23
Şubat
2026
Pazertesi
GAZİANTEP

Çin'deki olaylara kınama

Çin'de Uygur Türklerine karşı düzenlenen saldırılar, Gaziantep'te bulunan 14 sivil toplum kuruluşu tarafından kınandı.

Maarif Meydanı'nda toplanan Anadolu Gençlik Derneği, Ayder, Bülbülzade Vakfı, Erdemliler Cemiyeti, Furkan Derneği, Gaim-Der, İHH-Der, Kalem-Der, Kar-Der, Mazlum-Der, Öğ-Der, Özerk Diyanet Evkaf Sendikası, Suffa Derneği, Şahin-Der, Vahdet Vakfı Gaziantep Temsilciliği üyeleri Çin'i kınarken ABD Başkanı Barack Obama'nın da bu saldırıları durdurması için girişimlerde bulunmasını istedi. Dernekler adına bir konuşma yapan Özerk Diyanet Evkaf Sendikası Genel Sekreteri Abdurrahim Çelik, Doğu Türkistan'da Çin vahşetinin bilançosunun bin 500 kişinin ölümüne sebep olduğunu söyledi. Çelik, Çin'deki saldırının, zorunlu göç, kültürel ve dini yasaklar, eğitim-sağlık eşitsizliği, zorunlu kürtaj, barışçı gösterileri kana bulamak, keyfi gözaltılar ile düzmece idamların sonucunda bu aşamaya geldiğini belirterek, "İnsan olma sorumluluğu, zulüm nerede ve kime karşı olursa olsun karşı durmayı, inisiyatif almayı gerektirir.

İnsan hakları, demokrasi, özgürlük havarisi Yeni Dünya Düzeni, Halepçe, Hama, Kafkas, Bosna, Gazze ve daha yüzlerce Müslüman katliamında olduğu gibi yine sessiz yine tepkisiz. Kapitalist dünya, Çin'deki ucuz-köle işgücünün ürünlerini doyumsuzca tükettiği için en az Çin diktatörlüğü kadar suçludur. Komünizmle Kapitalizm, birbirine karşı gibi dursalar bile, İslam'a ve masum halklara karşı aynı makasın iki ucu gibi vahşet sergilemektedir. 5 Temmuz akşamı yaşanan katliamı iki işçi grubu arasındaki çatışma gibi göstermek ve duyurmak bir ihanettir. Çin gerçekleri gizlemeye çalışıyor. Ancak yaşananlar yüz yılı aşkın bir süredir devam eden zulmün sosyolojik patlamasından başka bir şey değildir. Yeter artık ey dünya sisteminin ele başları. Hala gerçekleri anlamayacak mısınız? İdeoloji ve felsefelerle insanlığa kaybettirdiğiniz asırlar yetmez mi?" dedi.
Abdurrahim Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"Çin hükümeti temel insan hakları ihlallerinden ve Müslümanlara uyguladığı soykırımdan derhal vazgeçmeli, Müslüman Uygurların insanca yaşam haklarına saygı göstermelidir. Birleşmiş Milletleri ve tüm ülkeleri, uluslar arası kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütlerini ve insan haklarına duyarlı vicdan sahibi insanları Çin'in Doğu Türkistan'da uyguladığı bu vahşete karşı tavır almaya, tepki göstermeye çağırıyoruz. 1998'de Üçlü Koalisyon Hükümeti'nin 36 sayılı genelge ile Doğu Türkistan'a insani yardımın engellenmesi uygulaması kaldırılarak insani yardımlar için kollar sıvanmalıdır. Hükümet çetin bir sınavın eşiğindedir ve siyaset ahlakı ile hukuku reel-politiğe kurban etmeden sorumluluğunu yerine getirmelidir. Türkiye'nin İslam dünyası üzerindeki hami rolünü yeniden üstlendiğini iddia edenler derhal inisiyatif almalıdır. Aksi halde, vahşet ateşi hükümeti de yakacaktır. Bir tarafta Komünist, diğer tarafta Kapitalist zalimlerin eliyle mazlum halklara reva görülen zulmün hesabı, elbette daha çetin olur.

Katliama tabi tutulan Müslüman kardeşlerimizle dayanışma içindeyiz ve insanlığını unutmamış vicdan taşıyan herkesi bu vahşete itiraz edip sorumlularını maddi-manevi lanetlemeye çağırıyoruz."
Basın açıklamasının ardından Çin devleti aleyhine slogan atan grup, daha sonra olaysız şekilde dağıldı.
 

iha
Yayın Tarihi : 9 Temmuz 2009 Perşembe 16:25:52


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?