23
Şubat
2026
Pazertesi
GAZİANTEP

Şimşek: Krizi çok iyi yönettik

BAKAN ŞİMŞEK GAZİANTEP'TE

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti iktidarının krizi çok iyi yönettiğini söyledi.

Bakan Şimşek, AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısında yaptığı konuşmada, "Bizi krizi iyi yönetmemekle suçluyorlar. Kendi dönemlerinde dünya güllük gülistanlıkken bu ülkeyi krize sokmuş olanlar, krize soktuktan sonra da hemen koşup IMF'ye el açıp yalvaranlar, IMF'nin empoze ettiği bütün koşulları kabul edenler, 'Siz bu krizi iyi yönetemediniz' diyorlar. Allah'a çok şükür bu krizi biz yönettik, başkaları gelip yönetmedi. Bakın geçen 12 ay içerisinde 22 tane ülke krizi iyi yönetemedi ve gitti IMF'ye el

açtı. Bunların içinde Avrupa Birliği üyesi ülkeler da var. Bunların içinde bir sürü büyük ülke de var. Ama biz kendi yağımızla kavrulduk, kendi tedbirlerimizi ortaya koyduk" dedi.

Krizi AK Parti hükümetinin yönettiğini kaydeden Şimşek, "Krizi başkaları yönetmedi. Biz diğerlerinin dönemlerinde olduğu gibi; 2000, 2001'i hatırlayın, 1999'u 94'ü hatırlayın, 1958'e kadar gidin, ne zaman Türkiye sıkıntıya düşmüşse gittiler el açtılar. Çok şükür bu krizi biz yönettik, Türkiye yönetti, Türk hükümeti yönetti. Bu da çok büyük bir fark kardeşim. Onun için ben çok rahatım bu konuda. Madem Türkiye dökülüyor, akşamı çıkaramayacağız, madem krizi iyi yönetememişiz, o halde nasıl oluyor da Türkiye

kredi notu 2 kademe artmış dünyadaki tek ülke oluyor. Bu nasıl oluyor, çıksınlar ve açıklasınlar, bunun mantığını ortaya koysunlar biz de kabul edelim" diye konuştu.

Bakan Şimşek, çok radikal bir teşvik sistemi getirdiklerini, önümüzdeki dönemde Türkiye'de daha fazla yatırım ve üretim olacağını ifade ederek, şunları söyledi:

"Ekonomideki sıkıntıları da geride bırakıyoruz. Bu memlekette çok güzel şeyler oluyor. Eksiklikler de var, sıkıntılar da var, işsizlik de var. Onları da kabul ediyoruz. O sorunların çözümü de yine biz de. Biz bu ülkenin pek çok kronik sorununu çözmedik mi? Hatırlayın; 40 yıl boyunca bu ülkede çift haneli enflasyon vardı, bazen 3 haneye çıktı. O çok konuşanların döneminde enflasyon yüzde 150'leri buldu, yüzde 125'leri buldu, tabi onları çabuk unuttular. Şimdi yüzde 5,5'luk enflasyonu beğenmiyorlar. Bu

memleketin kronik sorunlarını bu hükümet çözmüştür, yapısal sorunları da çözme iddiasındadır ve bunu çözecek bilgi, birikim ve iradeye sahiptir. Onun için hiç merak edilecek bir durum yok. Ekonomide son 60 yılın en büyük küresel ekonomik krizi nedeniyle geçen yılın son çeyreği ile bu yılın ilk 3 çeyreğinde ekonomide bir takım sıkıntılar yaşandı. Ama çıkış başlamıştır. Ekimden itibaren sanayi üretimi artışa geçmiştir. Kasım ayında bayram tatilleri nedeniyle ekonomi biraz etkilenmiştir, onlar mevsimseldir,

ama göreceksiniz Aralık ayında ihracat yeniden şahlanacak. Sanayi üretimi yukarı doğru çıkmaya devam edecektir. Sanayide elektrik tüketimi yalan söylemez. Kilovat saat enerji üretiminde artış olmuşsa sanayi daha fazla üretmiş demektir. Ülkemiz de küresel krizin etkilerini yavaş yavaş geride bırakacak inşallah. Tekrar istihdamın oluşturulduğu, tekrar üretimin arttığı bir döneme girmiş bulunmaktayız."

 

TEKEL İŞÇİLERİNİN DURUMU

Tekel işçilerinin Ankara'da yaptığı gösterileri herkesin merak ettiğini ve bu olayın arka planında ne olduğunu bilmek istediğini dile getiren Mehmet Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"TEKEL, Bülent Ecevit'in başbakanlığı döneminde, sayın Bahçeli'nin de imzasının olduğu 5 Şubat 2001'de Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme kapsamına alınmış. Yani 2001 yılında özelleştirme programına alınmış. Ve yine aynı dönemde, hemen bir yıl sonra yani 2002 yılında, AK Parti'den önce özelleştirme stratejisi ortaya konmuş, yayınlanmış. TEKEL'de 1980'lerde 80 bin kişi istihdam ediliyordu. Gelmişiz 1985'e bu sayı 50 bin 884 kişiye düşmüş, gelmişiz 2000'e bakın herkesin iktidarda olduğu

dönemlerden bahsediyoruz sayı 30 bin 550 kişiye gerilemiş. 2002'de yani biz iktidara gelmeden önce düşmeye devam etmiş, 24 bin 331 kişiye düşmüş. Ama bu arada 2004'den itibaren bazı kısımları özleştirilmiş ve çalışan sayıları düşmeye devam etmiş. Şu anda kuruluş bünyesinde en azından Aralık ayı başı itibarıyla 158 kadrolu bin 196 sözleşmeli, 10 bin 856 işçi olmak üzere toplam 12 bin 210 personel var. Bu personelin ortalama giydirilmiş maliyeti 3 bin 104 lira civarında. Peki şu anda sıkıntı ne? Sıkıntı

