Ziraat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Ahmet Faruk Demir, iki yılda bir yüksek rekolte alınan antepfıstığında, 2008 yılına oranla 2009 yılında düşük rekolte beklendiğini söyledi.
Başkan Ahmet Faruk Demir, bu yıl rekoltenin 55-60 bin ton civarında olacağını, antepfıstığında verim düşüklüğünün ise bitkinin genetik yapısı itibari ile bitkinin bir yıl iyi ürün vermesi diğer yıl az ürün vermesinden kaynaklandığını belirtti. Başkan Demir, "Kötü şartlarda gerçekten ekonomik olarak verim sağlayabilse de; antepfıstığı sulama, gübreleme, budama, toprak işleme, ilaçlama gibi ihtiyaçları da vardır ve bu koşullar sağlandığında verim dikkate değer şekilde artmaktadır. Yapılan çalışmalarda, sulanarak verimin arttığı tespit edilmiştir. Antepfıstığı salkımlarında bulunan meyveler aynı zamanda olgunlaşmazlar.
Olgunlaşma önce salkımın uç kısmında bulunan meyvelerde başlar. Olgunlaşan meyveler ağaç altına dökülmeye başlar. Öte yandan ağaç altı meyve dökümleri aynı zamanda hasat döneminin saptanmasına yardımcı olmaktadır. Ağaçlardaki meyvelerin 1/3'ü yere döküldüğünde hasada başlanabilir. Antepfıstığı hasadı (cumbaların) fıstık salkımı elle koparılması ile yapılır. Cumbaların salkım eğiminin ters yönünde ve salkım sapının dalla birleştiği yerden koparılmasına özen gösterilmelidir. Salkımı daldan koparmadan meyveleri tek tek seçerek hasat yapmak doğru değildir. Hasat bu şekilde yapılırsa ağaç üzerinde salkım sapları ve boş meyveler kalmaktadır. Ağaçta kalan bu artıklar zararlılar için uygun bir barınak teşkil edeceğinden mutlaka koparılmalıdır. Ağaç dallarını sallayarak veya sopalarla dallara vurarak hasat yapmak da doğru değildir. Bu şekilde yapılan hasatta ağaç dalları zedelenip kırılabilir. Neticede gelecek yılın mahsul gözleri zarar görebilir. Bunların yanı sıra hasatta kullanılan sopalar tüm ağaçlarda kullanıldığında ağaçların birisinde bulunan hastalık etmenleri diğer ağaçlara vektörel taşıma yoluyla bulaşma olasılığı da vardır" diye konuştu.
Antepfıstığı üretim koşullarının iyileştirilmesi, pazarlamaya yardımcı olunması ve üreticilerin sorunlarının da aşılması gerektiğine dikkat çeken Demir, "Bütün bunları yaptıktan sonra güçlü bir antepfıstığı tanıtım organizasyonu ile fındık tanıtım grubu gibi dünya pazarlarında ülkemizde yetiştirilen antepfıstığının pazarlama sorununun kalmayacağı düşüncesindeyiz. Eğer antepfıstığı üreticisi desteklenmezse halihazırdaki üreticiler fıstık bahçelerini sökerek alternatif ürün peşinde koşacaktır. Bu da hem ilimiz adına hem de ülkemiz adına en önemli tarımsal ürünümüzü kaybetmemize sebep olacaktır" şeklinde konuştu.
Gaziantep'in çeşitli yerlerine de fıstık figürlerinin kazandırılmasını yetkililerden isteyen Başkan Demir, "Adını ilimizin adından alan antepfıstığının şehrin belirli yerlerine figürleri konulmalıdır. Ülkemizin birçok ilerinde yetişme ve üretim koşullarına bağlı olarak örneğin; Denizli’de horoz, Amasya’da elma, Isparta’da gül gibi figürler şehirlerin belirli mevkilerinde yer alırken adını ilimizin adından alan antepfıstığının bir figürüne şehrimizde rastlanılmamaktadır" diye konuştu.