Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun, eğitim sorununun tüm Türkiye'de olduğu gibi Gaziantep'te de en önemli sorunlardan birisi olduğunu ve üniversite olarak bu sorunun çözümü noktasında sorumluluk aldıklarını bildirdi.
Prof. Dr. Coşkun, düzenlediği basın toplantısında geçtiğimiz günlerde yapılan ve 2 gün süren Eğitim Çalıştayı hakkında bilgiler verdi. Eğitim Çalıştayı'nın Türkiye'de bir ilk olacak şekilde düzenlendiğini, çalıştaya katılanlar tarafından ifade edildiğini belirten Prof. Dr. Coşkun, "Bu çalıştaya ilgili kurum temsilcileri ve konunun uzmanları katıldı. Tüm yönleriyle eğitim sorununu ele aldık ve çalıştay sonunda 5 alt çalışma grubu oluşturuldu. En temel sorunların başında göçün geldiğini tespit ettik ve Gaziantep'te eğitimde başarının yakalanması için çalışmalara başladık" dedi.
Bu çalışmayı akademik duruşlarının bir gereği olarak ortaya koyduklarını kaydeden Prof. Dr. Coşkun, "Tamamen siyasetten arınmış, eldeki şartlar içinde ne yapılabilirliği tartışıyoruz. Bu konuya ilgi duyan herkesi bu çalıştaya almaya çalıştık. Onun için bu siyasi bir çalışma olmasın diye özen gösterdik. Buradaki sorun Gaziantep'in ciddi bir sorunu. Ben Atatürk'ten bu yana eğitimi ıskaladığımızı düşünüyorum. Bu alanda başarı yok. Şimdi gelinen çağ bilgi çağı. Bunu da ıskalarsak belki on yıllar boyu geri kalmak durumunda kalırız. Bu nedenle bunları ıskalamamaya çalışıyoruz. Bu çalışmaya katkı verebilecek herkesin desteğini almaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Prof. Dr. Coşkun, bir çok basın yayın kuruluşuna üniversite ve kendisi hakkında bir çok konuda isimsiz mail gönderildiğini ifade ederek, şunları söyledi:
"Muhalefet olmalıdır, bu demokrasinin gereğidir. Bunlar karşılıklı etkileşim içinde, etik değerler zemininde olmalıdır. Biz tabandan beslenen bir yönetim anlayışı içinde olmak istiyoruz. Yanlışımızı kabul etmek bizim için bir erdemdir. Biz açık ve şeffafız. Ama ben anladım ki, bizim hakkımızda dedikoduyla ya da yeraltı dünyasının metotlarıyla bir yıpratma ve örseleme kampanyası sürdürülüyor. Bu beni çok da rahatsız etmiyor, ama bizim için zaman kaybına neden oluyor. Biz üniversitenin geleceğine dair bir yol haritası hazırladık ve bu harita çerçevesinde adım adım ilerliyoruz."
Kendisi hakkında da iddialar bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Coşkun, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hakkımdaki iddiaları biliyorum. YÖK Kanunu açık. 2008 yılında rektörlük seçimlerinde aday oldum. Seçime katıldım ve seçimlerde öğretim üyelerinin neredeyse yüzde 50'sinin oyunu aldım. Bu hemen hemen Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilktir. Çünkü görevde olan bir rektöre karşı aday oldum ve görevde olan rektörden çok daha fazla bir oy aldım. Rektör atandığım gün 6 Ağustos'ta gerekli girişimlerimi yaptım ve tam gün statüde çalışmaya başladım. Kanunları tersinden okuyan bazıları bir mahkeme süreci başlatmış. Ben öyle 3-5 oy alıp da insanların teveccühüne mazhar olmayıp, bir takım torpillerle buraya gelmiş değilim. 20 yıldır buradayım ve Gaziantep Üniversitesi kurulduğu günden bu yana dekan, başhekim, başhekim yardımcısı, enstitü müdürü, rektör danışmanı gibi her türlü akademik kariyerde görev aldım. Sonunda da büyük bir teveccühle bize bu görev verildi. Bu görevde alnımızın akıyla devam edeceğiz. Bu süreçte hazımsızlıklar olabilir, bu hazımsızlıkların yasal olmayan veya etik olmayan reaksiyonları olabilir. Bunlar bizi yolumuzdan alıkoymaz, koyamaz."
Rektör Prof. Dr. Yavuz Coşkun, konuşmasını Nurdağı'nda hayata geçirecekleri bir projenin müjdesi ile tamamladı. Nurdağı'nda çok büyük bir tarım arazisine tam entegre bir tesis kurma projeleri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Coşkun, kaynak arayışlarının devam ettiğini bildirdi.