23
Şubat
2026
Pazertesi
GAZİANTEP

GTO Başkanı'ndan seçim uyarısı

Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan, küresel krizin etkilerini göstermeye başladığı bir dönemde, ekonominin yerel seçimlerin gölgesinde kalmasından endişe duyduklarını belirtti.

GTO'nun yeni dönemin ikinci meclis toplantısı Meclis Başkanı Zeki Yağcı'nın başkanlığında gerçekleştirildi. Meclisin gündemini dünyadaki ve ülkemizdeki ekonomik gelişmeler oluşturdu. GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan, Meclis toplantısında yaptığı konuşmasında, krizin derinleştiği bir ortamda ülke güvenliği hariç hiçbir konunun ekonominin önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı. Başkan Aslan, "Böylesine kritik bir süreçten geçerken, ekonomi kesinlikle yerel seçimlerin gölgesinde kalmamalı" dedi.

Küresel krizle birlikte giderek ağırlaşan ekonomik ve sosyal sorunların geleceğe ilişkin güveni zedelediğini belirten Aslan, ekonomik krizin etkilerini azaltmaya yönelik önlemlere, üretim ve istihdam önceliğine sahip yeni ekonomik programa odaklanılması gerekirken, ekonomi dışındaki konularla uğraşılmaması gerektiğinin altını çizdi. Aslan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ülkemizin gündemi çok hızlı değişiyor. Ama sanayici ve ticaret erbabının gündemi üretmek, ihraç etmek, istihdam sağlamaktır. Bu bizlerin değişmeyen gündemimiz. Sanayici bu işlevini sürdürmek amacıyla sorunlarını ve beklentilerini dile getiriyor. Fabrikasını kapatan, üretimine ara veren veya azaltan, son çare olarak işçi çıkarma durumunda kalan sanayicinin derdine çare bulunmazsa, ülkemiz yeniden büyüme sürecine giremez ve küresel boyutta devam eden krizi aşmamız zor olur.

Yatırım planı olan işadamı, ürettiğini satacağından, sattığının parasını alacağından emin olmadığı için yatırım yapmıyor ve üretimini kısıyor. İşini kaybetme korkusu olan çalışanlar ise harcamalarını azaltıyor veya erteliyor. Hazırlanacak acil önlemler paketi hızla uygulamaya konulmalıdır. Krizin reel sektörde oluşturduğu hasarın boyutları kapasite kullanımı, üretim, ihracat, istihdam rakamlarına yansıyor. Bu noktada hükümetin somut önlemler almasını bekliyoruz. Ancak şu ana kadar somut önlemler alınmadığı gibi alınan önlemler de piyasalara yeterli güveni vermiyor. Ayrıca ekonominin 29 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerin gölgesinde kalmasından endişe duyuyoruz. Düne kadar krizin olumsuz etkilerini azaltmaktan söz ediyorduk. Ama şimdi yerel seçimlere odaklanılmış gibi görünüyor. Önlemler geciktikçe krizin faturası ağırlaşıyor. Hükümetten olağanüstü önlemler almasını beklediğimizi bir kez daha tekrar ediyoruz."

Birçok ülkede küresel kriz ve krizle mücadelenin birinci gündem maddesi olmasına karşın, Türkiye'nin gündemini başka konuların teşkil ettiğini vurgulayan Aslan, şöyle devam etti:
"Küresel krizin etkilerini bertaraf etmek, sorunlarla baş etmek, gündemimizle küresel gündem arasında uyum sağlayıp, geleceğe ilişkin olarak önümüze belirgin hedefler koyup, birlik ve beraberlik içinde bu hedeflere yürümeye ihtiyacımız var. 2007'de mortgage krizi patlak verdiğinde, gündemimizde genel seçim sonuçları, yeni cumhurbaşkanı ve yeni hükümet vardı. Zaten bütün bir yıl bu konudaki tartışmalarla geçirilmişti. Sanayi üretimi eksiyi gördüğü halde, bir türlü krize odaklanamıyoruz, çünkü şu an gündemimizde yerel seçimler var. İş dünyası olarak ülkemizin sorunları aşması açısından atılacak adımların dönüm noktası olmasını bekliyoruz. Piyasalarda güven sorununu ortadan kaldıracak güçlü önlem paketleri oluşturmak yerine, dağınık önlemler tercih ediliyor. Tüketici güven endeksi en düşük, işsizlik ise en yüksek seviyede. Böyle bir ortamda, sadece günü kurtarma peşinde koşmamak, meyvelerini gelecekte toplayacağımız tohumları şimdiden atmaya başlamak zorundayız. Bu yüzden krizin sebep olduğu tahribatı gidermeye çalışırken, ekonomiyi yeniden yapılandıracak reformlara odaklanmak en doğru karar olacaktır. Kapsamlı bir plan çerçevesinde ekonomik ve sosyal çözümleri oluşturmak için yerel seçimlerin geçmesini beklemek telafisi mümkün olmayan kayıplar yaşamamıza neden olabilir."

Aslan, reel sektörün büyük kısmının krize borçlu yakalandığını, satışları azalan binlerce firmanın borçlarını ödeyemez duruma geldiğine dikkat çekerek, "Firmaların yaşamları için borçlarının yeniden yapılandırılması şart. Yine bu bağlamda piyasalara güven verilmesi için kredi garanti fonu oluşturulmalı ve kredi kartları ile tüketici kredileri yeniden yapılandırılarak piyasalar ve kamuoyu biraz olsun rahatlatılmalıdır. Zaman kaybedilmeden en önemli problemimiz olan kriz karşısında sektörlerin durum analizine dayanan; bütüncül çareler oluşturmak zorundayız" diye konuştu.
 

iha
Yayın Tarihi : 1 Mart 2009 Pazar 10:19:52


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?