitlerimizin dul ve yetimlerine pozitif ayrımcılık yapacak bir düzenleme koyduk. Diyoruz ki bunları daha avantajlı bir konuma getirelim bu çok önemli bir husustur, bu bile bizim bu konudaki hassasiyetimizin ne kadar üst derecede olduğunun en güzel göstergesidir. İnşallah bu anayasa değişiklikleri sonrasında bu imkan çok daha geniş bir şekilde kullanılabilir olacak.
Bu bölgede hayvancılık alanındaki faaliyetlerde bir azalma varsa o yine kısmen terörle ilişkilidir. Biz bu bölgeye şu anda hakikaten inanılmaz teşvikler veriyoruz. Hem hayvancılık alanında şu anda en son bir kararname imzalandı. Devlet bankalarıyla bir protokol şeklinde. Mesela 5 yıl iki yılı ödemesiz 5 yıllık kredi ve faizsiz kredi imkanı sağlanacak yine hayvancılık da ilk dönemde yüzde 50'ye varan hibeler sağlandı. Yani inanılmaz teşvikler var. Özellikle Doğu Anadolu'da Güneydoğu Anadolu'da biz yatırımcılarımızın bu teşviklerden yararlanarak hayvancılık alanında yatırım yapmalarının yararlı olacağına doğru olacağına inanıyoruz. Teşvikten bahsetmişken yani dünyanın en cazip teşviklerini verin eğer bir bölgede güvenlik yoksa özel sektör gelip yatırım yapmıyor. Bakın şu anda Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu'ya Doğu Karadeniz'e yatırım yapanlardan kurumlar vergisi normalde yüzde 20 biz yüzde 2'ye kadar indirdik. 7 yıl sosyal güvenlik pirimi işveren payını ödemeyin dedik size faiz sübvansiyonu verelim dedik yer tahsis ettik KDV'den gümrük vergilerinden muaf tutalım dedik"
Yapılan teşviklere rağmen bölgede yatırımların sınırlı kaldığını ifade eden Şimşek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Zaten teröristlerin amacı da budur. Yani buralara yat ırım olmasın vatandaş fakir kalsın, vatandaş cahil kalsın, vatandaş mağdur olsun. Böylece bunlar da mağduriyet edebiyatı üzerine kendi fikirlerini inşa etsinler. Ama biz bu oyunu bozacağız. Gerçekten de son yıllarda şu bölgede yolu olmayan elektriği olmayan suyu olmayan eskiden bu kullandıkları argumanları bu hususları biz ellerinden aldık. Böyle bir köy var mı yok. Bütün köylerimize su götürdük, yol yaptık, elektrik götürdük. Şimdi onun da ötesine gidiyoruz. Köylerimize kanalizasyon yapıyoruz, sokaklarını taşla döşüyoruz. Yani Türkiye gelişiyor. Hakkari'de bile okullarda teknoloji sınıfları var internet var, çocuklarımız birilerinin propagandası ile değil, bütün dünyada olup bitenleri çok yakından izleyerek kendi dünya vizyonlarını oluşturuyorlar. Onun için teşvik konusunda çok şey yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. İnşallah çok boyutlu terörle mücadele. Tabi ki; teröristle mücadele de çok önemli. Ama daha geniş kapsamlı sosyo ekonomik unsurları da içeren hatta dediğim gibi üçüncü ülkelerle masada oturup terörün finansman kaynaklarını kurutmaya yönelik, teröre dışarıdan desteği de azaltmaya yönelik çabalarımız yoğun. Onun için gerek teşvikler olsun, gerek diğer hususlar olsun çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu dönemde hakikaten hiçbir dönemde olmadığı kadar, büyük bir çaba söz konusudur. GAP kapsamında verilen teşviklerden Gaziantep'te yararlanmakta en son Tarım Bakanımızla dün görüştüm. Onların ek bütçe talebi var, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu için bunun için de Gaziantep'te var, bunun içinde kırsal destekler de var. Dolaysıyla bütçe imkanlarımız çerçevesinde, kendilerine daha fazla imkan sağlayacağız. İnşallah o imkanları hem ilimize hem bölgemize daha fazla yansıyacak. Çünkü bölgenin tamamen kalkınması Gaziantep'in lehinedir. Adana'nın lehinedir. İstanbul'un lehinedir. Çünkü vatandaşımızı olduğu yerde iyi eğitebilirsek orda iş imkanları sağlayabilirsek orda daha fazla fırsatlar sunarsak bu büyükşehirlerde yaşanan bazı sıkıntıların da önüne geçmiş oluruz"
![]() |