şu; tabii 2001 yılında, zamanın hükümeti TEKEL'i özelleştirme kapsamına alıyor, özelleştirme stratejisi yayımlıyor, özelleştirmeyi hükümetimiz devam ettiriyor. Çünkü ekonomik faaliyeti azalmış, dünya değişiyor. Bu ürünlere ihtiyaç azalıyor, dolayısıyla bir değişim var, o değişimin sonucu olarak biz de TEKEL'in değişik kısımlarını zamanla özelleştirmişiz."

"Burada bizden önce bir uygulama vardı. Bizim 2004'de yaptığımız düzenlemeden önce kuruluş özelleştiriliyor, kıdem, ihbar tazminatı ödeniyor, tabiri caizse o hükümetler döneminde bu kişiler daha sonra kapının önüne bırakılıyordu. Biz geldik AK Parti hükümetinin merhametini ortaya koyduk. Bu doğru bir uygulama değil dedik. Hatta geçmişte bu uygulamanın mağduru olan bütün işçileri de kapsasın dedik" diyen Bakan Şimşek, şöyle devam etti:

"4-C diye bir şey çıkardık. 4-C esası itibarıyla özelleştirme nedeniyle açıkta kalan ama kendilerine ihbar ve kıdem tazminatı ödenen işçilerimizi kamuya alıyoruz, maaş veriyoruz ama düşük maaş veriyoruz. Ama emekliliklerine kadar sosyal güvenlik primleri ödeniyor, sağlık ve her türlü hizmetler kendilerine veriliyor. Yılda 10 ay çalışıyorlar. 600-800 arasında maaş alıyorlar. Tabii ki önceki maaşlarına göre düşük maaş alıyorlar ama kendilerine kıdem ve ihbar tazminatları ödeniyor. Biz demek ki bir şeyleri

yanlış yapmışız. Önceki hükümetler özelleştirme yapıyordu, kapının önüne bırakıyordu, biz gelmişiz demişiz ki bu doğru bir uygulama değil, merhametli olmamız lazım demişiz. Bu kardeşlerimize kamuda yine iş imkanı sağlamışız, ama daha düşük ücretle. Ve şöyle de bir düzenleme yapmışız; kamu sektöründe bu türden özelleştirme nedeniyle açıkta kalan 4-C'lere öncelikli iş belgesi vermişiz. Kamu kurumlarının eleman alımında İş-Kur aracılığıyla sınavsız başvurma, yani yeniden kamuda istihdam edilme olanağı

sağlamışız, öncelik sağlamışız."

Maliye Bakanı Şimşek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da konuyla ilgili açıklama yaptığını hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şimdi Ankara'da işçilerimiz kendilerini ifade etmek için oraya geldiler, ama şimdi içlerine her türlü adamlar girmeye başladı. Aslında vatandaşlarımızın bunu bilmesi lazım. Şimdi sizin bir işletmeniz olsa, işletmenizin bir bölümünde faaliyetler tamamen dursa, siz o kaynakları rasyonel kullanmak istemez misiniz? Ortalama toplam maliyetten bahsediyorum; bir faaliyeti kalmamış TEKEL çalışanlarının bize maliyeti aylık 40 milyon lira. Bunu aylık 12 ile çarpın, nerede ise 480 milyon lira. Eski para ile 480

trilyon lira. 72 milyonun 480 trilyon lirasını acaba biz ülkenin geleceğini hazırlamada yani eğitime, alt yapıya, araştırma geliştirmeye harcasak daha fazla iş, aş imkanı sağlasak, bu arada oradan çıkan kardeşlerimize ihbar ve kıdem tazminatlarının yanı sıra yeniden iş versek... Nerede burada insafsızlık, nerede burada yanlış. Herhalde bir yanlış varsa önceki hükümetler gibi davranmadığımızdan dolayıdır. Önceki hükümetler bu çalışanları kapıya koyuyordu, biz geliyoruz önceki hükümetlerin mağdur ettiği

işçilerin hepsini kamuya alıyoruz. Demek ki arada böyle bir fark var. Önceki dönemlerde 18 bin 327 kişinin iş akdi feshedilmiş, kapıya konulmuş. Biz gelmiş bu vatandaşlarımıza sahip çıkmışız. Aramızdaki temel fark budur. Onun için bu edebiyat, mağdur edebiyatı yapılmasın."

BAKAN ŞİMŞEK GAZİANTEP'TE
İHA
Yayın Tarihi : 27 Aralık 2009 Pazar 14:59:00
Güncelleme :27 Aralık 2009 Pazar 16:00:24


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?