
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bir dizi gezi ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Gaziantep'te basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bakan Şimşek, Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Abdullah Sabri Kocaman ve yönetim kurulunu ziyaret etti.
Ziyaretinde basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bakan Şimşek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gaziantep'in sanayideki dinamizminin basın sektörüne de yansımış durumda olduğunu belirtti. Şimşek, "Dünyada son 60 yılın en derin krizi yaşanıyor. Türkiye'de de reel sektör bu durumdan etkilendi. Eylül 2008'de ihracat yüzde 30 artarken, krizle birlikte yüzde 30 düşmeye başladı. Bu da yüzde 60'lık farklılık demek. Biz dibi Mart ayında bulduk. Son çeyrekte çok olumlu sinyaller var. Son rakamlara bakarak her şey yolunda, kriz öncesi büyümeye döndük gibi bir ifade kullanmıyoruz ama 4. çeyrekten itibaren ekonomideki toparlanma gözle görülür seviyede. Ekonomide bir toparlanma söz konusu" dedi
Kriz öncesi döneme dönüşün dünya ve Türkiye için bir zaman alacağını kaydeden Şimşek, "Türkiye'nin bazı avantajları var. Başka ülkelere nazaran makro ekonomi temelleri güçlü. Niye, bankacılık sektörü çok güçlü. Bankalar kredi veriyor. Sermaye yeterlilik seviyeleri yüksek olduğu için ekonomiyi destekleme kapasiteleri çok yüksek. Önümüzdeki dönemde bankacılık sektörü ekonomiyi daha güçlü bir şekilde destekleyecek. KOBİ'ler için kredi garanti fonu devreye girdi. Faiz ilk defa tek haneli döneme girdi.
İşletmeler ve vatandaşlar kredi kullanacak. Bu şekilde özel tüketim ve yatırımlar artacak. Faizin tek haneli seviyeye düşmesi Türkiye için çok önemli bir kazanımdır. Bizim bu kazanımı devam ettirmemiz gerekiyor. Bunun için orta vadeli bir program ortaya koyduk. İnşallah böyle devam edecek. Faizlerin düşük olması, bankacılık sektörünün güçlü olması ve özel sektörün dinamizmi, krizden çıkışı sağlayacaktır" diye konuştu.
Kaynakları rasyonel ve en iyi şekilde kullanmak için yeni teşvik sistemini getirdiklerini ifade eden Bakan Şimşek, OECD'nin yayınladığı ve 30 ülkenin analiz edildiği bir raporda Türkiye'nin önümüzdeki dönemde yüzde 6-7'lik bir büyüme oranı yakalayacağının tahmin edildiğine dikkat çekti. Bakan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye bu dönemde hakikaten büyük bir dayanıklılık gösterdi. Birçok anlamda büyük bir dayanıklılık gösterdi. Kriz ortamında kredi notu 2 puan artırılan tek ülke Türkiye oldu. 50'den fazla ülkede aşağı doğru bir trend izlendi. Yani dışarıda dayanıklılığımız tescil edildi. AB üyesi ülkelerden Türkiye'de işsizlik daha az arttı. Türkiye'nin bankacılık sektörü çok sağlam. Dünyada artçı depremler yaşanıyor ama bu artçı depremler bizi fazla etkilemedi. Neden; çünkü dayanıklılık devam ediyor. Ekonominin
temelleri sağlam ama bu sağlam temellere erişim tesadüfi olmadı. Eskiden kriz ortamlarında faiz katlanırdı. Bugün faizler geçen senenin çok altındaysa, tek haneli düzeydeyse bu tesadüfi olamaz. Enflasyon çok düşük seviyede ise bu tesadüf değildir. Kriz ortamında bile yatırımlara kaynak aktarmaya devam ettik. Eskiden böyle değildi."
DEMOKRATİK AÇILIM
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bir basın mensubunun yaşanan terör olaylarını hatırlatması üzerine ise konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bizim açılımdan kastımız ortada. Bu bir milli birlik ve beraberlik projesidir. Türkiye'yi aydınlık günlere, daha müreffeh bir düzeye ulaştırma çabasıdır. Türkiye'nin tabiki sorunları vardır. Bu sorunların çözümü için herkesin işbirliği yapması lazım. Hükümet olarak biz irademizi ortaya koyduk. Sadece Güneydoğu değil batıdaki kuzeydeki bütün sorunları çözmek için ortaya bir irade koyduk ve bu iradenin arkasındayız. Sorun bölge spesifik kalamaz. Sorunlar bütündür, dolayısıyla bizim yaklaşımımız da
topyekündür. Bu çok boyutlu bir süreç. Her şeye bir günde çözüm bulacağız diye bakmadık. Önemli olan; terörle mücadelemiz var ama aynı zamanda ülkenin demokratik standartlarının yükseltilmesi, temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, Avrupa ile gerek ekonomik gerekse bütün alanlarda arayı kapatacak şekilde bir programın uygulanması. Onun için konuları karıştırmamak lazım. Bizim terörle mücadeledeki kararlığımız ortadadır. En küçük bir değişiklik söz konusu değildir. Bizim insanımız da birinci sınıf
demokrasiyi, birinci sınıf temel hak ve özgürlükleri, kurumsal ve altyapıyı hak ediyor. AB müzakere süreci de zaten bunu ifade ediyor. Türkiye'nin ekonomi, siyasi ve sosyal anlamda transformasyonunu ifade ediyor. Sorunları çözecek güçlü bir irade var."
