23
Şubat
2026
Pazertesi
GAZİANTEP

Üniversitede akademik yıl başladı

GAÜN'DE 2009-2010 AKADEMİK YILI AÇILDI

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN), 2009-2010 akademik yılının açılışı, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de katılımı ile açıldı.

Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen açılış törenine Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanı sıra, Vali Süleyman Kamçı, Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Rektör Prof. Dr. Yavuz Coşkun, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluş müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de bir konuşma yaptığı açılışta Vali Süleyman Kamçı, Gaziantep Üniversitesi'nin, 1987 yılında üniversite tüzel kişiliğini kazanarak kısa sürede, Türkiye'nin saygın üniversitelerinden biri durumuna geldiğini belirtti. Kamçı, şunları söyledi:

"Bu güne kadar gerek öğrenci kapasitesi, gerek akademik başarıları ve gerekse toplumsal hayata katkıları ile tüm bölgeye hitap eden bir yüksek öğrenim kurumudur. Ülkemizdeki bilimsel yayın sıralamasında, tüm üniversiteler arasında ön sıralarda yer alması da bu başarının en önemli göstergelerindendir. İlimizin yüksek öğrenim alanında sesi ve bilimsel araştırmaları sürdüren böylesine seçkin bir üniversitesi olmasından, büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Sosyal ve akademik yönden, bir üniversitenin öğrencilerine kazandıracağı tüm donanımı, eksiksiz verme gayreti içinde olan üniversitemiz, Gaziantep'in bugünlere ulaşmasına da önemli katkılar sağlamıştır. Üniversitemiz, teknolojik yenilikleri üretimde etkin kılmak ve verimliliği artırmak için TEKMER ve TEKNOKENT merkezleri ile ilimiz sanayisini geliştirecek çalışmalara destek olmaktadır. Avrupa Birliği, GAP, Çevre, Bilgisayar, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Toplumsal ve Ekonomik, Yabancı Diller, El sanatları araştırma merkezleri ile, ilimizin kalkınma ve gelişiminde yeni ufuklar açmaktadır. Zira, her zaman bulunduğu toplumda çağdaşlaşmanın ve bilimin öncüsü olan Üniversitelerimizden, toplumumuzun beklentisi büyüktür."

Öğrencilere de seslenen Vali Kamçı, "Yüce Atatürk'ün önderliğinde, milli birlik ve beraberlik temeli üzerinde, evrensel değerleri ilke edinerek kurulan Cumhuriyetimizin, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmasında, üniversitelerimiz büyük önem taşımaktadır. Gelişme sürecindeki ülkemizde; üniversitelerimize, bilim insanlarımıza ve tüm gençlerimize, topluma önder ve örnek olma yönünde büyük sorumluluklar düşmektedir. Bugüne kadar başarılarıyla adını saygın bir şekilde duyuran ve bölgemiz açısından öneminin farkında olan üniversitemiz, inanıyorum ki; her geçen gün artan başarılarıyla, bundan sonra da bölgemizin gelişmesine katkı sağlamaya devam edecektir. Bu düşüncelerle 2009-2010 Akademik yılını açarken, tüm öğretim kadrosu, öğrencileri ve çalışanları ile üniversite camiasına başarılı bir yıl diliyorum" diye konuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey de, Gaziantep ve Gaziantep Üniversitesi'nin çok mesafe katettiğini kaydederek, "Şehir olarak sosyal ve kültürel alanda çok mesafeler katettik. Kentimizin modern bir şehir haline gelmesini sağladık. Burs konusunda yeni bir düzenleme yapılmasını istiyoruz. Yeni bir düzenleme ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak binlerce öğrenciye burs verebiliriz. Üniversite öğrenci kimlik kartını gösterenler Harikalar Diyarı'nı hiç bir ücret ödemeden gezebilirler. Bunu buradan müjdeliyorum" dedi.

REKTÖR PROF. DR. YAVUZ COŞKUN'UN KONUŞMASI

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun ise, "Üniversiteler farklılıkların birlikteliğinden kaynaklanan aklın ve etiğin kurumsallaştığı yerlerdir. Biz de bu anlayıştan aldığımız motivasyonla üniversite ile şehir potansiyelini harmanlayıp her alanda yeni enerjiler üretmenin yollarını aradık ve galiba bir yıllık sürede bu alanda epey de yol aldık. Ama gidecek çok daha yolumuz olduğunu bilerek tabi ki. Elbette ki sorumluluk noktasında olmak salt bireysel tatmin ve egonun çok ötesinde olmayı gerektirir. İşte bu yüzden gece uyumadan, gündüz yorulmadan koşturmanın sırrı nedir acaba diye düşündüğümüzde; cevabını, aydın, münevver olmanın beyin sancısını çekerken ülkemize ve milletimize duyduğumuz hizmet iştiyaki ve heyecanı diye tanımlayabiliyoruz" şeklinde konuştu.

