
Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Adem Çavuşoğlulları, düzenlediği basın toplantısında, Torba Kanun'la ilgili memurlar ile görüşülmediğini belirterek, hükümete tepki gösterdi.
“Kamu yönetiminin asli unsuru, kamu personel rejimidir. Bir ülkenin yürürlükteki kamu personel rejimi, siyasi otoritenin arzuladığı sistemin yapısını ortaya koyar. Bu nedenle kamu çalışanları ile ilgili her konu, aslında devletin işleyişinin ve takip ettiği ilkelerin bir göstergesidir” diyen Çavuşoğulları, açıklamasında şu ifadelerde bulundu:
“Küreselleşme ve neo liberal ekonomik anlayışla birlikte, ekonomide özel sektörün ağırlığı artmış, sosyal devlet ilkesinin gereği olarak sunulan eğitim, sağlık, güvenlik, temizlik gibi pek çok kamu hizmeti alanı özel sektöre açılmış, bunun sonucunda hizmet odaklı yönetim anlayışı, daha fazla kar etmeyi amaçlayan ticari bir yapıya bürünmüştür.
Daha fazla kar sağlamanın en kolay yolu da daha düşük maliyetlerde personel çalıştırmaktır. Bu noktada daha az elemanla daha çok iş yapmak, iş güvencesini zayıflatarak, işten çıkarılmayı kolaylaştırmak, esnek, çağrı usulüne göre, kısmı zamanlı çalışmayı artırmak suretiyle tam zamanlı çalışan sayısını azaltmak ve bu yolla çalışanların maaşlarını reel olarak azaltmak, piyasa yapıcılarının çoğunlukla kullandıkları yöntem olmuştur.
Özellikle son 30 yıl içinde sıklıkla gördüğümüz bu uygulamalar, çalışanları köleleştirmekte ve tam anlamıyla idareye bağımlı hale getirmektedir. Ne yazıktır ki, uzun zamandan beri ülkemizdeki yetkililer de kamuda benzer politikalar uygulamaktadır. Bu noktada, geçtiğimiz günlerde TBMM gündemine getirilen Torba Kanun içerisinde kamu personel mevzuatı ile ilgili düzenlemelerde, bu zincirin yeni bir halkasını oluşturmaktadır. Öncelikle siyası iradeyi, bu çalışmalar sırasında memur temsilcilerine bilgi vermemesi, görüşlerini almaması, hassasiyetlerine önem vermemesi nedeniyle, kendisini demokratik olarak niteleyen bir ülkenin iktidarına yakışmayan, anti demokratik, tek taraflı ve baskıcı yaklaşımı dolayısı ile kınadığımızı belirtmek istiyoruz.
Bilinmelidir ki, çıkarılacak kanunun uygulayıcıları hiç şüphesiz memurlardır. Yapılacak değişikliklerde muhatap da öncelikli olarak memurlar olmalıdır. Demokratik yönetim anlayışı istişare, müzakere ve diyalogu zorunlu kılmaktadır. Ancak bu tasarının meclis gündemine getirilmeden önceki evrelerinin hiçbir noktasında memur temsilcilerinden görüş alınmamış, bilgi verilmesine dahi gerek görülmemiştir.
Kamu vicdanında sorgulanan bu uygulama nedeniyle hükümeti kurtaracak bir af kanunu da çıkmayacaktır.”