Türkiye'nin güçlü ve büyük bir ülke olduğunu ifade eden Bakan Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bakınız, burada günübirlik tartışmalardan, provokasyonlardan bunu görmekte zorlanabilirsiniz ama batıda öyle görünmüyor. Dışarıda Türkiye'ye verilen saygı, önem inanın çok büyük. Son dönemlerde bize imrenerek bakıyorlar. 2 gün önce Fransa'daydım. Fransa Senatosu, Türkiye'deki yatırım fırsatlarına ilişkin bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Türkiye'nin komşularla olan açılımını orada ne kadar taktir ettiklerini anlatamam. 'Neredeyse ortak kabine toplantısı yapılıyor' deniyor. Bu açılımın Türkiye'yi
güçlendirdiği ortada. Bize gösterilen ilgi Türkiye'ye verilen önemi ve güveni çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Başbakanımızın Amerika ziyareti de ortada. Biz Türkiye'ye güveniyoruz. Buradaki enerji ve kardeşliğe güveniyoruz. Hiç kimse bizim kardeşliğimizi, birlikteliğimizi bozamaz. Bin yıldır böyledir, bundan sonra da böyle devam edecektir. Her türlü kışkırtma, provokasyona karşı aklıselim bir şekilde mücadele edeceğiz. Çalışmalara devam edip, Türkiye için ne doğruysa onu yapacağız. Türkiye'nin
refahı ve kalkınması için Hükümetimiz kararlıdır, ne gerekiyorsa yapacaktır. Ama biz her kesimden çözüme ortak olmasını istiyoruz. Çünkü çözümün parçası olmak lazım. Türkiye'nin sorunları varsa çözümü de vardır. Biz birçok konuda çözüm ürettik, üretmeye de devam edeceğiz."
Bütün dünya ülkelerinin artan bir işsizlikle karşı karşıya olduğunu ve birçok ülkede işsizliğin son 20 yılın en üst seviyesinde olduğunu dile getiren Bakan Şimşek, "Birçok ülkede oran ikiye katlandı. Türkiye'de de işsizlik oranında artış söz konusu. Ama biz iki istihdam paketi çıkardık. Teşvik sistemi de önemli. Yatırım, üretim olmadan istihdam zor. Krizden çıkışın ilk döneminde mevcut kapasiteyi kullanmak önemli. Krizden çıkışın etkileri gecikmeli olarak görülecek. Ben şuna inanıyorum, Doğu ve
Güneydoğu'daki projelerin tamamlanmasıyla birlikte bölgede yeni yeni istihdam olanakları ortaya çıkacak. Eğitimin yeniden yapılandırılması lazım. Eğitim konusunda hükümet olarak her türlü kaynağı vermeyi taahhüt ediyorum. Eğitim bizim için önceliklidir ve kağıt üzerinde değildir. Biz fiili olarak yapıyoruz. Kamuya aldığımız her iki elemandan birisi öğretmendir. Okul öncesi eğitimde yüzde 50 hedefini yakalamak üzereyiz" diye konuştu.
Bakan Şimşek, Gaziantep'in krizden yıldızlaşarak çıktığını savunarak, "Gaziantep; sadece bu bölgede değil Ortadoğu'da ticaret, üretim ve kültür merkezidir. Buradaki birikimler çok önemlidir. Gaziantepli sanayicilerin dinamizminden dolayı kendileriyle gurur duyuyoruz. Biz her zaman kendilerine destek oluyoruz. Altyapı olmadan sanayi olamaz. Gelecek yıl Şanlıurfa-Habur arasındaki duble yol da bitecek. Bunları sanayici için yapıyoruz, Destek yok demek yanlış olur. Sorunları ortak akılla çözmek için birlikte
çalışıyoruz. Biz reklamı falan fazla sevmiyoruz. Gaziantep bizim için çok önemli bir merkezdir. Gaziantep'in dinamizmine güveniyoruz" şeklinde konuştu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ziyareti anısına GGC Başkanı Abdullah Sabri Kocaman Bakan Şimşek'e bir plaket takdim ederken, basının sorunlarına dikkat çeken kısa bir konuşma yaptı. GGC Başkanı Abdullah Sabri Kocaman, Gaziantep'te 17 günlük gazete, 7 televizyon, 16 radyo olduğunu kaydederek, "Türkiye genelinde de 300 televizyon kanalı, bine yakın radyo ve 5 bine yakın da günlük ve haftalık gazete gibi yayın organı bulunuyor. Basın sektöründe bu durumda olan ikinci bir ülke yok dünyada. Bu durum hem
ekonomiye zarar veriyor hem de bilgi kirliliğine sebep oluyor. Yasaksız basın arzu ediliyor ama bu durum basın terörünün ortaya çıkmasına sebep oluyor. Bu konuda çalışma yapılmasını istiyoruz. Basın asli görevine döndürülmeli. Siyasi iradenin basın kuruluşları ile işbirliği yaparak bu konuya düzen verilmesini istiyoruz. Ayrıca mahalli basında yüzde 18 olarak uygulanan KDV oranında da indirime gidilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
![]() |
![]() |
![]() |