23
Şubat
2026
Pazertesi
GAZİANTEP

Terzilik sanatını yaşatmaya çalışıyor

Terzilik sanatının ilklerinden olan ve mesleğe başladığı 1965 yılından bu yana sanatını yaptığı yenikler ve değişimlerle yaşatmaya çalışan Abidin Güçkıran, ismini marka haline getirdi.

Henüz 10 yaşındayken zamanının ünlü terzilerinden biri olan "Kara" lakaplı Hayri Usta'nın yanında çıraklığa başlayan ve askere gidene kadar da Hayri Usta'yla birlikte çalışan Abidin Güçkıran "Ustam terzilik sanatına gönül vermiş, işinin ehli bir terziydi ve onun yanında çok şey öğrendim. Ailem beni bir meslek edinmem amacı ile zorla bu işe yerleştirmesine rağmen bu işin sadece bir iş değil özen gerektiren bir sanat olduğunu fark ettiğimde bu mesleğe gönlümü kaptırdım. O günden bu yana her usta gibi ben de iğne iğne sanatımı dokurken büyük bir zevkle yıllara Abidin Güçkıran imzasını atmaya devam ediyorum" dedi.

Güçkıran askerliğini yaptıktan sonra bir süre İstanbul'da yaşamaya devam ederek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın açtığı Terzilik Tekamül Enstitüsü'ne katılıp aynı zamanda Beyoğlu'nda 1965'li yıllarda Türkiye'nin en ünlü isimlerinin kıyafetlerini diktirdikleri terzilerde çalışarak mesleğin inceliklerini öğrendiğini belirtti. O yıllarda ünlü birçok isme elbise diktiğini anlatan Güçkıran, "O yıllarda Türkiye'nin en ünlü aktör, futbolcu ve ses sanatçılarına elbise diktim. Sadri Alışık, Metin Serezli gibi ünlü
aktörlerin elbiselerini diktim. Ayrıca zamanın ünlü futbolcularından Galatasaray'lı Suat Mamat'a, Beşiktaş antrenörü Hakkı Yeten'e elbiseler diktim. O zamanlar çok popüler olan ses sanatçılarından Erol Büyükburç'a da Beyoğlu'nda terzilik yaptığım yıllarda elbise diktim" şeklinde konuştu.

İstanbul'da hem o günün modasını hem de mesleğin inceliklerini öğrenmiş biri olarak memleketi Gaziantep'e döndüğünü ifade eden Güçkıran, daha 26 yaşındayken kendi terzi dükkanını kurduğunu, o dönemde Gaziantep'te erkek giyiminde yeni bir çığır açtığını ve İstanbul'da takip ettiği modayı Gaziantep'te uygulamaya başladığını söyledi.

Güçkıran, "Gazianteplilere kabul ettirilmesi çok güç olsa da'yırtmaçlı ceket' gibi İstanbul'da moda olan, İstanbulluların giydiği bazı modelleri uyguladım" dedi.
Terzilik sanatına başladığı yıllarda terziliğin bir meslek değil sanat olarak görüldüğüne ve ustalarının büyük saygı gördüğüne şahit olan Güçkıran, "Terzilik sanatına ve bu sanatla uğraşan insanlara büyük bir saygı duyulurdu. Tabii o zamanlar terzilik sanatının karşısında konfeksiyon gibi bir rakip yoktu. İnsanlar kıyafetlerini hep terziye diktirirlerdi. Gaziantep'te de 5 bine yakın kişi terzilikle uğraşırken hazır giyim sektörünün seri üretime geçmesi ve birbiri ardına açılan mağazalarla insanlara ulaşması, terzilik mesleğinin giderek yok olmasına yol açtı. Özellikle 1980'li yıllarda konfeksiyon sektörünün piyasada ağırlığını hissettirmesiyle birlikte terzilik sanatı darbe almaya başladı. Birçok terzi hazır giyim mağazalarına usta başı olarak gitti. Birçok terzi de hazır alınan ürünlerin tamirciliğini yapmaya başladı" diye konuştu.

Yurt dışında da olduğu gibi ülkemizde de ancak ünlü birkaç terzinin bu sanatı sürdürerek devam ettireceğine inandığını ifade eden Güçkıran, "Artık insanlar terzilik sanatına ilgi duymuyor. Önceden aileler, çocukları bu mesleği öğrensin diye çocuğunun haftalığını bile ceplerinden karşılayarak bir ustanın yanına gönderirdi. Şimdi ise usta-çırak ilişkisi kalmadı. Yeni meslek erbabı yetişmiyor. Artık terzilik paça kısaltmak, pantolon daraltmak gibi hazır alınan ürünlerin tamirinden ibaret görülüyor" sözleriyle terzilik sanatının geleceği ile ilgili kaygılarını dile getirdi.

Yıllardır konfeksiyon sektörüne karşı mücadele veren Güçkıran, "Yıllardır hazır giyim sektörüne karşı savaş veriyoruz. Hazır giyim sektöründeki teknolojiye karşı sanatımızla, bilgimizle ve kalitemizle mücadele vermeye çalışıyoruz. Bu kapsamda Gaziantep'te bir ilki gerçekleştirerek ünlü iç mimar Kıvanç Gülhan'la beraber çalışıp dükkanımızı yeniden dekore ettik. Şimdi müşterilere daha nezih bir atmosfer içerisinde hizmet veriyoruz. Ayrıca yaptığımız yenilik ve değişimlerle müşterilerimize kaliteli hizmet vermeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Bilgisayar teknolojisini kullanarak dikiş programı hazırlatan Abidin Güçkıran, ölçüleri bulunan veya bir elbisesini örnek olarak gönderen müşterilerinin provaya gelmelerine gerek kalmaksızın elbiselerini dikip adreslerine gönderebildiklerini söyledi. Ayrıca
internet aracılığıyla sipariş alınarak sadece Gaziantep'e değil yurt içi ve yurt dışındaki müşterilere hizmet verdiğini belirten Güçkıran, şehir dışında bulunan, hatta yurt dışında bulunan müşterilere bile elbise dikip gönderdiğini ifade etti.

ÖZEL DAMATLIK
Gaziantep'te birçok gelinlik moda evinin yanında özel damatlık moda evinin eksikliğini hisseden Abidin Güçkıran, kendi bünyesinde özel bir damatlık bölümü oluşturduğunu kaydederek, hem terzilik mesleğini terk etmek zorunda kalmış terzilere hem de terzi kalfalarına yeni bir iş alanı açmak isteğini söyledi.
1965'ten bu yana sanatın emekle yoğrulup kaliteye dönüştüğü adres olan Abidin Güçkıran, kumaşları iğne ile nakış nakış işleyerek ortaya çıkardıkları sanat eserini
Gaziantep'ten de Ali Şahin, Mehmet Şahin, Sani Konukoğlu, Nejat Koçer, Celal Doğan, Kıvanç Gülhan, Mehmet Bozgeyik, Metin Özkarslı, Beyhan Barlas, Mehmet Göğüş Erhan Ekici, Rıdvan Köksüzler, Ruhi Karadağ, Dursun Bak, Metin Çelikel, Yaşar Ağyüz, Akif Ekici gibi isimlerin tercih ettiğini kaydetti.
 

iha
Yayın Tarihi : 21 Ağustos 2009 Cuma 14:41:02


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?