Üniversitelerin, hakikati arama gayesine hizmet eden en kapsamlı kurumlar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Coşkun, şöyle devam etti:

"Üniversite, değerler çarpışmasında en kuvvetli olanın, en becerikli olanın, en atılgan olanın, en popüler olanın, en zengin olanın, en kandırıcı olanın, en çok taraflı olanın değil, hakikatin, doğrunun, etik olanın galip gelmesi için vardır. Duruşumuzu bu söylediğim temel noktaya konumlandırarak baktığımızda; Yaradanın insana bahşettiği en güzel şey olan aklın biricik ve temel fonksiyonu olan ve her insana ruhi ihtiyacı ve doğal yönelişi olan düşünmek ve bu sayede de hakikati, gerçeği, doğru bilgiyi bulmak ve üretmek üniversite kavramının tam da kalbidir merkezidir. Bağımsız düşünce ortamında hakikati aramak için düşünmeyi seçen bilim adamı, akademisyen ise bu üniversite kavramının değişmez öznesi olmak durumundadır. Bu çerçevede; üniversite eğitim işlevi itibarıyla; felsefi planda öğrencisine düşünmeyi, düşünme yetisini kullanmayı öğretmelidir, ne düşüneceğini değil. O halde üniversite öğrencisine kendi alanında en yeni ve doğru bilgileri sunarken diğer yandan onu, o genç insanı insan olarak donanımlı kılacak bilim, sanat, fikir, estetik, spordan örülü özgün iklimi tesis etmekle yükümlü yerdir, yoksa bir yüksek lise, sertifika veren bir dershane değil."

"Ortak akıl ile yönetilmenin çok güzel örneğini sergileyen Gaziantep'te, üniversite bu konuda üzerine düşeni yapacaktır. Tabi bu çerçevede yeni açtığımız Teknopark'ın daha aktif konuma gelmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Avrupa Birliğinden bulduğumuz 7 milyon Euro'luk projenin bütün prosedürleri tamamlanmış olup şu anda inşaatına başlanacak ve içinde nano teknoloji dahil teknik laboratuarında yer aldığı çok özel ve özgün bir teknopark haline gelecektir" diyen Rektör Prof. Dr. Coşkun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Toplumla bütünleşme noktasında tabi ki sadece sanayi değil ama öbür alanlarda da Üniversitemizde son bir yıl içerisinde geçmişteki 4-5 yıl toplamından daha fazla sosyal, bilimsel, kültürel etkinlik ortaya konmuş, bu çerçevede hem toplumla bütünleşme hem de bizim öğrencilerimize deminde bahsettiğim Üniversite iklimin bir parçasını sunma noktasındaki kararlı çalışmalarımız devam etmektedir. Toplumsal Duyarlılık Projeleri (TDP); bu da bir başka projemiz olarak bu eğitim yılından itibaren hayata geçirdiğimiz 1. sınıflara zorunlu ders olarak, ondan sonraki sınıflara ise gönüllü olarak devam edilecek bir proje. Burada Üniversiteye giren her öğrencinin bir toplumsal projede yer almasını istiyoruz. Gençlerimizin üniversiteye ve şehre aidiyetini ortaya çıkaracak bu süreç, öğrencilerin sorumluluklarını arttıracak ve toplumla bütünleşme bağlamında da üniversitenin kararlılığını ve üniversitenin gücünü ortaya koyacak ve TDP'lerden elde edilecek toplum yararı da, toplumsal katma değeri ortaya koyacaktır. Eğitim çalıştayı yaparak Gaziantep'te tüm kuruluşlarla birlikte eğitim konusunu masaya yatırmaya çalıştık. Tübitak'tan kaynak bulup yaklaşık 500 milyara yakın kaynakla bu konuda bir proje yürütüyoruz. Sağlık açısından baktığımız da da; artık üniversitemiz her alanda, hem tıp eğitimi açısından hem de verdiğimiz araştırma ve sağlık hizmeti açısından Türkiye'nin en yetkin Üniversitelerinden biridir. En son olarak da transplantasyon konusunda büyük adımlar attık. İlk Karaciğer transplantasyonlarını gerçekleştirdik. Şu anda artık bu rayına oturdu. Tabi ki bu arada kemik iliği transplantasyonu da yapıldığını sizlerle paylaşmak isterim. Bunları çok kısa süre içerisinde böbrek ve kalp nakilleri izleyecek."

Prof. Dr. Coşkun, sözlerini şöyle tamamladı:

"Üniversiteler kaynak bulmada sıkıntı içerisine düştükleri gibi, üniversitedeki öğretim üyelerinin ve çalışan akademisyenlerin de özlük hakları bakımından sıkıntılar mevcuttur. Son derece düşük gelirle çalışan öğretim üyelerinin artık üniversitelerde araştırma geliştirme faaliyetlerinden ziyade ek derse yönelmeleri hususu artık gözümüzün önünde duran bir gerçektir. Üniversitenin teknolojik ürünlere ayarlı olarak, araştırma geliştirme faaliyetlerine daha ağırlık verebilmesi için bir takım düzeltmeler yapılması kaçınılmazdır. Devlet üniversitelerinde, vakıf üniversitelerine oranla çok daha düşük gelirle çalışan öğretim üyelerinin olması, bir süre sonra bu üniversitelerde ciddi kan kaybına yol açabilir. Bu itibarla öğretim elemanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi, onların araştırma geliştirme faaliyetlerine özendirilmesini sağlayacak mali ve yasal konulardaki katkılar, ülkenin geleceği açısından da son derece önemli olacaktır."

GAÜN'DE 2009-2010 AKADEMİK YILI AÇILDI
GAÜN'DE 2009-2010 AKADEMİK YILI AÇILDI
GAÜN'DE 2009-2010 AKADEMİK YILI AÇILDI
İHA
Yayın Tarihi : 9 Ekim 2009 Cuma 17:12:05
Güncelleme :9 Ekim 2009 Cuma 18:28:22


Bu haber hakkında yorum yazmak ister misiniz?